19 Ekim 2019 Cumartesi

SA8063/TG268: Çin Yumuşak Gücü'nün Yükselişi ve Hindistan'ın Hegemonya ile Mücadelesi

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Hintli analist Abhiskek Kumar'a aittir ve Hint çıkarlarını merkeze alarak Çin'in küresel yayılmacılığını incelemekte ve Hindistan'ın Çin Hegemonyası'na karşı mücadele etmesinin gerekçelerini açıklamaktadır. Satanist Küresel Sermaye'nin neredeyse bütün şirketleriyle desteklediği, dünyanın üçte birden fazla nüfusunu barındıran iki eski sömürge devlet olan Çin ve Hindistan'ın ekonomik birer deve dönüşmesi tesadüf olmadığı gibi, (tıpkı 20.yüzyılın başlarında eski imparatorluklara karşı ABD ve Avrupalı ulus devletlere verilen destek sonucu ortaya çıkan ABD-Avrupa- Rusya rekabet inşâsına benzer) bir Çin-Hindistan rekabeti inşâ etmek de tesadüf değildir. Doğal olarak Satanist Sermaye'nin çöken Batı'dan yükselen Doğu'ya taşınması sürecinde bu tür analizler algıların da inşâ edilmesi için gerekli görülmektedir. Türkiye'nin yarım yüz yıl sürmesi muhtemel bu yeni dengeleme sürecinde çöken Batı ile birlikte yükselen Doğu'yu aynı anda görebilmesi ve Rusya, Pakistan, İran, Türk Konseyi, Afrika ve Arap Ligi ile birlikte güçlü bir 'Orta Dünya' inşa etmesi temel güvenlik ve ticaret alanları için vazgeçilmezdir.
Seçkin Deniz, 19.10.2019

Rise of China’s Soft Power and How India is fighting the Hegemony

"Çin’in, 21. yüzyıl küresel ticaret yolunun üzerinde bulunan ülkelere cazip gelmesi Hindistan’ın dış egemenliğini ve gelecekteki ticaret yolu güvenliğini tehdit ediyor."

Günümüzün yeni küresel gücü olarak ortaya çıkan Çin, Hint Okyanusunda yumuşak gücünü pekiştiren faaliyetler gerçekleştirerek Hindistan'ın dış egemenliğini tehdit etmektedir. Çin, gerçekleştirdiği alt yapı çalışmaları ve büyük yardımlarla Güney ve Batı Asya ülkeleri ile arasındaki ilişkileri güçlendirmektedir. 

21. yüzyılın küresel ticaret yolu olması nedeniyle Çin, diğer ülkeleri cezbetmektedir. Dahası iki farklı sınır alanında Hindistan'ın egemenliğine meydan okumaktadır.



Hâlihazırdaki Çin hükümetinin faaliyetleri, Doğu Hindistan Şirketi'nin(*) sömürge zamanlarında olduğu gibi diğer ülkeleri cezbetmek için her türlü hileyi kullandığı dönemdeki faaliyetlerine benzemektedir. Çin tarafından gerçekleştirilen girişimler yeni bir statüko ve bölgesel hegemonya inşa etmeye yöneliktir.

OBOR: Bir Kuşak Bir Yol girişimi 


"Kuşak ve Yol Girişimi" olarak da bilinen Bir Kuşak Bir Yol girişimi, ikiz girişimden oluşan entegre bir projedir: "İpek Yolu Ekonomi Kuşağı" (SREB) ve " 21. yy Deniz İpek Yolu" (MSR).


Burada "Kuşak" terimi karayolu ve demiryollarını kapsayan kara rotalarına, petrol ve doğalgaz boru hatlarına ve merkez Çin'in Xian bölgesinden Orta Asya ve nihayetinde Moskova, Rotterdam ve Venedik'e erişen diğer altyapı projelerine işaret etmektedir. 


      İpek Yolu Ekonomi Kuşağı ve 21.Yüzyıl Deniz İpek Yolu

"Yol" terimi ise liman ve sahil altyapısı gibi farklı projeleri kapsayan 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu gibi deniz rotalarına işaret eder. Çin'in "Yol" haritası, Güney ve Güneydoğu Asya'dan Batı Afrika'ya ve oradan Akdeniz’e doğru uzanır.


Kuşak ve Yol Avantajı


SREB Çin, Orta Asya, Rusya ve Avrupa'nın Baltık bölgesini bir araya getirecek; Çin'i Basra Körfezi'ne ve Akdeniz'e bağlayacaktır. SREB ayrıca Çin'i Güneydoğu Asya ve Güney Asya ülkelerine bağlayacak, hepsinden önemlisi Çin'in Hint Okyanusu'na kolay bir şekilde erişimine imkân sağlayacaktır.


Çin ayrıca Çinghay-Tibet demiryolu olarak adlandırılacak bir demiryolu hattının inşasını planlamaktadır. Tibet ve Nepal arasında inşa edilecek demiryolu, İpek Yoluna erişim sağlayarak nihayetinde Çin'i Nepal ve Güney Asya ülkelerine bağlayacaktır.




Çin, çeşitli altyapı projeleri için 1 trilyon dolardan fazla yatırım yapacağını açıklamıştır. Dahası katılımcı ülkelere düşük faizli kredi önererek onları fonlamaktadır. Çin tarafından büyük yatırımlar yapılan Kırgızistan ve Tacikistan'ın yanı sıra bu ülkelerin çoğunluğu OBOR'a olumlu bakmaktadır. Ayrıca bu katılımcı ülkelerin birçoğu, kendilerini Çin'in müdahalesine karşı savunmasız bırakan borç tuzağının içine düşmüştür.


CPEC: Çin Pakistan Ekonomi Koridoru


CPEC, hem Çin hem de Pakistan'ın ekonomik menfaatlerine yarayacak 3000 km uzunluğunda bir ekonomi koridorudur. Pakistan'da devam etmekte olan 62 milyar dolar değerindeki demiryolu, petrol ve doğal gaz boru hatları altyapı projelerini kapsamaktadır.




CPEC'in, ulaşım ağını güçlendirerek ve enerji projeleri ve özel ekonomi bölgeleri inşa ederek altyapı modernizasyonu gerçekleştireceği ve Pakistan ekonomisini geliştireceği iddia edilmektedir. Bu koridor Gwadar limanını Çin'in Kaşgar'da bulunan Güney Sincan Demiryoluna bağlayacaktır. Dahası bu koridor, sonradan Çin'in Batı Asya ve Avrupa ülkeleri ile arasındaki eski ipek yolu rotasını canlandırma vizyonunu güçlendirmek amacıyla OBOR girişimine dâhil olacaktır.


CPEC Çin İçin Neden Önemlidir?


Koridor, beklenmedik bir durum olması durumunda, Çin ticareti için güvenli bir rota oluşturulması anlamında stratejik ve jeopolitik bir öneme sahiptir. Hint Okyanusu özellikle Malacca Boğazı civarında yer alan Andaman ve Nicobar adalarındaki Hint Donanma üssü nedeniyle Hindistan için de hayati öneme sahiptir.


Malacca Boğazı, dünyadaki en önemli nakliye yollarından biridir. Hint Okyanusu ve Pasifik Okyanusunu birbirine bağlar. Dolayısıyla, Hindistan, Çin, Japonya, Malezya, Tayland, Endonezya, Singapur, Filipinler, Güney Kore ve Tayvan gibi birçok ülke için önemli bir ticaret yoludur.


Hindistan neden CPEC'e itiraz ediyor? 


CPEC koridoru, Hindistan’ın 1947’de kurulmasından bu yana hak iddia ettiği Azad Keşmir’in bir parçası olan Gilgit-Baltistan topraklarından geçmektedir. CPEC, diğer yandan Hindistan, Pakistan ve Çin arasındaki anlaşmazlıkların her zaman belkemiğini oluşturmuş olan Jammu Keşmir bölgesi üzerinde Hindistan hâkimiyetinin sorgulanması anlamına gelmektedir. 


Sonuç olarak, Pakistan bu koridordan Hindistan topraklarına sızmak ve terörizm silahını 370. maddenin kaldırılmasından sonra da Hindistan aleyhine kullanmak için faydalanabilir.



CPEC koridoru, Hindistan’ın 1947’de kurulmasından bu yana hak iddia ettiği Azad Keşmir’in bir parçası olan Gilgit-Baltistan topraklarından geçmektedir.

Gilgit-Baltistan'da Çin birliklerinin mevcudiyeti rapor edilmiştir. Hindistan, düşmanca bir durum karşısında Çin ordusu tarafından kuşatılma ihtimalini göz ardı etmemelidir. Çin Azad Keşmir’den kendi hissesini alırken Hindistan’a karşı Pakistan’ın yanında durma bahanesiyle yumuşak güç kullanabilir. 


Hindistan ne yapmalıydı?


Hindistan, CPEC inisiyatifine tamamen karşı çıkmak yerine, Çin'in Yeni Delhi'ye önerdiği ikili görüşmelerde Çin ile birlikte hareket edebilirdi. Bu nihayetinde, Hindistan'ın ticaret yollarını OBOR ve Batı Asya ülkelerine bağlayacak CPEC koridoruna erişmesine yardımcı olacaktı. Dahası bu koridor, Pakistan’ın Hindistan’daki Jammu Keşmir bölgesi üzerindeki niyeti hakkında bilgi sahibi olmak için kullanılabilirdi.


Eski Hint Büyükelçisi Melkulangara Bhadrakumar, bu koridoru Hindistan’ın Orta Asya ülkeleri ile karşılıklı ilişkileri anlamında önemli bir faktör olarak değerlendiriyordu. Bhadrakumar ayrıca devam eden koridor projesine karşı çıkması ve proje dışında kalması durumunda Hindistan’ın şansını kaybedeceği uyarısında da bulunmuştur.


İnci Dizisi


İnci Dizisi, Çin'in Hint Okyanusu bölgesindeki menfaatlerini ilerletmek için geliştirdiği jeopolitik bir stratejidir. ABD tarafından belirlenmiş ve genellikle analistler tarafından kullanılan bir terim olan İnci Dizisi stratejisi, Çin’in Hindistan'ı birçok hava limanı ve liman etrafından kuşatması, askeri kuvvetlerini genişletmesi ve modernize etmesi ve ticaret ortağı ülkelerle güçlü diplomatik ilişkiler kurmasına yönelik oyun planına gönderme yapmaktadır.



İnci Dizisi, Çin'in Hint Okyanusu bölgesindeki menfaatlerini ilerletmek için geliştirdiği jeopolitik bir stratejidir

Çinliler, Bangladeş'teki Chittagong limanı, Sri Lanka'da Hambantota limanı, Myanmar'da, Maldivlerde, Somali'de, Seyşeller'de, Pakistan'da Gwadar limanındaki ve Sudan'da Port Sudan'daki mevcudiyetleri sayesinde Hint Okyanusu'nu yavaş yavaş hâkimiyetleri altına alıyorlar.


Myanmar’da Çin’e doğru uzanan 2400 km uzunluğundaki gaz boru hattında Çin’in nüfuzu kolay bir şekilde görülebilir. Çin’in ayrıca Myanmar’daki Kyaukpyu limanında da mevcudiyeti bulunmaktadır. Ayrıca Myanmar’ın Coco adalarında da askeri bir üssü bulunduğu rapor edilmiştir.


99 Yıllık Kira Oyun Planı

Çin, Chittagong limanı civarında bir donanma üssüne izin vermesi için sürekli olarak Bangladeş üzerinde baskı kurmaktadır. Benzer şekilde Çin, Sri Lanka’nın Hambantota limanını da bir üs haline getirmeye çalışırken Sri Lanka hükümeti bu konuda ihtiyatlı davranmaktadır.



 Çin tarafından tasarlanan yeni İpek Yolları

Diğer yandan limanı inşa eden Çinli bir şirket borç tuzağına düşen Sri Lanka hükümetinden limanın işletmesini 99 yıllığına devralmıştır. Böylece Hambantota limanının Çin tarafından bir donanma üssü olarak kullanılma ihtimalinin ortaya çıkması Hindistan’ı ciddi bir şekilde endişelendirmektedir.

Birkaç yıl önce Çin, nükleer denizaltılarından birini Hambantota limanına çekmek isteyince Sri Lanka hükümeti bunu doğrudan reddetmişti. Çin’in ayrıca Cocos Keeling Adasında bir donanma üssü bulunmaktadır.

Hindistan bu durumla nasıl başa çıkıyor?


Hindistan bu durumla nasıl başa çıkıyor?

Chabar Limanı 

Pakistan'ın Gwadar Limanı'na karşı Hindistan, Umman Körfezi'nde bulunan İran'ın Chabahar limanını inşa ediyor. Bu transit yol, özellikle Afganistan'a karayolu bağlantısı ve Orta Asya'ya erişim imkânı sağlaması nedeniyle Hindistan’ın ihracat ve ithalatta üstünlük kazanmasına yardımcı olacağı için stratejik bir öneme sahiptir. Ayrıca, Hindistan Donanması, öngörülemez bir durum halinde Gwadar'daki Çin donanmasının varlığına karşı koymak için Chabahar'da konuşlandırılabilir.



Pakistan'ın Gwadar Limanı'na karşı Hindistan, Umman Körfezi'nde bulunan İran'ın Chabahar limanını inşa ediyor.

Güney Çin Denizi


Güney Çin Denizi kendini çevreleyen Çin, Vietnam, Filipinler, Tayvan, Malezya ve Brunei gibi ülkeler arasında bir ihtilaf konusu olmuştur. Bu durumun temel nedeni, diğer ülkeler için kabul edilemez şekilde Çin’in bölgenin en büyük parçası üzerinde hak iddia ediyor olmasıdır. Güney Çin Denizi, balık avlama alanı ve petrol ve doğal gaz keşif sahaları bakımından zengindir.




Hindistan, denizcilik tatbikatları, stratejik ortaklıklar, petrol aramaları ve çok taraflı forumlarda gerçekleştirdiği birçok diplomatik diyalog aracılığıyla kıyı devletleri ile temas sağladığı için bu bölgede çok büyük bir paya sahiptir. Dahası ONGC (Çev: Hindistan merkezli petrol ve doğalgaz şirketi) ve PetroVietnam (Çev: Vietnam merkezli petrol ve doğalgaz şirketi) petrol ve doğal gaz keşif çalışmalarında işbirliği halindedir.


Dolayısıyla ABD ile birlikte bu ada ülkeleri, Çin’e karşı bölgedeki yumuşak gücün dengelenmesinde Hindistan’ın hayati bir öneme sahip olduğunu düşünmektedir. Ayrıca Çin hükümeti tarafından Hint Okyanusunda gerçekleştirilen faaliyetlerin engellenmesi Hindistan için çok önemlidir. Bu da Güney Çin Denizinin kontrol altına alınması ve mümkünse bunun dikte edilmesidir; çünkü Hindistan’ın ticaret yollarının %60’dan fazlası bu bölgeden geçmektedir.


Özgür ve Serbest Hint-Pasifik Stratejisi

Hindistan, Japonya, Avustralya ve ABD, bölgeyi dört farklı değerle ifade eden üye ülkelerdir. Bu değerler, egemenlik ve bağımsızlığa saygı; sorunların barışçıl şekilde çözülmesi; özgür, adil ve karşılıklı ticaret ve uluslar arası kural ve normlara sadakattir.



Çin’in Hint ve Pasifik Okyanuslarındaki yayılmacılığına karşı doğrudan karşı koyulmaktadır. Hindistan; ABD, ASEAN ülkeleri(**), Japonya ve diğer ülkeler ile Malabar, Milan, SIMBEY ve SLINEX gibi birçok deniz tatbikatı gerçekleştirmektedir.


Başbakan Modi, Haziran 2018'deki Shangri-La Diyalogu açılış konuşmasında, 10 ASEAN ülkesinden bahsederek bölgeyi doğal bir coğrafi bölge olarak adlandırdı. Modi, ABD tarafından da onlarca yıldır desteklenen navigasyon özgürlüğüne ivme kazandırmıştır.


Hint-Pasifik’in Stratejik Önemi


Petrol ve doğal gaz ihtiyacını karşılamak için aynı derecede önemlidir. Bu nedenle, FOIP politikası ayrıca Japonya'nın Elmas Stratejik İttifak Yapısına dayanmaktadır. Ayrıca, Quadrilateral Güvenlik Diyaloğunun (Quad) canlanması için de geçerlidir .


Hindistan’ın ABD’nin Hint-Pasifik bölgesi fikrine tam olarak uyması sadece Çin’in yumuşak gücüne karşı koymasıyla gerçekleşmiyor. Hindistan, Çin ve diğer kıyı ülkeleri ile ikili ilişki kurmayı ve böylece bölgeyi demokratikleştirmeyi istemektedir.



Dahası, Hindistan'ın SAGAR Programı (Bölgedeki Herkes İçin Güvenlik ve Büyüme), bölgede barış, istikrar ve refah sağlamak için IOR'a (Hint Okyanusu Bölgesi) öncelik veren bir denizcilik girişimidir. Bu nedenle, Hint Okyanusu Kıyıları Birliği'nin ilkeleri ile uyumludur.


Abhiskek Kumar Sushil, 07.10. 2019, Dkoding




Tamer Güner, 19.10.2019, Sonsuz Ark, Stratejik Araştırma, Çeviri





*Orijinal adı British East India Company’dir. 31 Aralık 1600’de, Portekiz ve İspanya’nın tekelinde bulunan Uzakdoğu ve Hindistan baharat ticaretinden pay almak üzere İngiliz tüccarları tarafından krallık beratıyla kurulmuş, zamanla dünyanın en büyük ticaret organizasyonlarından biri ve İngiliz sömürgeciliğinin Asya’daki temsilcisi haline gelmiştir. Şirketin bu temsilciliğini, hükümetin tekel imtiyazını sona erdirip teşkilâtını dağıttığı 1858 yılına kadar özellikle Hindistan’daki faaliyetleri, konumu ve etkisiyle özerk bir devlet gibi sürdürdüğü görülür. https://islamansiklopedisi.org.tr/ingiliz-dogu-hindistan-sirketi


** 8 Ağustos 1967’de, Tayland, Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland’ın ASEAN Deklarasyonu’nu (Bangkok Deklarasyonu) imzalanmasıyla kurulan bir uluslararası örgüttür.  https://www.diplomasi.net/guneydogu-asya-ulkeleri-birligi-asean/





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.






Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı