23 Ocak 2019 Çarşamba

SA7388/Sonsuz Ark-YD137: Diller Arası Benzerlikler Beynimizin Dil İşleyişinden Kaynaklı Olabilir mi?

"Psychological Science’da yayımlanan araştırmaya göre, dünya dilleri, ilk bakışta çok farklı görünseler de esasında, dil tümelleri ya da diller arası genellemeler de denen çok sayıda benzerlik barındırır."


Günümüzde, tahminen 7,099 dil konuşuluyor ve bu dillerin üçte biri yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. 23 tanesi ise, dünya nüfusunun yarısından fazlası tarafından konuşuluyor.

Araştırmacılar yıllardır diller arasındaki benzerliklerle yakından ilgileniyorlar. Arizona Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma, bu benzerliklerin, insan beyninin bilgiyi etkili biçimde işleme çabasından kaynaklanabileceğini ortaya koydu.

Psychological Science’da yayımlanan araştırmaya göre, dünya dilleri, ilk bakışta çok farklı görünseler de esasında, dil tümelleri ya da diller arası genellemeler de denen çok sayıda benzerlik barındırır. Birçok teoriye göre, dil tümelleri vardır, çünkü insan beyni “böyle ister”. Eğer bu tümeller, ya da benzerlikler, gerçekse ve sebepleri anlaşılabilirse, dilbilimin en temel sorularından biri olan “Diller, insan beyni tarafından nasıl öğrenilir ve işlenir?” sorusuna yanıt bulunmasına yardımcı olabilir.

Araştırma ekibi, üç günlük süreç içerisinde, yalnızca İngilizce bilen bireylere, araştırmacılar tarafından yaratılan yapay birer dil öğretti. Bu iki dilin yapısı birbirinden tamamen farklıydı ve katılımcıların ana dilleri olan İngilizce’ye benzemiyordu.

İki gruptaki katılımcılara da aynı düşünceyi, öğrendikleri dillerde iki farklı yoldan nasıl ifade edecekleri öğretildi. Sonrasında katılımcılardan bir videoda gördükleri olayları oluşturulan yapay dili kullanarak anlatmaları istendi. İki gruptaki katılımcıların da yapay dilde konuşmaya çalışırken büyük bir çoğunlukla, anlamlı cümleler kurabilmek için birbirine bağımlı olan kelimelerin aralarındaki mesafeyi temsil eden “bağımlılık mesafesini” kısa tutmaya çalıştıkları gözlendi.

Bu bulgu, kısmen, insan beyninin “kısa bağımlılıklar” tercihini neden yaptığının açıklanmasıyla dil tümellerinin açıklanmasına yardımcı olabilir.

Araştırmacılara göre, kelimeler arası bağımlılık mesafesi ne kadar uzun olursa, zihinsel bazı kısıtlamalar yüzünden anlama süreci zorlaşıyor. Dilbilimsel olarak, dillerin kelime düzenlerine bakıldığında genelde diller, beynin bilgiyi işleyişi ve doğal dillerin yapısı arasında rastgele bir ilişki olmadığını kanıtlar biçimde, kısa bağımlılık mesafelerini tercih ediyorlar. İşte araştırmacılar, bu ikisi arasındaki ilişkiyi gösteren ilk davranışsal kanıtı ortaya koydu. Katılımcılar, iki farklı gramer seçeneği sunulduğunda, cümleleri beynin işlemesini kolaylaştırmak için, kısa bağımlılıklı yapıda kurmayı tercih ettiler.

Yapay Diller Bize Ne Öğretebilir?

Araştırmacıların, bu çalışma için yapay bir dil oluşturmaları stratejik bir adım.

Geleneksel yöntemlerde, dil tümellerini araştırılabilmesi için farklı kültürlerin bulunduğu yerlere giderek farklı dillerin gramer yapılarının belgelenmesi ve daha sonra dil tümellerinin aranması gerekiyor. Araştırmacılara göre, bu tarz bir araştırma, çok sayıda dil tümelini tanımlamakta oldukça başarılı ve birçok teoriyi ortaya atabilmenin de yolunu açıyor. Ancak, bu yöntemin dezavantajları da var: Beynin bu konudaki rolünü ortaya çıkarmak oldukça zor.

Örneğin, İspanyolca ve İtalyanca gibi dillere bakıldığında, birçok yapısal benzerlik rahatlıkla görülebiliyor. Ancak bu iki dildeki birçok benzerliğin sebebi, ikisinin de Latince kaynaklı diller oluşu. Ayrıca, coğrafik olarak birbiriyle bağlantılı diller de tarihten bağımsız olarak benzerlik gösterebiliyor. Yalnızca coğrafik ve tarihi bağlantılara bakılarak, dil tümelleri hakkında ikna edici hipotezler oluşturmak için yeterince bilgi toplamak söz konusu değil.

Ancak, deneklere dillerinde bulunmayan yapıları barındıran yapay bir dil öğretip, bu dilin kullanımı sırasında ne tarz cümle yapılarını kullandıklarına bakarak, dil tümelleri hakkında bir yargıya varmak mümkün. Eğer katılımcılar öğrendikleri yapay dilde ve ana dillerinde bulunmayan yapıları kullanıyorlarsa, buradan çıkarılabilecek sonuç; insanların düşünsel sürecinde genel bir meyil olduğu.

Bu durum, daha sonraki araştırmalarda, araştırmacıların, insan bilişinin dil yapısı ve öğrenimi üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu anlamalarına yardımcı olabilir. 

Onur Demir, 14 Ocak 2018, Boğaziçi Üniversitesi, Çevirmen




Seçkin Deniz, 23.01.2019, Sonsuz Ark, Yayın Dünyası'ndan, Özel Dosyalar, Çeviri
Seçkin Deniz Yazıları


Alıntı Kaynak:

BilimFili.com "Diller Arası Benzerlikler Beynimizin Dil İşleyişinden Kaynaklı Olabilir mi? "
https://bilimfili.com/diller-arasi-benzerlikler-beynimizin-dil-isleyisinden-kaynakli-olabilir-mi/?1




Kaynaklar ve İleri Okuma: 
1- Why do we see similarities across languages? Human brain may be responsible. MedicalXpress. (accessed December 3, 2017). https://medicalxpress.com/news/2017-12-similarities-languages-human-brain-responsible.html 
2- Human Information Processing Shapes Language Change. Psychological Science, (December, 2017). http://journals.sagepub.com/doi/10.1177/0956797617728726



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı