8 Mayıs 2018 Salı

SA6099/SD977: Sonsuz Ark Sohbetleri 2

"Pentagon-CIA vaizlerinin anlattıklarını onların belirledikleri yerlerde dinlemek zorunda kalan topluluklar değiliz artık."


Bir Vaiz bir yerde bir topluluğa bir şeyler anlatır; ona orada bir şeyler 'anlatma' yetkisini veren güç veya güçler, o topluluğa da gidip o Vaiz'in anlattıklarını dinleme görevi verirler; o yer de, yine o güçlerin belirlediği, kimi zaman bir ibadethane, kimi zaman bir meydan, kimi zaman bir salon, kimi zaman da medya araçlarından bir yer (gazete, dergi, televizyon, sinema, edebiyat, internet sitesi) olan yerdir. Her şey belirlenmiştir ve 'Vaiz' orada belirlenmiş olanlardan bahsetmekle mükelleftir.

Tarih boyunca bu böyle olmuştur. Peki şimdi, internet ve iletişim çağında bu yine böyle midir? Elbette değildir. İnsanlığın ortak geleneğinin sürüklediği bu belirgin çerçeve artık dağılmıştır. Vaiz de yer de topluluk da artık geleneksel anlamını yitirmiştir. Çünkü bilgi, artık hiç olmadığı kadar kontrolsüz bir şekilde, hiç beklenmeyen kişiler tarafından, hiç olmadığı kadar belirsiz sayıda muhataba ulaşma becerisine ulaştırılmıştır.

Sonsuz Ark'ın ilk günü olan 1 Temmuz 2012'den önce, yaklaşık olarak üç dört ay süren hazırlık sürecinde, bir başka yerden bakabilenlerin ve düşünebilenlerin de düşündüklerini yazmalarını ve insanlara ulaştırmalarını sağlayabilecek güvenilir bir mekan tasarlamaya çalışmıştım; üretmekti amacım. Altı yıl sonra bugün çıktığımız yolun önemini çok daha iyi fark ediyorum. Konu bir başka yerden bakabilenlerin ve düşünebilenlerin düşündüklerini insanlara ulaştırmaktan daha fazlasını ifade etmeye başlamıştı.

Ki amacım, câri medya araçlarında egemen olan güçlerin belirlediği vaizlerin, belirlediği yerlerde belirlediği topluluklar inşâ etmelerine veya toplamalarına karşı bir bilinçli meydan okumaydı. İnsan doğru olanı kendi aklıyla bulabilme becerisine sahipti, ancak yerleri veya anlamları değiştirilmiş kavramlarla, insanların alabilecekleri fazla bir yol yoktu, her genç her seferinde hazır bulduğu kültürün, ortamın ya da dayatmaların ekmeği ile besleniyordu ve bu belirlenmiş çerçevelerden çıkabilmesi çok zordu. 

Doğru sorgulama yapabilmek için doğru bilgiye ve sorgulama bilincine sahip olunması gerekiyordu. Bir şeyin doğru olup olmadığını denetleyebilecek beceriler kolay elde edilemiyordu, vaizlerin bir yerlerde birilerine anlattığı bilgi manipülatifti, kirliydi; aşağılık bir karakter kahraman olarak pazarlanabiliyor, bir kahraman bir tetikçi olarak aşağılanabiliyor, doğru yanlış denilerek eskitiliyor, yanlış övülerek değerli kılınıyordu. Bir genç için bu prangaları kırmak imkansıza yakındı..

Sonsuz Ark, bugünü düne doğru bakarak, dünü doğru sorgulayarak ders alırken yaşıyor, geleceği de aldığı bu derslerle inşâ etmek gerektiğini dillendiriyordu. Yaşadığımız olağan dışı her şey bize 'olağan'ın tanımını değiştirtmiş, yaşadığımız bu karmaşayı, belirsizliği olağan sanmaya başlamıştık. Dedelerimizin dedelerinin dedelerinden kalma bir karmaşaydı bu. Şimdi hepimiz görebiliyoruz artık bu karmaşa normal değil, bu güvensizlik normal değil ve biz çocuklarımıza bu karmaşadan arındırılmış bir bugün elde etmezsek, devraldığımız karmaşayı onlara daha da kirlenmiş bir şekilde devredeceğiz.

Bugünden önceki dünden başlayarak geriye doğru gün gün karşılaştırmalı analizler yaparak bugünün aktörlerini takip etmek zorundayız, şu anda aktif olanlar ortalama 50-80 yaşları arasındalar, bu bize 1938 doğumlulara kadar sorgulama zorunluluğu dayatıyor, bu dönemi doğru soruşturabilirsek daha geriye doğru gitme imkanımız doğacak, çünkü her bir soruşturma kendi içinde geriye doğru derinleşiyor ve aradaki bağlar net bir şekilde ortaya çıkıyor.

1938 doğumluların 1958'de, 1948 doğumluların 1968'de, 1958 doğumluların 1978'de yirmi yaşında oldukları düşünülürse ve bugünün etkin isimlerinin hangi atmosferde, kimlerle, ne tür ilişkilerde bulunarak bugüne geldiklerini görebiliriz (2018'de olduğumuz için 8'li yıllarla değerlendirme yaptım, elbette aradaki yıllarda doğanları da kastediyorum).

Yakın tarihin değil sadece, 1938'den bu yana gelen tarihin acılarını bize yaşatanları tanımak zorundayız, bu sorunu halledebilirsek daha geriye doğru bakma becerimiz gelişecek. Bu memleketin çocuklarını paramparça ederek birbirlerine düşman kılanlar kimlerdi? 

1950'den sonra ABD ile girilen kolonyal ilişkinin sorumluları tek tek bulunmalıdır ve bu memleketin yaşadığı karmaşanın her geçen on yılda tabana daha çok yayılmasını sağlayan her türlü yapı açığa çıkarılıp tarihin çöplüklerine atılmalıdır. 15 Temmuz 2016 bu yüzden bir milat olmalıdır, çünkü getirilen irin dolu yükün kökünde Amerikan emperyalizminin tasarımları vardır.

Kanlı Amerikan Yüzyılı'nın sona erdiğine şahit olduğumuz bu günlerde Türkiye'nin kendisine, geleceğine ve dünyaya bu kanlı, kirli geçmişi sorgulama ve yargılama borcu vardır. Pentagon-CIA vaizlerinin anlattıklarını onların belirledikleri yerlerde dinlemek zorunda kalan topluluklar değiliz artık, Amerikan Emperyalizmine ve vahşetine karşı güçlü bir direnişle 2002'den beri büyük bir yol aldık, bize bu yolu aldıran da bu vahşi gücün bize yaşattığı acıları sorgulama bilincimizdir. Sonsuz Ark olarak bu bilinci geliştirmeye ve olgunlaştırmaya kararlıyız.

Bilmenizi istedim.

Selam ve Sevgiyle kalın dostlarım...


Seçkin Deniz, 08.05.2018, Sonsuz Ark, Sonsuz Ark Sohbetleri
Sonsuz Ark Sohbetleri





Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.


Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı