23 Ocak 2016 Cumartesi

SA2386/KY27-ŞT37: Mo Yan’dan Çin’in Yakın Tarihi; ‘Yaşam ve Ölüm Yorgunu’

"Mo Yan bu romanında yapısal anlam da ise adeta bir oyun oynamış gibi. Zira büyük bir anlatma iştahı ve bir o kadar da derin bir ironiyle kırk üç günde yazılan bu roman hem gerçeküstü anlatımı hem de kara mizahi yönüyle bir yandan yapısal bir başarıyı ortaya koyarken diğer yandan da romanda ele alınan Çin’in komünist zamanlarına yönelik örtük bir biçimde işlenen tiraji komik bir gerçeği yakalayabilmiş."


Öncesinde ulusçuluk, toprak reformu ve yabancılara tanınan ayrıcalıklar (kapitülasyonlar) dolayısıyla zaten ters düştükleri Çankayşek’ten koparak Çin ulusçu hareketinden ayrılan Mao Çe Tung 120 bin kilometre boyunca süren ‘Büyük Yürüyüş’le aslında kendi zaferine doğru bir yürüyüşe çıkmıştır.

1949 yılının Şubat ayında Çin’in hemen her tarafından topladığı orduyla Pekin’e giren Mao Çe Tung, o zamana kadar kendisinin önceleyeni olan Çankayşek’i öteleyerek Çin’in tek adamı, devlet başkanı olmuştur.

Mao’yu ve taraftarlarını iktidara taşıyan bu sürecin başında Çankayşek’in feodal Çin’le ilişkisini kesmemesi- kesememesi- olgusu ciddi bir ayrılma nedeni olarak bilinmektedir. Aslında en az Mao ve taraftarları kadar ulusçu, sosyalist ve antiemperyalist olan Çankayşek  İngilizler başta olmak üzere Batı emperyalizmine ve Japon etkisine karşı durmasına rağmen süregelen feodal Çin egemenliğine karşı devrimci bir tutum sergileyememiş ve böylece özünde sosyalist devrimci bir hareket olan ulusçu, devrimci, sosyalist Çin hareketi, Çin insanını esir alan açlık ve kıtlığa da çare olamamıştır.

Mao’nun daha 1928 yılında söylemiş olduğu gibi; Çankayşek’in geleneksel yönetici sınıflara ve özellikle de okumuş yazmış ama bir o kadar da fırsatçı ve zalim taşra elitine yaslanarak sürdürmeye çalıştığı devrim, hareketin öncülüğünün de komprador ve toprak ağası sınıflara kaptırılmasına neden olmuş; bundan da hem büyük çoğunluğunu aç köylülerin oluşturduğu Çin proleteryası hem de gerçek Çin burjuvazisi oldukça kötü biçimde etkilenmiştir.

ÇİN’İN KOMÜNİST YILLARI

Komünist Çin devriminin başlangıcında oldukça önemli bir yerde dursa da Çankayşek’in epeyce ulusçu, sosyalist, ama bir o kadar da Konfüçyanist gelenekle sarmalanmış haldeki bu yarım yamalak devrimci pratiği taşralı yöneticilerin siyasi ve iktisadi ayrıcalıklarıyla pekte devrimci bir sonuç vermemiş, bir yandan imtiyazlı bir taşra sınıfının zenginleşip büyümesine yol verilirken diğer yandan da bu sınıfların sömürmekte olduğu Çin köylüsü eşine az rastlanır bir yoksulluk, sefalet ve açlığın pençesine düşmüştür.

Hemen hepsi büyük toprak ağaları ‘ti- çu’ lar olan bu feodal toprak ağaları  - şu Mo Yan denilen çocuğun hikâyesini yazdığı toprak ağası XimenNao gibi az çok insaflı, az çok iyilikler de yapan, ama bütün bunları kendi istediği ölçüde ve biçimde yapan çok az bir kısmı dışında- tarımsal üretimin yarıdan fazlasını köylünün elinden alan, stokçu, spekülasyonist, faizci ve fırsatçı, zalim kişilerdi.

İnsanların ölmemek için ağaç kabuklarını kemirdikleri hatta toprak yiyerek hayatta kalmaya çalıştıkları ve açlıktan kaynaklı ölümler yüzünden kilometrelerce toprağın cesetlerle kaplandığı bu süreçte önce hayvan ölülerinin sonra da insan ölülerinin yenmeye başlandığının da altı çizilmektedir. 

Doğal olarak Maocu komünist Çin devrimini önceleyen bu açlık döneminde başta köylüler olmak üzere Çin insanı kitleler halinde sarsılmaya başlamış ve haydutluğun kol gezdiği bu zaman sürecinde ilginç biçimde önce geleneksel - klasik Çin sanatları birer birer yok olmaya yüz tutmuş, yıkılan imparatorluk düzeninin yerine yeni bir düzen kurulamamış, toplumsal yapıya bağlı olarak ahlaki bir erozyon yaşanmaya başlamıştır.

Aynı zamanda Çin Komünist Partisi üyesi Mo Yan’ın Yaşam ve Ölüm Yorgunu adlı neredeyse 1000 sayfalık soluksuz romanı da işte bu süreci anlatan - kendi deyimiyle Mo Yan denilen şu çocuğun - Çin’in komünist yıllarını anlattığı bir acaip romandır.

Mo Yan’ın romanı 1 Ocak 1950’de bir reenkarnasyon hikâyesiyle başlıyor. Sonradan komünistlerce önce gözünden sonrada göğsünden vurularak infaz edilen toprak ağası Ximen Nao’nun hikâyesi bu.

TÜM KAYIP VE KAZANIMLARIN HİKÂYESİ

Mo Yan’ın az çok bir sevimlikle de süslediği, üç karısı olan, nefsine çokça düşkün toprak ağası Ximen Nao böylece neye uğradığını bile anlamadan ölüp gidiyor ve Cehennemin efendisi Yama ile giriştiği pazarlık sonucunda önce bir eşek sonra bir boğa daha sonra bir domuz, maymun ve koca kafalı bir çocuk olarak dünyaya geri geliyor.


Mo Yan’dan Çin’in yakın tarihi ‘Yaşam ve Ölüm Yorgunu’

Roman'da, Mo Yan’ın sanki de Çin’in kızıllaşarak komünistleşmesi sürecinde ortalama Çinli insanın başına gelenler sonucunda adeta devrimin yerleşmesi sürecinde bir eşek gibi, yerleşen devrimin gücünü göstermesi sürecinde bir boğa gibi, artık kabul edilen ve uğruna çaba sarf edilen devrim sürecinde bir domuz gibi, kurumsallaşan devrim zamanlarında adeta eğitilen bir maymun gibi şekillendiğini hikâye ettiği ve en sonunda ise bütün bu yaşam yorgunluğu içinde kendini bulan iri kafalı bir oğlanın hikâyesiyle günümüz Çin insanın tüm kayıp ve kazanımlarını ortaya koyduğu bir uzun sürecin inanılmaz hikâyesini okuyoruz…

Mo Yan’ın kendisini de bir roman kişisi olarak yerleştirdiği Yaşam ve Ölüm Yorgunu’da Erdem Kurtuldu’nun emek işi çevirisiyle okuduğumuz diğer iki romanı Kızıl Darı Tarlaları, İri Memeler, Geniş Kalçalar gibi oldukça sade, kaba, ama bir o kadar da işlenmiş bir dille yazılmış. Mo Yan bu romanında yapısal anlam da ise adeta bir oyun oynamış gibi. Zira büyük bir anlatma iştahı ve bir o kadar da derin bir ironiyle kırk üç günde yazılan bu roman hem gerçeküstü anlatımı hem de kara mizahi yönüyle bir yandan yapısal bir başarıyı ortaya koyarken diğer yandan da romanda ele alınan Çin’in komünist zamanlarına yönelik örtük bir biçimde işlenen tiraji komik bir gerçeği yakalayabilmiş.

Öte yandan Yaşam ve Ölüm Yorgunu Mo Yan’ın okuyabildiğimiz diğer romanlarında da görüleceği gibi; klasik Çin edebiyatı izleğinde çok uzun yıllar boyunca halkın ve özellikle aşağı sınıfların ürünleri olarak görülen ve sürekli biçimde aşağılanan bir tür olarak şekillenen Çin romanın yükselişiyle birlikte aynı zamanda halkın dilinin yükselişini de ortaya koyan bir yazınsal gerçeğin ürünü olarak şekillenmiş.

Mo Yan bu haliyle gizliden gizliye ve usta bir biçimde hep Gaomi Kuzeydoğu bucağından yola çıkarak halkı konuşturmuş ve şöyle demiş gibidir; çünkü halk iyi, kötü, çirkin de olsa, hikâyesiyle de diliyle de şu dünya da öyle ya da böyle gösterilen her şeyden gerçektir ve önemlidir…



Şahin Torun, 23.01.2016, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Eleştiri, Kitap Notları, Kitapların Ruhu
Şahin Torun Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu:  Şahin Torun Beyefendi'nin çalışmalarının yayınlanması için onayı alınmıştır. Bu çalışma 14 Ocak 2016'da Star Kitap'ta yayınlanmıştır. Seçkin Deniz, 23.01.2015



Kitap:
Yaşam ve Ölüm Yorgunu
Mo Yan
Çeviri: Erdem Kurtuldu
Can Yayınları

Seçkin Deniz Twitter Akışı