14 Ekim 2015 Çarşamba

SA1885/KY13-AO28: Emperyalizm, Haritalar, ABD-Rusya ve Türkiye

"Türkiye ya bölgenin kendini de içine alacak şekilde yeniden yapılandırılmak istenmesinde söz sahibi olacak veya bölüşüme rıza gösterip geleceğini bu iki kardeş düşman/emperyal gücün çıkarlarına teslim edecek.."


Emperyalizm dünyayı haritalar üzerinden şekillendirerek kontrol eder. Her büyük savaşın sonunda paylaşımlar yapılır ve bu paylaşım çerçevesinde yeni pazar dengeleri, yani sömürü projeleri bir bir devreye girer. Elini çabuk tutan, işi iyi kotaran kârlı çıkar ve yeni bir paylaşım savaşına kadar paylaşanların rekabeti sürer.

İkinci Paylaşım Savaşı'ndan sonra restorasyonlarla belirlenmiş süreleri geçiren egemen güçler pazarın yeniden dizaynı için yani yeni haritalar için yaklaşık 30 yıldır hızlı bir çalışma içerisindelerdi.

Bu yeni düzen senaryosunun bir parçası olan Sovyetlerin, Doğu bloku ülkelerin parçalanmasıyla birlikte Dünya'nın yeniden şekillendirilmesine hız verildi. Bu süreçte Sovyetler'in mirasçısı Rusya'nın yeniden bölgede bir oyuncu olabilmesine kısmen fırsat tanındı ve yaşadığı büyük krizi atlatması Batı yardımlarıyla sağlandı. Böylece Rusya üzerinden Sovyetlerin külleri korundu.

Siyonizmin büyük devleti ABD'nin öncülüğündeki küresel emperyalizm, yeni bölge yapılanmasına imkan oluşması ve bölgede aktif olarak sahaya inmek için ikiz kulelerini vurdurttu ve böylece 'Radikal İslam ve onların destekçileri'yle sert mücadeleye start verildi.

Bu stratejinin önemli ayağını ise bölgenin iç içe geçmiş farklılıklarını ayrıştırmak ve birbirleriyle çatıştıracak hale getirmek oluşturdu. Önce İran-Irak/Sünni-Şii savaşı, sonra Kürtler, Araplar, Sünniler, Şiiler, Dürziler, Ermeniler, Ezidiler, vs. ne kadar farklı din, dil, mezhep, etnisite, kabile varsa birbirleriyle kapıştırıldı, birbirine iyice düşmanlaştırıldı.

Sonra Irak müdahalesiyle ortam iyice ısındırıldı, Suriye ile de hedefe yaklaşıldı.

Ayakta kalmasına ve palazlanmasına imkan tanınan Rusya, işler kızışınca bölgeye indi ve böylece yeni bir haritanın devreye sokulması için, 3. Paylaşım Savaşı'nın son adımları da atıldı.

Şimdi bu aşamada, siyonizmin büyük devleti olan ABD ve müttefikleri bölgeyi yeniden dizaynına yardımcı olmayacak bütün siyasi güçleri tasfiyeye gidiyor. Amaçları çok açık; 'Bölge'yi, Dünya konseptine uygun şekilde çıkarları doğrultusunda yeniden dizaynına çomak sokanları yok etmek!'

ABD, dün olduğu gibi bugün de yeniden Sovyet miraşçısı Rusya'yı bu dizaynda söz sahibi yapmak istiyor. Zira buna ihtiyacı var.Yani bölgenin eskisi gibi ABD-RUSYA hattına ayrılmasına karar verildiği anlaşılıyor. 

Dünden farklı olan şey ise Rusya'nın gelecekte fazla ileri gitmesi halinde ABD'nin bölgede oluşturduğu gri güçleri bölgeye ve Kafkaslar'da Rusya'nın üzerine salmak.. İşte geçtiğimiz günlerde IŞİD'in Rusya'yı tehditi böyle okunabilir. 

ABD, ileride Rusya'yı rahatsız edecek savaşcıl unsurların bölgede kalmasını istiyor ve bunun için bölgede istikrasızlığa yol açacak oluşumları kalıcı şekilde canlı tutacak.

Pazarlık yapılan bu hatta, Bölge'de bulunan Türkiye, bu yeni düzenin kendisini ne derece tehdit ettiğini görüyor ve bu iki karşıt güce "Burada bende varım" demeye çalışıyor. Son 5 yıldır bu projenin sahipleriyle alttan alta süren bu kavga şimdilerde iyice şiddetlenmiş durumda. 

İçindeki Amerikancı güçleri tasfiye ederek varlığını güçlendirmek isteyen Türkiye çeşitli senaryolarla teslim alınmak isteniyor. İktidar değişimini sağlamak ise bunun en büyük ayağı.

Türkiye'nin direncinin kırılması için iyice yalnızlaştırılması için her şey yapılıyor. Türkiye'nin uluslararası arenada destek gücünü tümüyle yok etmek istemenin yanı sıra, Rusya'nın Suriye'ye inmesi ve Barzani'nin köşeye sıkıştırılmasıyla da imkanları yok edilmeye çalışılıyor.

Eğer Türkiye yoluna bu kararlılıkla devam edebilecek gücü korursa, bir müddet sonra onu da bu pazarlığa dahil edebilirler. Bunun güçlü sinyalleri var. O nedenle Türkiye'nin bölgenin yeniden şekillenmesinde söz hakkına sahip olmasına engel olmak isteyenler ülkeyi savaş alanına çeviriyorlar. 

Yaşananlar, bir iktidar değişikliğinin sağlanmasına, Ak Parti iktidarının devamına engel olunmasına ve Erdoğan'ın yalnızlaştırılmasına yönelik uygulamalardır. Zira bu durumda gelecek olan iktidarlar her yapılana amenna diyecek, kendilerine verilen rolü yerine getirecek, kısa sürede Erdoğan'ın varlığını anlamsız hale getireceklerdir.

Özetle; Yaşadıklarımız, Rusya ve ABD, Bölge'nin kendi aralarında yeniden paylaşılması için pazar kavgasına girmişken Türkiye'nin de kendini bu kavgada söz sahibi olarak görmesinden kaynaklanıyor.

Türkiye ya bölgenin kendini de içine alacak şekilde yeniden yapılandırılmak istenmesinde söz sahibi olacak veya bölüşüme rıza gösterip geleceğini bu iki kardeş düşman/emperyal gücün çıkarlarına teslim edecek..



Adnan ONAY, 14.10.2015, Sonsuz Ark, Konuk Yazar


Seçkin Deniz Twitter Akışı