23 Şubat 2018 Cuma

SA5691/TG243: Özgür Masonlar’dan Biraderlik Derneklerine: Haklarında Çok Az Şey Bildiğimiz Gizli Topluluklar

Sonsuz Ark'ın Notu:
Masonluğun Avrupa'da ve Dünya'da yayılırken merkez olarak belirlediği bir ada İngiltere ya da Britanya ve Britanyalılar 21. yüzyılda masonların, polis, yargı,  ve benzeri yapılarda, kurumlarda örgütlendiğini ve kardeşlerine imtiyaz sağladığını medyada açıkça tartışıyorlar... Dünya'nın geri kalanı ne olduğunu anlamasa da, meraklıları adadaki sarsıntının farkındalar... Sonsuz Ark olarak 'mason''masonluk'  ve 'illuminati' etiketleriyle birçok analiz yayınladık, insanlığa katkıda bulunduk, aşağıdaki çeviri de bu maksada matuf olarak yayınlanmaktadır. Dünya'nın iyiliğe ihtiyacını arttıran kötülüğün sorumluları karanlık dehlizlerden çıkarılıp yargılanmadan iyilik umut olamayacak.
Seçkin Deniz, 23.02.2018

From Freemasons to frat houses: The secret societies we know very little about

Masonlar hakkında ne biliyoruz? Gizli toplantılar, komik el sıkışmaları, katlanmış bir pantolon paçası, mırıldanan sözler. Ancak elbette Masonlar bunlardan ibaret değildir. Olay, üyelikten sağlanan faydalardır ve bizi, üye olmayan şüpheli kişiler haline getiren de budur. Her şey bu kadar iyi ve masumsa bu gizliliğin sebebi nedir? 

Masonlar, uzun süredir varsayıldığı gibi, birbirlerini, iş dünyasında, kamusal yaşamda ve özel hayatta kayırıyorlar mı? Nüfuz alanları nereye kadar uzanmaktadır? İş yerinde, toplum içinde ve hatta otorite ve polisle olan ilişkilerimizde, dâhil edilmediğimiz karşılıklı bir dayanışmadan dolayı kaybeden taraf mı oluyoruz?

SA5690/KY1-CÇ468: Sıradan Bir Gün

"Gün sıradan bir gün değilmiş meğer!"


Sıradan bir gün. Günlerin sıradanlaşması yaşlılıkla başlıyor demek ki. Ne ne demek? Basbayağı yaşlılıkla başlıyor. Sadece günler mi sıradanlaşıyor? Değil! Bedende beliren, daha doğrusu yerleşen acılar, sızılar, yetersizlikler de yaşlılıkta epey bir sıradanlaşıyor. 

Eh kuşkusuz, yaşlılık son kullanma tarihine yaklaşan ürünlere döndürüyor insanı. Ölümün nimet oluşu bu yüzden pek de yersiz değil. Hoş yersiz olmamasına yersiz değil de.. ne yalan söyleyeyim.. neyse! Ölüm karşısında susmaktan öte elden gelen bir şey yok. Nimet olsa da ölmeye can atana bu yaşıma kadar rastlamış değilim. İki eli, iki ayağı, iki gözünü kaybetse de insan öyle yaşamak istiyor. İtiraf edilmese de bu böyle. Yatağa düşüp yatağı saksıya dönen nicesine tanık olmuşumdur ki, yaşama dört elle sarılır. Hayır, yani yüz daha yaşasan ne olacak. Yatakta bir bitkisin işte. Yatağın saksı olmuş, sen de saksıda ayrık otusun..

SA5689/KY57-AHCZD85: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 48: En'âm (84-93)

  "Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. ”


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


EN’ÂM SURESİNDE MÜ’MİNLERİN VASIFLARI (84-93. Ayetler)[1]

وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ كُلاًّ هَدَيْنَاۚ وَنُوحاً هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَۙ

 “Biz ona İshak ve Ya‘kūb’u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nûh’u ve onun soyundan Dâvûd’u, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u doğru yola iletmiştik. Biz, iyileri böyle ödüllendiririz.” (En’âm Suresi,6/84.)

SA5688/KY69-EY31: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5687/KY48-SY42: Babil Gene Ölüyor!

"Sonra bir gün daha geldi; fark edildi ki "büyük" diller küçük dilleri yutmaya başlamış. "Büyük" kültürler, küçük kültürleri ham yapıyormuş!"



22 Haziran 2000, Perşembe

Efsaneye göre insanlık başlangıçta Babil Kulesi''nde yaşıyordu. Herkes tek bir dili konuşmaktaydı orada. Anlaşmazlık, hır gür, polisiye vaka yoktu. Çünkü, kulede yalnızca bir dil konuşulmaktaydı ve kimse kimsenin diline yabancılık çekmiyordu.

Ne zamanki işbu insanların arasında fitnenin kara gölgesi dolaşmaya başladı; kavga ve sen-ben davası da aldı yürüdü. İnsanlar barış ve huzur kulesini terk edip dünyanın şimdiki yörelerine dağıldılar. Ayrı dillerden çalmaya başladılar.

22 Şubat 2018 Perşembe

SA5686/SD904: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 299 (21-25 Eylül 2015)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(21-25 Eylül 2015)  (Eylül  2015: 2.770 Tweet+Önceki Toplam: 172.646+2.770 = 175.416 Tweet)


 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Erdoğan ve Davutoğlu somut verilerle Cemaat-PKK işbirliğini ve bu iki yapının ABD ve AB ile ilişkilerini TV'de halka anlatmak zorundalar

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Türkiye bütün istihbarat güçlerini Kuzey Irak ve Suriye'de aktif bir şekilde kullanmak zorundadır...

SA5685/KY13-AO161: FETÖ'den Sonraki Dönemde Din Eğitimi Üzerine...

"Her alanda ihtisas komisyonları kurarak, yeni bir nesli çağın seviyesi üzerinde yetiştirmenin yollarını aramalı, bu yönde eğitime ciddi destekler sağlamalıyız."

 

Eğer FETÖ yapılanması muhafazakarlar tarafından iyi tahlil edilemez ve bu yapının bu hale gelinceye kadar takip ettiği yollar tümüyle terk edilmezse millet olarak geleceğimizi güvence altında görmemeliyiz.

FETÖ , din üzerinden temellendirilmiş bir yapıdır ve  buradan yola çıkarak eğitim adına insanların eğitilmesini değil şartlandırılarak yapıya iman etmesini sağlamaya yönelik faaliyetlerle varlık bulmuştur.

SA5684/KY49-İTIĞLI90: Güney Afrika ve Etiyopya’da Siyasi Kriz

"Afrika’da siyasi krizler devam ederken yeni liderler ortaya çıkıyor. Bu liderlerden bizim beklediğimiz artık Afrika’yı çatışma ve kriz ortamından çıkararak Afrika’nın kalkınmasına, refah ve huzur içinde yaşamasına imkan tanımaları."


Bence dünya gündeminin Afrin’den sonra en önemli olayı Güney Afrika Devlet Başkanı Jakob Zuma’nın ulusa sesleniş konuşmasında görevinden istifade ettiğini duyurmasıydı. Aslında bir haftadır beklenen bir durumdu ve ne zaman istifa edeceği merak ediliyordu. Zuma’nın Sevgililer günü gecesi istifa etmesi Güney Afrika’nın birçok şehrinde istifanın ardından sevgililerin sokaklarda kutlama yapması ilginç bir durumu da gösterdi.

Zuma’nın istifa etmekten başka seçeneği yoktu; çünkü partisi ANC Zuma’nın istifa etmesi için 48 saat süre vermiş, istifa etmese görevinden alınacağını belirtmişti. Zuma’yı istifaya sürükleyen nedenlerin başında hakkında yolsuzluk iddialarının yanı sıra, Güney Afrika’nın en zengin ailelerinden Hint kökenli Gupta ailesi ile kurduğu şaibeli ilişkinin de önemli bir etkisi var. İstifadan saatler önce Gupta ailesinin evine polis baskın düzenlemiş, Gupta ailesinden biri ve aile şirketinin medya sorumlusu da gözetim altına alınmıştı.

SA5683/KY69-EY30: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5682/KY60-ES51: Amerika’dan Davacıyız!



Amerika’nın dünya siyasetini istediği gibi dizayn etmek için illegal yollara başvurduğu biliniyor. Kendi adamlarını iktidara getirmek üzere orduya darbe yaptırmak, terör gruplarını silahlandırmak, algı operasyonları bunlardan sadece birkaçı. 

Türkiye’den yapılan uyarılara ve gerek Başkan Trump, gerekse devlet kademelerinden verilen sözlere rağmen ABD, terör örgütü PKK/YPG’ye silah ve insan desteği vermeye devam ediyor. Bugüne kadar ABD tarafından PKK, PYD’ye verilen silahların 5 bin tır ve 2 bin uçak miktarında olduğu söyleniyor. Bu konudaki açık deliller de ABD’nin bir terör örgütünü silahlandırıp eğitim vererek doğrudan terörizmi desteklediğini gösteriyor. 

21 Şubat 2018 Çarşamba

SA5681/KY37-AZ256: Almanya ile Hangi Yeni Sayfa?

"Eğer, çok yerinde bir tespitle, milletin kuşatıldığını, emperyalizmin, devletin bekasına dönük bir saldırısı olduğunu söylüyorsak, tek gerçek  var: Ya varsın, ya yoksun…"


Başbakan, siyonizmin kontrolünde, Pentagon’un emrinde Almanya ile yeni bir sayfa açmayı arzu ettiğimizi söyledi. İyi niyetli bir atak. Eğer, Türkiye’nin bu devlete karşı son “zeytin dalı” gösterisi değilse, kusura bakmayın, imkansızı zorluyorsunuz.

PKK’ya yataklık eden, FETÖ’yü koruyup kollayan, hatta Ege’de Yunanistan’ı bile üzerimize sürmeye çalışan bir devletten söz ediyoruz.

Yunanistan, çaldıkları helikopterle kendisine sığınan 0 8 kaçağı aslında bize verecekti, ilk açıklamalar ve siyasi duruş o yöndeydi, birden fikir değiştirdi, neden? Eh, önce Çipras sonra da Merkel’e sormak gerekiyor.

SA5680/Sonsuz Ark-YD87: Akıllı Telefon Bağımlısı Değil, Sosyal Etkileşim Bağımlısıyız

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki çeviri hastalıklı bir şekilde ve saplantılı olarak insandaki doğal etkileşim ihtiyacını 'evrimsel' bir temele oturtma çabasında olan bir yaklaşımın ürünü olarak "İnsanlar, hayvanlar aleminde eşsiz bir sosyal tür olarak ve kültürel anlamda uygun davranış arayışı içerisinde başkalarından edinilecek düzenli bilgiye de ihtiyaç duyar biçimde evrimleşti" derken, "Bağımlılığınızın, başkalarıyla bağlantı kurmak için normal bir dürtü olduğu gerçeğini hatırlayın ve rahatlayın." önerisi ile bu 'evrimsel' kazanımın aslında normal dürtü olduğunu da ifade ederek çelişkiye düşüyor. Bu normal bir dürtü ise nasıl evrim sonucu oluşuyor? Normal nedir? Herneyse biz yazıdaki bağımlılığın nasıl sorgulandığı ile ilgilenelim...
Seçkin Deniz, 21.02.2018


Etrafımız telefonun parlak ekranına bakmadan birkaç dakikadan uzun süre yaşayamayacak gibi görünen insanlarla dolu. Neredeyse herkes sürekli olarak arkadaşlarının sosyal medyada neler yaptıklarını gösteren bildirimleri takip eden veya sürekli olarak mesajlaşan kişiler haline geldi. Bu durum da pek çok insanda, akıllı telefonların asosyal davranışa neden olduğu düşüncesini ortaya çıkarıyor. Peki, her şeye yanlış açıdan bakıyor olabilir miyiz? 

Akıllı telefon bağımlılığı asosyallikten ziyade aşırı-sosyallik olabilir mi? 29 Ocak’ta (2018) kabul edilen ve yakında Frontiers in Psychology‘de yayımlanacak olan bir araştırmada, başkalarını izleme ve takip etme ve aynı zamanda da başkaları tarafından izlenme ve takip edilme tutkusunun evrimsel sürecimizde çok öncelere dayandığını ileri sürüyor. 

SA5679/KY34-EE31: Allah'a Vereceğimiz Hesaba Hazırlanmak

 بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم



Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Âlemlerin Rabbi, Mevlâmız olan Allah’a hamd, örnek kulu, son Resûlü Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ü selâm ile sözlerime başlarım.

Düşünüyorum nasıl olacak, nasıl başaracağız? Müslümanlar olarak savaşın tam ortasındayız, evet seferdeyiz, her iklimden ve her cinsten modern iblis tayfası alçakça saldırıyor. Bilanço korkunç.

Bâtıl olanca çirkefliği, iğrençliği, adaletsizliği ve zulmü ile  dipdiri ortada iken Hakk’ın tarafı, bugün ki temsilcileri neden konumlarının ve sorumluluklarının hakkını veremiyorlar?

SA5678/KY25-NO107: Kürt Kartı!

"İşin Türkiye'yi ve savaşın gidişatını ilgilendiren boyutunu analizci allâmelere bırakıyorum. Benim kafama takılan şu "Kürt Kartı" sözü!"


Dünden beri ajanslarda geçmeye başladı. YPG, Esed'le anlaşmış ve rejim güçlerini Afrin'e yardıma çağırmış. Yabancı haber kaynaklarında rejim güçlerinin bir kaç saat içinde Afrin'de olacağı yazılıyor. Rejimin Afrin'e asker gönderecek mecali yok. Gelecek olanlar Suriye televizyonunun Afrin'e gireceğini söylediği Yerel Güçler, Hizbullah, Fatimiyun Tugayı, Kudüs Tugayı ve şebbihalardan oluşuyor...

"Sonuna kadar Afrin'i savunacağız" diye hava atanlar yine ve yeniden Esed’in kucağına oturdular. Devlet olma hayali ile yeryüzündeki tek dostu olan Türk Halkına sırt çeviren ve Türkiye'ye karşı vesayet savaşına giren lejyonerler ortadoğu pavyonunda yine kucaktan kucağa dolaşmaya başladılar. Bu davranışları bile bu habis örgütün sadece Türk düşmanı değil aynı zamanda Kürt düşmanı olduğunu da göstermeye yeter de artar bile...

SA5677/KY69-EY29: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


Seçkin Deniz Twitter Akışı