23 Eylül 2017 Cumartesi

SA4910/KY64-ZTK13: Ateşle Oynamak: Kürtlerin Bağımsızlık Referandumu Geri Tepebilir

Sonsuz Ark'ın Notu:
BMGK üyeleri, İran, AB-Almanya ve İsrail petrol ve doğalgaz yatağı Arap yarımadasını ve Anadolu topraklarını  Kuzey Irak kürtlerine bağımsızlık vaat ederek kesintisiz akan müslüman kanı üzerinden yeniden sömürmek üzere anlaşmış durumdalar. Bu kez hesaplar Türkiye'nin bütünlüğüne dair riskleri arttırarak savaşı bütün müslüman coğrafyaya yaymak üzerine kurulu. Türkiye, bu tehlikeli virajdan da hem kendisini hem de müslüman halkları koruyacak stratejik bir yol haritası çizmiş durumdadır, 22 Eylül 2017 tarihli MGK kararlarını destekliyoruz.
Seçkin Deniz, 23.09.2017


Playing with fire:
A Kurdish referendum on independence risks backfiring

Muazzam petrol rezervleri ve ihtilaflı statüsüyle Kerkük’ün “barut fıçısı” olarak adı çıktı. Irak’ın kuzeyindeki çok etnikli bu vilayet, Kürdistan özerk bölgesinin dışında olsa da Kürtler tarafından yönetiliyor ve Bağdat’taki Araplar üzerinde hak iddia ediyor. Yerel halk için bu belirsizliğin avantajları var. Nitekim Kürt peşmergeler güvenliği sağlıyor, Irak hükümeti faturayı ödüyor. 

Kerkük’ün heterojen nüfus yapısı, yıllardır Irak’ta yaşanan kimlik savaşlarını büyük ölçüde şehir kapılarında bıraktı ve çok dilliliğini sürdürdü. (…) Vilayet valisi bir Kürt. 2003’te Amerikalılarla Kerkük’e giren peşmergeler üstünlüğü ele geçirmiş olmakla birlikte vilayet yetkililerinin çoğu hala Arap.

SA4909/KY26-CA155: Hicap ya da Kibir Mesafeleri

Sistem tarafından “türban” ismiyle ayrıştırılan “siyasal/kamusal” iddiaları ve elbette “hicap” gibi bir temeli olan başörtüsü, alternatif kamulara mecbur kaldığından, korunmacı değil de saldırıya açık olunan kırk yıl içinde çeşitli merhalelerden geçerken yer yer yaşanılan geri çekilme, uzlaşma, küskünlük gibi hallerin yanı sıra kendi kamu ve mekânlarını oluşturmaya devam etti. 


Kadınların çoğunluğunun başını örttüğü bir topluma sahip Türkiye. 2013’de başörtüsünün kamusal serbesti kazanmasından önce bu konuda daha belirsiz konuşuyorduk. Kuşkusuz artık şartlar farklılaştı ve son iki yazımda dile getirdiğim gibi yeni okumalar yapmak gerekiyor. Yasaklı dönemler insanlar üzerinde bugüne de uzayan travmatik etkiler oluşturdu. 

Ne var ki bir tür yas hissiyatıyla kendimizi sonsuzca haklı ve mazur görme tutumu şimdiki zamanın sorunlarını görme konusunda bir perde oluşturabiliyor. Toplum değişiyor çünkü ve farklı boyutlarla yeni çözümler gerektiren mağduriyet halleri çıkıyor ortaya. KHK mağdurları, işçi cinayetleri, işyerlerinde sürdürülen gayri insani uygulamalar, çevrenin tahribiyle ortaya çıkan zehirlenmeler, arazi rantı, adam kayırıcılık, liyakati değil torpili esas alan istihdam gibi bir toplumu ifsat eden kötülükler karşısında sorumluluk hissetmeyen başörtüsü mağduru, yaşadıklarından nasıl bir ders çıkarmış olabilir ki?

SA4908/KY58-GÖKA31: Küreselciler Aileye Karşı

...


Günümüz toplumu ve aile yapısındaki hayli girift değişimlerin nedenlerini tartışabilmek için tezlerini anlatmaya çalıştığımız Abdullah Çiftçi, Küreselciliğin insana bakışında da çok radikal değişiklikler olduğunu öne sürüyor. Ona göre küreselciler, “Genetik çalışmalar, LGBT, DNS ile oynanmış insan ve yeni bir ‘zihin’ inşası” peşindeler ve “projenin görünen yüzlerinden biri Ray Kurzweil... Kurzweil, Google’nin üst düzey yöneticisi. ‘Tanrı malzemeden çalmış insanı çürük yaratmış. Biz üstün insan yaratıyoruz!’ diyor. 

Ray Kurzweil ve ekibi, hümanizmi takla aşırarak transhümanizme (yeni din) dönüştürüyor… Transhümanizmciler, M.Ö.4000’lere dayanan kabala öğretisi üzerinden Tanrıyız iddiasındalar… FETÖ gibi zombiler üzerinden dinler arası diyalog/hümanizm kurgusu, transhümanizme giden yolun kilometre taşları…”

SA4907/KY38-SevDur84: SİHA Teröristi Vurur, Feryat CHP’den gelir

“Dağlıca’yı hatırlayın, ağır silahlarla geliyorlar. Hazırlık yapıyorlar, etrafı sarıyorlar, ateş ediyorlar, 8 askerimizi şehit ediyorlar, ellerini kollarını sallayarak gidiyorlar. E biz o zaman sormayacak mıyız, senin bu insansız hava araçlarına ne oldu?”


Takdim

Bu sözler, askerlerimizin şehit edildiği Dağlıca saldırısının ardından İHA’ların terörle mücadelede aktif kullanılmamasına tepki olarak 9 Haziran 2012 tarihinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından söylendi. Aradan geçen 5 yıl zarfında İHA’lar silahlı ve aktif olarak kullanılmaya başlandı.
Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre, yerli İHA ve SİHA’larla düzenlenen operasyonlarda 3 binin üzerinde terörist etkisiz hale getirildi. 

Muhalefet lideri de olsa asgari düzeyde ülkenin bu gelişmesinden gurur duyması gereken Kılıçdaroğlu, SİHA’larla vurulan teröristler için “Terör örgütüne destek olabilirler, terörist olabilirler ama orada silah olması lazım, o da yok” ifadelerini kullandı. Bu defa sufleyi kim verdi bilinmez ancak 2012’deki “Senin bu insansız hava araçlarına ne oldu?” diyen Kılıçdaroğlu’ndan, 2017 yılında SİHA’ların kullanılmasını eleştiren Kılıçdaroğlu’na savrulma işlemi böylece gerçekleşmiş oldu. 

SA4906/KY65-MC2: Yokluğu Silan Olan Şeyler Hakkında

"Üstelik iletişim araçlarının en yoğun ve elverişli olduğu bir zaman dilimindeyken."


Geçmişte halklar varlıklarını devam ettirmek için bireysel çözümler üretmek zorunda kaldılar ve bunları bir sonraki nesle aktarmaya devam ettiler. Biz buna 'kültür' dedik, yani sonraki nesle eksik ya da fazla aktarılan yaşam çözümleri. Bunu aktarma şekline 'iletişim' dedik. 

Demek ki ayakta kalma yöntemleri 'çözüm' olunca, bunların aktarılması gerektiğine inanılıyor ve bunun için gerekli olan şey 'iletişim' oluyor.

22 Eylül 2017 Cuma

SA4905/KY1-CÇ422: Lâyetenâhi Yalnızlık

"Acaba belirttiği düşünce üzerine mi böyle demişti, Behçet başka bir şeyden mi söz ediyordu da kendisi başka türlü anlamıştı?"


- Yalnızım! dedi kederli bir sesle Behçet boğazını sıkan papyonunu gevşetmeye uğraşırken..

- Daha neler? diye karşılık verdi karşısında tahta sandalyede oturan ve Behçet’i her zamanki gibi pür dikkat dinleyen arkadaşı Faruk ve, 

- Senin tanıdıkların, ahbapların en ünlü takımın taraftarlarından bile kalabalıktır.. diye sürdürdü konuşmasını..

- Fiziksel bir yalnızlıktan söz etmiyorum.. zihinsel yalnızlık! diye yanıtladı arkadaşını Behçet içli bir sesle..

SA4904/KY57-AHCZD41: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 4: Bakara (151-174)

 "Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. 


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


BAKARA SURESİNDE MÜ’MİN/MÜSLÜMANLARIN VASIFLARI (151- 173. Ayetler)[1]


1- Mü’minler, Allah’ın elçisi Muhammed Mustafa (sav)’in yine Rabbimizin bir lütfu olarak getiridiği Kur’an ile zihinlerini yanlış düşünce ve kabullerden, kalblerini bâtıl inanç ve günahlardan, hayatlarını her türlü kirden temizleyebilmelidir.

SA4903/KY28-ATA319: Paralı Vatandaşlık

"Rumların vatandaşlık satmalarını Mısır’daki sağır sultan bile duyduktan sonra nihayet İngiltere’nin önde gelen ciddi gazetelerinden “The Guardian’ manşetine taşıdı."


Aramızda sesi çok çıkan ama sayıları fazla olmayan çığırtkanlar var. Bunlar, Kıbrıslı Rumlar ne yapsa alkışlar, yanlış yapsa ağzını kapar ve sesini çıkarmaz  ama iş KKTC’ye ve Türkiye’ye geldi mi eleştirilerin ve saldırıların en alasını yapar. 

Bir çoğu KKTC bütçesinden maaş almasına,  bir kısmı KKTC’nin ekonomisinden nemalanmasına, KKTC’de ikamet etmesine ve de her tür nimetinden faydalanmasına rağmen önce KKTC’yi sonra da her konuda yanımızda yer almış olan,  başımız sıkışsa da sıkışmasa da sevgisini ve desteğini esirgemeyen anavatanımız Türkiye’mizi sevmezler, istemezler ve dil uzatıp nefretle eleştirirler. Bunu da kendi aralarında “kahramanca” bir duruş sayarlar!

SA4902/KY63-ÖA8: Ayrılık Sevdaya Dahilse...

"Devletin yeni döngüye dair öngörüsü, kısa zaman sonra özgün bir siyasa, literatür, edebiyat ve sanat var edecek."


Batı’da çöküş yok, ağırlık merkezi değişiyor.

Uzak Asya’da inkişaf yok, temerküz sürüyor.

Türkiye’de mucize yok, devlet evriliyor.

Dönüşüm yine kök devlet eliyle oluyor.

Bu kez ne aydını ne de kadrosu var!

Başlangıç noktası devlet olan paradigma, başlangıç noktası toplum olan bir paradigmaya yöneliyor.

SA4901/KY48-SY20: Hatırlıyorum...

"O gülüş, terk ediliş anının bütün görkemini, bütün olağanüstü oylumlarını dehşet içindeki parıltılarıyla aydınlatabiliyordu."


26 Kasım 2006

Salah Birsel''in “Goethe''nin Hayatı” kitabını okuyordum. Hayatı bitmiş, ölümüne gelmiş sıra. Goethe ellerini çıkarıyor ve alnı kırışıklıklar içinde, zorlukla sağ elinin işaret parmağıyla battaniyenin üzerine şu harfi çiziyor: “W” Bunun anlamı nedir acaba. Goethe bunu hiçbir zaman açıklamayacaktır. Hiçbir zaman derken, yani ömründen geriye kalan iki gününün sonuna kadar ve son olarak da şunları mırıldanacaktır: “Biraz daha ışık lazım, pencereyi iyice açın.” Siz onun Werther''ini okudunuz mu?

21 Eylül 2017 Perşembe

SA4900/SD772: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 233 (21-25 Ekim 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(21-25 Ekim 2014)  (Ekim 2014: 3.598 Tweet+Önceki Toplam: 135.178+3.598=138.776 Tweet)

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
İktidar, muhalif tüm vekillere söylüyorum...Orada başka bir tanrısal atmosfer icat etmiş olabilirsiniz, ama siz tanrı değilsiniz, unutmayın.

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Meclis'in 'para'nomasını çekmek lazım... hangi vekil nerede ne dedi, ruh sağlığı nasıldı? O zaman 'panorama' ortaya çıkar...

SA4899/KY51-HA11: Bir Starın 'Gizli Dünya Güçleri'ne Karşı Savaşı (Michael Jackson)

MJ (Michael Jackson) haksızlığa dayanamadığı günlerden birinde bir şarkı yaptı. 


Tam adı Michael Joseph Jackson olan dünyanın en ünlü pop şarkıcısı Michael Jackson, 29 Ağustos 1958'de Amerika'nın Indiana kentinde dünyaya geldi. Birbirinden yetenekli kardeşleriyle birlikte olduğu "Jackson 5"ın en küçük üyesi olan Michael Jackson, 70'lerin en popüler şarkıcı starlarından biri; yalnızken ise 80'lerin en büyük pop starıydı.


Michael Jackson, 'Jackson 5'de iken belki de tek ilgi odağıydı. 11 yaşındayken 'Motown' etiketiyle tek başına çıkış yaptığı zaman kazandığı başarı inanılmazdı; ardı ardına gelen dört tane bir numara hit'lerinden ilki 'I Want You Back' ile solo bir sanatçı olarak göze batmaya başladı ve asıl başarısını 1971'deki 'Got to Be There' ile yakaladı. Ardından 1972 tarihli yenilenmiş 'Rockin', Robin' ve 'Ben' geldi.

SA4898/KY35-YTK218: Mevsil Musul Kavşak

"Kavşak anlamındaki Mevsil kelimesinden adını aldığı tahmin edilen Musul, civardaki herkesi garip bir kavşakta tutmaya devam ediyor."


Bin dokuz yüz kırk bir yılında Nusaybin’de doğduğunda dünya, İkinci Cihan Harbi’nin içinde sonu belirsiz bir boğazlaşmanın henüz başındaydı. O dönemin teknolojisiyle yarım, bilemedin bir günlük uzaklıktaki Musul, Sasani Asur Bizans yönetimlerinin ardından kısa sürede, yedinci asrın ortasında hızla büyüyen İslam’ın erken topraklarından biri oldu. Ardından Emeviler Abbasi Hamdani Ukayliler Büveyhiler Mervaniler az biraz Fatımiler sonra Selçuklular Zengiler derken Selahaddin Eyyübi’ye tabi oldu. Böylece Hittin Zaferi ve Kudüs fethinde de büyük yararlılık gösterdi. 

SA4897/KY49-İTIĞLI66: Biko, Timol, Harun…

"Timol, Biko, Mandela hatırlanmalı tabii ki. Fakat Harun da unutulmamalı. Onun verdiği mücadele hala Güney Afrikalılar tarafından çok bilinmez, adeta siyah yönetim tarafından da unutulmaktadır."


Güney Afrika’nın Siyah Biliç Hareketi’nin lideri Steve Biko’nun ölümünden kırkbir yıl geçmiş. 12 Eylül 1976’da gençlik lideri Biko yaralı olarak bulunduğu Pretorya Merkez Hapishanesinde 31 yaşında hayatını kaybetti. Biko da Abdullah Harun, Ahmed Timol gibi günlerce beyaz azınlıkçı yönetim tarafından işkenceye maruz kaldı, sonra da katledildi.

Biko’nun söyledikleri ile İmam Harun ya da Ahmed Timol’un söyledikleri arasında çok fark yoktu. Her üçü de siyahların, melezlerin ve beyazların eşit ve özgür bir şekilde bir arada yaşamasını savunuyordu. Onlar için güney Afrika’nın apartheid rejimi, ayrımcı, baskıcı ve şiddete dayalı bir rejimdi. Her üçü de direnişin şiddet ile olmayacağını bilinç ve şuur ile gerçekleşeceğini düşünüyordu.

SA4896/KY60-ES20: "Ekranda 'Doğru Müslüman’ı Göstermeden Yanlışını Veremeyiz"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki röportajda Hasan Kaçan'ın, "Sinema, tiyatro, müzik… yani sanatın bir sürü alanı dindar insanların hakimiyet alanında olmadığı için, burada kalem oynatmalarına müsaade edilmediği için, bir mahalle başka bir mahallenin insanlarını aralarına almadığı için böyle bir şey ortaya çıktı. Burada kötü niyetten bahsedebiliriz. Tabi kasıttan da söz edebiliriz. Bilmemekten de, cehaletten de söz edebiliriz." şeklinde ifade ettiği gerçek, Faruk Tamer'in, SA226/FT8: Perde Perspektifler, Sanat Militanları, Ahlâk ve Kolektif Namus DuygusuSA208/FT7: Dibe ‘First Class’ Yolculuk; Hollywood ve Yeşilçam İzlekleriSA182/FT6: Sinema’da İkna Koşulu, II.Abdulhamid, Hays Yasası ve Muhsin Ertuğrul Faciası başlıklı çalışmalarında detaylı bir şekilde analiz edilmiştir.
Seçkin Deniz, 21.09.2017


Bir zamanlar dizi ve filmlerde gördüğümüz dindar insan ve hatta imam profili, cahil, sapık, üç kağıtçı, aklından bin türlü fesatlık geçen karakterlerdi. Bunların yanında dürüst, düzgün bir Müslüman profili görmek hayal gibiydi. Hatta kendi halinde abdestini alıp, namazını kılan, camiye giden insanlar figüran olarak bile geçmezlerdi ekrandan. 

Son on, on beş yılın normalleşme rüzgarı bu sektöre de yansıdı. Başörtülü kızlar komşu kızı, sokaktan geçen kadın olarak kenardan köşeden görünmeye başladılar. Nineler namaz kıldı, reklamlarda bile başörtülü bir anneanne kenarda oturmaya başladı. Günümüze geldiğimizde yan roller hatta zaman zaman başrollerde dindar karakterleri görmeye başladık. Fakat bu seferde bu karakterlerin aktarılış biçimi sorun oldu. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı