24 Ağustos 2017 Perşembe

SA4774/SD752: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 221 (21-25 Ağustos 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(21-25 Ağustos 2014)  (Ağustos 2014: 6.046 Tweet+Önceki Toplam: 126.159+6.046=132.205 Tweet)

 Selim Atalay @SelimAtalayNY
Virginia Üs: Kadın asker karargaha silahla girip ateş etti, kendini yaraladı. Hastaneye kaldırıldı (Hedef kim? İntihar girişimi ?)
@Seckin_Deniz retweetledi

 T.Gner @Trrguni
James Foley videosu aşikar bir şekilde sahte... sonsuzark.com/2014/08/sa852t…
@Seckin_Deniz retweetledi

SA4773/KY35-YTK211: Başladığı Yerde Bitecek

"İşte, bu kadar basmakalıp laf etseniz de benim gibi, onlarca sorunun cevabını merak etmekten kurtulamıyorsunuz yine de."


Başladığı yerde bitecek olan şey ne?

Her şey…

Böyle genel geçer laflar vardır. Kabuller. Söylenince “vay be” dedirten. Oysa her zaman geçerli değildir. İnsanoğlunun macerası değil mi önünde sonunda bütün maceraların aslı, özü. Ve insanoğlunun macerası başladığı yerde mi bitiyor? Hemen hemen hiç öyle olmuyor.

SA4772/KY49-İTIĞLI62: Hastalıklar Bazen Hayat Kurtarır

"Hastalıklar genelde öldürür. Afrika’da ise hastalıklar beyazlara karşı siyah insanların hayatlarını kurtarmıştır.  Hastalıklar Afrika için sömürgeciliğe karşı en büyük direniş olmuştur."


Afrika kıtası insanlar arasında tedavisi zor ve mümkün olmayan hastalıkların bulunduğu bir bölge olarak bilinir. Afrika’ya uzun süreli kim gelirse gelsin bu hastalıklardan nasibini alır. İşte Afrika’nın gerçekleri ile insan o zaman tanışır. Çünkü ölüm ile hayatın birbirine ne kadar yakın olduğunu fark edersiniz. Savunmasızlık, çaresizlik sizi kasıp kavurur, iyileşme sizin için en önemli umuttur. Ölüme yaklaşmak da aynı zamanda başka bir umuttur. Bazı geceler vücudunuzda ateşin yükselmesinden ağrı ve sancılarınızdan uyuyamazsınız. O gecelerde sizin tek dostunuz yalnızlıktır. Ancak bu yalnızlık sizin hayatınızla, yapıp ettiklerinizle hesaplaşmanızı da sağlar.

SA4771/KY13-AO137: Akşener'in Yeni Partisi

"Öyle anlaşılıyor ki, bu ekibin tek amacı var; MHP'nin altını iyice oymak, iktidardan adam ayartarak Erdoğan'ın gücünü düşürmek ve ülkeyi yeniden eski günlere dönüştürmek.."


Bir zaman önce "Akşener'in MHP genel başkanı olabilmeye zerre şansı yok" demiştim. Süreç haklı çıkardı.

Akşener ve onunla birlikte hareket eden/ Bahçeli'ye karşı aday olanların hemen hepsi MHP'nin ülkücü çizgiden saptığını öne sürüp, MHP'yi yeniden gerçek ülkücülüğün adresi yapacaklarını belirtiyordu. Bunlar, MHP içinde önemli sayıda delegeyi de ayartarak Bahçeli'ye karşı yanlarına çekmeyi de başarmışlardı. Bahçeli'ye tepkili olan delegelerin hemen hepsinin beklentisi MHP'nin daha milliyetçi, 1980'li çizgiye dönmesi yönündeydi. Bu kişilere göre, Bahçeli partiyi bu çizgiden uzaklaştırmıştı.

SA4770/KY60-ES13: Çolakkadı: "25 Aralık’ı Haber Aldık, ama Önleyemedik"

"Niyeti başka. Niyeti üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Bir şey varsa da bağcıyı dövmek, yoksa da. Çünkü başka davalara bu kadar canlı ve heyecanlı bakmaz bu savcılar." 


Turan Çolakkadı, Ergenekon, Balyoz davalarıyla MİT krizi ve 17-25 Aralık’ta İstanbul’da başsavcı vekilliği ve başsavcılık görevlerinde bulundu. İstanbul Başsavcısı olduğu halde, 7 Şubat’ta MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrıldığını telefon açan gazetecilerden, 17 Aralık’ı sabah işe giderken açık olan radyodan öğrendi. 

Gizli yapılan 25 Aralık’ı ise önceden haber almış ve dönemin başsavcı vekili Oktay Erdoğan’ı görevlendirip, duruma el koymasını istemişti. Ancak FETÖ’cü Muammer Akkaş, başsavcı vekilini oyuna getirip ikinci kumpası da başlattı. İşlemleri durduran Çolakkadı, dosyayı da hemen Akkaş’ın elinden aldı. Akkaş’ın adliyede bildiri dağıttığını görünce, 25 Aralık’ın seyrini değiştiren bir açıklama yaptı. 

23 Ağustos 2017 Çarşamba

SA4769/KY64-ZTK4: İntermarium'dan Üç Deniz'e: Doğu ve Orta Avrupa'da Bölgesel İşbirliği

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, uzun süredir uygulamaya konan stratejik plan gereği konuşlandıkları Doğu ve Orta Avrupa'daki ülkelerde askerî tatbikatlar yapan ABD ordusu unsurlarının Baltık Denizi ile Karadeniz arasındaki ülkelerde ne aradığını,-amacı bu olmamasına rağmen- anlamamıza yardım etmektedir. ABD, elindeki son askeri tehdit ve silah ticareti kozunu kullanarak, politik ve ekonomik olarak güçlü olmayan bölge ülkelerini Avusturya-Macaristan İmparatorluğu nostaljisiyle Avusturya -Almanya liderliğinde birleştirerek yeni ve güçleri sınırlı, dar kapsamlı kukla imparatorluk kurmaktadır; ABD stratejisiyle yürüyen İntermarium'la, güçlenen (Çarlık) Rusya ve büyüyen (Osmanlı) Türkiye'ye karşı savunma hattı kurulduğunu da itiraf eden analizci-tasarımcı yazar, Almanya ve Avusturya gibi iki ülkenin Türkiye karşıtı öfkeli politik tutumunun da asıl sebebini -yine istemeden de olsa- teşhir etmiş görünüyor. Merkel ve diğer hükümet ortaklarının Türkiye karşıtı söylem ve eylemlerinin şiddetinin artması ve en son Sırbistan'la Türkiye ilişkilerinin gelişmesinden endişelenen ve sık sık Sırbistan'ın AB üyeliği ile ilgili Havuç Politikasını gündemde tutan  Avusturya'nın Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz'un "Türkiye ile müzakereleri durdurun" çağrısından sonra Türkiye'nin Batı Balkanlardaki nüfuzunun artması karşısında belirsiz bir topluluğu uyarması, "AB açısından son derece önemli bir bölge olan Balkanlarda aktif rol üstlenerek reformları ve aşırılaşma ile mücadeleyi destekleyip bölge ülkelerine inandırıcı bir AB perspektifi sunmaları gerektiğini" söylemesi en önemlisi "Bir sonraki Avrupa krizi, daha önce olduğu gibi Balkanlar'da başlayabilir" şeklindeki kehaneti(!), ABD destekli İntermarium'un ciddi bir şekilde Türkiye-Avrupa ilişkilerini bozmaya odaklandığını göstermektedir. Brexit, İngiltere'nin Almanya'nın liderliğindeki imparatorluk tasarımı olan İntermatirum'a bir tepkisi olarak da okunabilir. Baltık-Karadeniz hattı öncelikle Rusya'ya karşı konumlanmıştır, İntermarium'a dahil edilmeye çalışılan üçüncü deniz Adriyatik Denizi'nin Türkiye'ye karşı Balkanlar'da kurulması tasarlanan hat olduğu kesindir. George Friedman bunu şu şekilde ifade etmektedir: "Eğer ki Ankara kendi potansiyelinin farkına varırsa Intermarium sadece Rusya’nın değil Türkiye’nin de önünü kesecektir."
Seçkin Deniz, 23.08.2017


From the Intermarium to the Three Seas


"İntermarium*(İki Deniz Arası)'dan Üç Deniz'e: Doğu ve Orta Avrupa'da Bölgesel İşbirliği Fikri"

Intermarium, yaklaşık on yıldır bahsettiğim bir kavram, aslında bir olasılık. Rusya kaçınılmaz şekilde büyük bir bölgesel güç olarak yeniden ortaya çıktıktan sonra bunun yükselişe geçeceği öngörüsünde bulunmuştum. Akla yatkın olan bunun Doğu Avrupa’daki eski Sovyet uydularından oluşmasıdır: Baltık ülkeleri, Polonya, Slovakya, Macaristan, Romanya ve muhtemelen Bulgaristan. 


Amacı, Rusya’nın batıya doğru herhangi bir ilerleyişini çevreleyip kontrol altına almaktır. ABD bunu destekleyecektir. Avrupa’nın kalanı ise bu konuda uzun uzadıya düşünecektir. Bir zamanların kaçınılmazı kısa süre sonra gelip çatabilir.

SA4768/KY13-AO136: Memur Maaş Zammı, Sendikalar ve İktidarlar

"Bu ülkede hiçbir alanda bağımsız örgütlenme yoktur, örgütler, siyasetçe dizayn edilmiş, "örgütleştirilmiş" örgütlerdir."


Sosyal Mecralarda, kimi hesaplar Memur- Sen ile hükümet arasında varılan anlaşmayı eleştiriyor ve içinde bulunulan hayat şartlarına rağmen verilen zamların yetersiz olduğunu ileri sürerek hem iktidara, hem de Memur-Sen'e yükleniyor. Daha da ötesi Memur- Sen'in memurların haklarını iktidara gaspettirdiğini söyleyenler de var.

Kuşkusuz, iktidarlar zam oranlarında ellerindeki imkanları dikkate aldıklarını söyler ve zamları olabildiğince kısıtlı tutmaya çalışırlar. Son çeyrek yılda bunun tek istisnası Refah-Yol iktidarı olmuştur. Bu kısa iktidar döneminde denk bütçe ortaya çıktığı gibi toplumun her kesimi istisnasız beklentilerin çok üzerinde memnun edildi. Ne yazık ki aynı halk bu iktidara destek vermek bir yana onu düşürenlere gerekli tepkiyi göstermedi, hatta uzantılarına destek verdi. 

SA4767/KY37-AZ204: Üzerimizdeki Almanya-İngiltere Savaşı

Durum açık: Herkes “delikanlı gibi” gelsin, bizimle açıkça derdini konuşsun, ne yapabiliyorsak ona bakalım.


Sir Alan Duncan,15 Temmuz sonrasında yaşanılan Türkiye-Batı gerginliğinde farklı konuma sahip bir politikacı... Birleşik Krallığın, Dışilişkiler ve İngiliz Uluslar Topluluğu ilişkilerinden sorumlu devlet bakanı, fiili olarak İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson’un sağ kolu...

Duncan,15 Temmuz ihaneti karşısında Batılı başkentlerden demokrasimize sahip çıkmalarını beklediğimiz o günlerde uçağa atladığı gibi soluğu Ankara’da alan ilk Batılı bakan... O günden bu yana ayağını Türkiye’den hiç eksik etmedi, son olarak beşinci kez geldi...

22 Ağustos 2017 Salı

SA4766/SD751: "hamallık duygusu" /14.08.2005/ 389. patika



...vermek zamanı olmaz insanda...
...o hep almak zamanına bakar...
...yok mudur vermek zamanına bakıp da onu sınırsız kılan?...
...vardır muhakkak...insan denen 'varlık dolusu varlık' elbette var olacaktır, kendi özüne münhasır...
...azcık miktarları, görünmez elleri ve büyülü silüetleriyle onlar, hep yalnız ve gizli kalmışlar sanki...
...ve almayı düşünmezler insandan...
...lâkin insan oldukları vakit almayı düşünmeleri vâki olur kazara; alamayacaklarını bilirler...
...vermek eylemi adına yerleşmiş sistemi almaya yönlendirmek imkânsız değil midir?...
...sıkıntıların hep vermekle aşıldığı vâki gibi görünse de, elbette haddi vardır vermenin...

SA4765/SD750: Telveler 62

"Din, Yaratan'ın insanın temeline yerleştirdiği sistemin kendisidir ve insan hayatı boyunca bu temeli red ya da kabul ile meşgul olur... "


Din, ne bir papazın cübbesine, ne bir hahamın takkesine ne de bir imamın fesine-sarığına bağlıdır...

Herhangi bir insanın nefesi herhangi bir dinin çerçevesi değildir... O insanın eserleri de dinin kendisi değildir; din sadece Yaratan'ındır...

SA4764/SD749: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 220 (16-20 Ağustos 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(16-20 Ağustos 2014)  (Ağustos 2014: 6.046 Tweet+Önceki Toplam: 126.159+6.046=132.205 Tweet)

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Gelecekte birgün hepimiz aldatıldık mı diyeceğiz?... Eğer bugün onurlu bir milli ayaklanma sürüyorsa, bunu sağlayana kuşku duyulmaz.

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Yalçın Küçük-Yiğit Bulut... Aydın Doğan'a göre Yalçın, Yiğit'in hocası... manipülasyonlar cehennemi...

21 Ağustos 2017 Pazartesi

SA4763/ÇY4-DB97: Unutulan Yabancı Savaşçılar: Suriye'deki PKK/ Orton Raporu: 1-2

"Gerçek şu ki PKK ve YPG aynı varlıklardır."
Kyle Orton

The Forgotten Foreign Fighters: The PKK in Syria

"Bu yayında ifade edilen görüşler yazarın görüşleri olup bunların Henry Jackson Derneği veya Mütevelli Heyeti üyelerinin görüşleri olduğu anlamına gelmez."

Sunum:


The Henry Jackson Society'in "Unutulan Yabancı Savaşçılar: Suriye'deki PKK" adlı yeni raporu, hükümetin İngiliz vatandaşlarının savaş suçları ve şiddet içeren bir örgüte katılımı engellemesine acil ihtiyaç olduğunu vurguluyor.


Yasaklanan bir terör örgütü olan Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) Halkın Koruma Birimleri (YPG) gibi örgütler ağında nasıl yeniden adlandırıldığı üzerine bir rapor yayınlıyoruz. YPG birçok İngiliz dahil yüzlerce yabancı savaşçıyı cezbetmiştir.

SA4762/KY23-NN27: Müslüman Tatarlar'dan Çalınan, Yahudilere Anatavan Yapılmaya Çalışılan Yurt; Kırım

Sonsuz Ark'ın Notu:  
Geçen yüzyılın başlarında "American Jewish Joint Distribution Committee" tarım şirketi "İkinci California" kurmanın hayaliyle Kırım yarımadasına el attı. Bu şirketin faaliyetleri araştırılmadan Kırım'daki olaylarını ve durumu çözebilmek ve anlayabilmek mümkün değildir. Kırım topraklarının çoğu şu an yasal olarak American Jewish Joint Agricultural Corporation şirketinin elinde bulunuyor; bunu çok kişi komplo teorisi olarak görse de Ukrayna parlamentosunda bu konu dile getirilmeye başlandı bile; şubat ayında Ukrayna Parlamentosunda Kırım topraklarında ABD'nin yasal hakkı bulunduğu dillendirildi. ABD yakında en yakın komşumuz olacak gibi görünüyor. Aslında bu konunun dile getirilmesi şaşırtıcı değil; hem Rusya, hem de Ukrayna, Radikal Ultra Ortodoks Yahudilerin mezhebi Hasidizm’in bir kolu olan Habad cemaatinin etkin faaliyetlerinin olduğu ülkeler aynı zamanda. Habad, XVIII. yüzyılda Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna sınırlarına yakın ve bugün Rusya sınırları içerisinde bulunan Lübaviçi kasabasında ortaya çıktı. American Jewish Joint Agricultural Corporation şirketi hala Ukrayna'daki Yahudi cemaatini finanse ediyor, Yahudi şirketler Ukrayna’ya geleli 100 sene oldu ve hala oradalar; toprakların hisselerinin nasıl ellerinde kaldığının hikayesi de çok ilginç. Birkaç gün önce de Putin, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da bulunan  Sivastopol şehrinde “Rus Mekke” kurulması gerektiğini söyledi. Rusya şimdi Kırım Tatarlarına yoğun baskı ve zulüm politikası uyguluyor, Tatarların çoğu Ukrayna'ya göç ediyor. Ukrayna’da Kiev, Herson, Lviv ve başka şehirler Tatar göçünü kabul ediyor.
Melek Öz, 21.08.2017

BEFORE CRIMEA WAS AN ETHNIC RUSSIAN STRONGHOLD, IT WAS A POTENTIAL JEWISH HOMELAND

“Sivastopol’a giderken, Simferopol’e çok da uzak değil…” muhtemelen Sovyetler Birliği’nin Aşkenaz şarkılarının en meşhuru Hey Dzhankoye çalmaya başlar. Şarkı ismini, bir Kırım kolkhozu (SSCB'nde tarım sektöründe örgütlenen "kolektif tarımla" uğraşan birliklere verilen addır) olan Dzankoy kasabasından alır ve 1920 ve 30’larda Sovyet kamulaştırmasının sözüm ona zaferlerinden birisi olan Yahudi tüccarlarının sihirli bir şekilde çiftçileştirilmesinden bahseder. Şarkının son dizesi şu soruyu sorar; “Kim demiş Yahudiler sadece ticaret yapar? Dzhan’a bir bak!”

SA4761/KY1-CÇ413: İstilâ-i Cihan-Kara Öfke/ Roman I-2

Zenci halkının istilası, Avrupa'yı alkana boyayacak, bir eşi daha görülmemiş kıyımın öncüsü olan bu ilk darbe böyle gerçekleşmişti.

Birinci Bölüm
AFRİKALILARIN SAVAŞ HAZIRLIĞI
-2-

-Atuqa altın madenleri- Sultanın Köşkü ve Askeri Sığınağı- Altın Külçelerinin Çıkarılışı- Manbutu Kralı- Yamyamlar- Beklenmedik bir Müttefikin Ortaya Çıkışı- Vatan Haini-  Yeni Bir Patlayıcı Madde- Hintli Müslümanlar- Hazine Odası- Değersiz Tüfekler-

Atuqa altın madenleri gerçekten görülmeye değerdi. Balta girmeyen ormanların arasından yüzlerce kilometre mesafe kat ederek son derecede faaliyet gösterilen bu maden atölyelerini görmeyi başaran bir Avrupalı cidden pek büyük hayretlere düşer.

Alman gezginin Nahtigal’in, kaynağına doğru gittiği Şari nehrinin kollarından olup, Krampel ve Dobyevski adlı gezginlerin tamamıyla muvaffak olamadıkları Bahr-i Dari nehri on sekizinci boylam derecesine kadar kuzey doğudan güney batıya doğru geçilmesi imkânsız sık ormanlardan geçer ve sonra birçok akıntılarla büyüdükten sonra Atuqa şelalelerine ulaşır.

SA4760/KY28-ATA308: Kıbrıs Konusu Boyut Değiştiriyor

"BM’nin de isteksizliği, ABD’nin ve AB’nin de Kıbrıs sorunun gündemin son satırlarına atmaları, Kıbrıs konusunda Türkiye’nin baskın politikası sonucunda farklı bir yola girileceğini göstermekte."
  

BM, AB ve ABD belli ki 54 yıldır gündemlerini işgal eden, enerjilerini tüketen Kıbrıs sorunundan bıkmış durumda. Yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor bu bıkkınlık.

ABD şimdilik, kapağı kapalı ve içindeki suyun yavaş yavaş kaynamaya başladığı bir tencereye benzemeye başladı. Kısık ateşte için için ısınıyor. Bir gün kapağını fırlatacağı kesin. Bütün ilgisi kendi iç sorunların yoğunlaştı bu günlerde. Kongre’deki muhalefet kanadı Trump karşıtları ile bir blok oluşturabilirse, ABF hükümeti ilk kez parasız kalacak, dükkan kapatan müflis iş adamları gibi Maliye’nin kapısı kapanacak. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı