22 Mayıs 2018 Salı

SA6180/SD993: Sonsuz Ark Sohbetleri 4

"Sizleri büyük bir kaygıyla düşünmeye davet ediyorum. İyilik ve kötülük, doğru ve yanlış artık kontrol edemeyeceğiniz bir boyuta ulaştığında yaklaşık 20 yıldır zombi filmleri ve dizileri ile psikolojik olarak hazır hale getirilen nesiller birbirlerini öldürmeyi hayatta kalmanın temel gerekçesi olarak kabul edecekler..."


Bir toplumu değiştirmek kolay bir fonksiyon sorunu değildir; Türkiye'de Tanzimat Fermanı ile başlayan ve Cumhuriyet dönemi ile birlikte programlı bir şekilde artan devlet baskısı ile 1948'e kadar tavizsiz bir şekilde süren, 1948'den sonra da kısmî özgürlük bahşeden devlet kurgusuyla baskısını devam ettiren Batılılaşma serüveni, geride kalan 179 yıl düşünülürse başarılı sayılmadığı gibi, başarısız da sayılmaz.

Bugünkü toplum yapımız, herhangi bir batılı ülkeden ayrışan yönleri, gelenekler ve din muhafazakarlığı ile ağır bassa da, Tanzimat Fermanı öncesi toplum yapımızla kıyaslanamaz derecede farklı. O halde bugünkü toplumu değiştirmek için gerekli olan öngörülebilir zaman, eşdeğer olmayan zorluklar dikkate alınarak geçen 179 yılla kıyaslanmalıdır. Devlet aileye girmekte zorluk çekmiş ve ailenin katı korumacılığını yenememiştir; ancak ortaya çıkan birey, geçmiş ve şimdi arasında kaskatı kesilen travmatik özellikleri yüksek bir birey tipine dönüşmüştür; şu anda şikayetçi olduğumuz şey de tam olarak budur.

SA6179/SD992: Brookings Entstitüsü: 'Macron Mucizesi' Fransa'yı Küresel Bir Güce Dönüştürebilir

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analizi okumadan önce Fransa'da Charlie Hepdo saldırısı da dahil olmak üzere Fransa'daki terör saldırılarını düşünmenizi öneririz. Neocon-Satanist Brookings Enstitüsü'nün bu analizinde, satanist dünya düzeninin patronlarından biri olan Rothschildlerin eski bir çalışanı olan Macron'un Fransa'da Cumhurbaşkanı olması projesini gerçekleştirmek için CIA tarafından gerçekleştirilen bu saldırılan Fransızların hangi duyarlılıklarını hedef aldığını göreceksiniz. Yine satanist dünya düzeninin sahiplerinin 2003 Irak işgaline karşı çıkan Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ı nasıl aşağıladığını ve çöken düzenin en büyük tetikçisi, jandarması ve hegemonik gücü olan ABD'nin itibarsızlaşması sonucu Macron'un Fransa'nın geleneksel eski gücünü canlandırmak ve sert ahlakın yumuşatılması olarak tanımlanan eşcinsel-homoseksüel cinsiyet teorisi de dahil olmak üzere, satanistlerin çıkarlarını sürdürmek için nasıl desteklendiğini açık bir şekilde okuyacaksınız (2017'de yapılan seçimlerde, katılım oranının yüzde 80 civarında olduğu seçimlerde Macron,(Seçime katılımın hayli düşük kaldığı Fransa'da 2. tura kalan Macron kayıtlı seçmenlerin yüzde 43,63'ünü, Le Pen ise 22,42'sinin oyunu aldı.) Bir itiraf niteliğinde olan bu analiz, Macron'un Türkiye ve İslam karşıtı politikalarının temel mantığını anlamanızı sağlayacak, Chirac dolayısıyla cezalandırılan Fransa'ya karşılık çok parçalı koalisyona rağmen söz dinleyen Merkel'in şahsında aslında bitik olan Almanya'nın Avrupa Birliği'nin patronu haline getirildiğini öğreneceksiniz. 14 Nisan 2018'de defalarca kimyasal silah kullanan Esat rejimine bir hafta önceden duyurulan cezalandırıcı saldırıya ABD ve İngiltere ile birlikte katılması ile Fransa'nın küresel sahnelere geri döndüğünü 'kanıtlayan' Macron, Suriye'de ABD'nin kontrol ettiği ve PKK-YPG ile terörize ettiği topraklara yerleşmeye devam ediyor. Macron, ABD Başkanı Trump'ın 8 Mayıs 2018'de İran kararı sonrası yaptığı açıklamada, 'Fransa, İngiltere ve Almanya Trump'ın İran nükleer anlaşmasından çekilme kararından dolayı üzüntü duyuyor' ifadesini kullanarak diğer Avrupa Birliği kurumları ve ülkeleri gibi, satanist Velayet yönetimi ile yapılan İran Nükleer anlaşmasının sürmesini isteyen neocon satanistlerin sözcülüğünü yapmaya devam ediyor.
Seçkin Deniz, 22.05.2018

The “Macron miracle” could transform France into a global powerhouse

Çarpıcı Cumhurbaşkanlığı zaferinden bir ay sonra ve yeni kurulan partisi (La République en Marche-Yürüyüş seçim ittifakı yaptığı Demokrasi Hareketi (MoDem) ile birlikte 577 üyeli Ulusal Meclis'te 350 sandalye kazandı) beklenmedik ölçüde parlamentoda güç kazanmasından üç gün sonra, Beşinci Fransız Cumhuriyetinin en genç cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, iyimser ve hevesli olmak için her türlü sebebi vardı. Paris Yaşasın Teknoloji Konferansı'nda 15 Haziran 2017'de, Fransa'da “yeni bir momentumun başlangıcını” ilan etti: “Fransa’nın bir başlangıç ülkesi olmasını, yeni girişmcilerle birlikte çalışan bir ulus olmasını, aynı zamanda bir girişimci gibi düşünen ve hareket eden bir ulus olmasını istiyorum.”

SA6178/SD991: "varlıkla yokluk zıt değildir"/ 24.04.2005/ 350. patika




...varlık ve yokluk arayışı tek çıkışlı bir arayıştır...
...yokluk çıkış değildir; çıkışı var gibi görünüyorsa bu sanrıdır...
...sadece varlık vardır...
...ve varlıkla yokluk zıt değildir; varlığı kavrayamadığımız zaman yokluğu kullanırız...
...olan, sadece karar verdiğindir...
...varlık veya yokluk aynıdır; ancak reddedebilmen için varlığın zıddını oluşturman gerek ve sen varlığın zıddı olarak yokluğu oluşturduğunu sanarsın..
...oysa yokluk yoktur...
...ve unutmamalısın ki; senin kararların yokluğun varlaşmasını sağlayacak kadar güçlü değiller, sen yaratıcı değilsin, yaratılanları belirlenmiş figür ve sistemlerle kompoze edensin...
...aslında kompoze de edemezsin; ancak edebilirliğini kabullenmen için sana dairesel yetki alanları verilmiştir...

SA6177/SD990: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 337 (01-05 Nisan 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(01-05 Nisan 2016)  (Nisan 2016: 3.444 Tweet+Önceki Toplam: 194.611 +3.444 = 198.055 Tweet)

 T.Gner@Trrguni
@TK_HelpDesk THY ve TRnin itibarı ile oynayan bu kişilerle ilgili yasal işlem başlattığınızı umuyorum twitter.com/aykan_erdemir/…
@Seckin_Deniz retweetledi

 NTV
@ntv
Katlanabilir telefonlara az kaldı ntv.com.tr/teknoloji/katl… pic.twitter.com/Cyu19HCcaK
@Seckin_Deniz retweetledi

21 Mayıs 2018 Pazartesi

SA6176/ÇY11-HK14: Kritik Sorular Çağı

"Düşünsenize, sorulma gününü bekleyen bir soru kendini nasıl hisseder?"


Bir şeyi bilmek çoğu zaman tek başına yeterli olmuyor. İnsan zaten “biliyorum” dediği şeylerin kaçta kaçını hakikatiyle biliyordur ki? 

Böylesine derinlikli cümlelerle yazıyı açmamızın elbette bir sebebi var: “sormayı dert edinmek.” 

Halk arasında az bir bilginizin olduğu konuların sorusunu soramazsınız. Çünkü genel kanaatte, soru bilinmeyen şey üzerine sorulur. İnsan hayatına dönüp baktığında gerçekten de sadece bilmediğini öğrenmek için mi soru sorduğunu açıkça görebilir. Herhalde soru, bu kadar sığ ve kısa bir içeriği barındırıyor olamaz içinde. Bir de şu çerçeveden bakalım meseleye; sormanın gülünç olacak ne yanı var ki her şeyi çok iyi bildiği düşünülen kimsenin sorduğu sorular, diğerleri tarafından böyle karşılansın?...

SA6175/SD989: İngiltere'de Müslümanlar: Değişim Nasıl Olacak?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, geleceğe doğru kötü gidişi engellemek ve değiştirmek adına, İngiltere'de genç müslüman erkeklerin ve kadınların yaşadığı islamofobik sorunlara karşı yapılması gerekenleri anlatmakta; ayrıca müslüman topluluklardaki erkek egemen durumun, geniş toplumun içinde değişim geçirerek farklılaştığını, hem erkeğin hem de kadının yükseköğrenim görerek işgücüne katılımlarının sağlanmasının hane gelirini arttıracağını ama bununla birlikte ırkçılık, ayrımcılık ve kültürel marjinalleşme baskıları ile İngiltere'den dışarıya müslüman beyin göçü yaşandığını ifade ederek, tedbir alınmasını önermektedir.
Seçkin Deniz, 21.05.2018

Muslims in the UK: How change will come

"Toplumsal cinsiyet eşitliği bir öncelik olmalı, ama aynı zamanda Müslüman kadınları ve erkekleri güçlendirmeye odaklanmalı."

Geleceğe daha iyi hazırlanabilmemiz için hiçbirimizin gelecekte neler olduğunu bilmek için bir kristal topu ya da  geleceğe yolculuk etmek gibi bir yeteneğimiz yoktur. Fakat İslamofobi ve radikalleşme bağlamında İngiliz Müslümanlar için gelecek düşüncesinde, bazı önemli sorunlar akla geliyor. 


Geçmiş geleceğin bir öngörüsü olmasa da, belli sonuçların ortaya çıkma olasılığını öne çıkaran bir dizi gelişmekte olan eğilim ve mevcut model vardır. Şu anki gerçeklik, bariz bir gelecek önermesine rağmen, değişim kaçınılmazdır. Belirli yapısal önkoşullar belirli sonuçları belirler, ancak Müslümanlar çözümsüz değildir.

SA6174/ÇY12-EÖRS6: İnfak'ın Namusunu, Nifak'ın Şerrinden Koru..

"Ve haddini bil ki, Rab de bilsin seni.." 


Kendime..

Herşey çok basit aslında..

Önce tanı Rab'bini.. 
Hakkıyla takdir edemeyeceğini bilsen de, idrak et O'nu..
Ve iman et güvenerek O'na
Uy öğretilerine O'nun istediği şekilde
Bırak terbiye etsin seni...

SA6173/KY1-CÇ499: Müslüman

"Elhamdülillah müslümanım!"


Kimi klik, meşrep ve mektebin hakkımızdaki hükmünü, tanımı verdik.. peki ben kendimi nasıl tanımlıyorum? Öyle ya.. hakkımda ittifak edilen 'kâfir' nitelemesine karşın benim kendimi tanımlayışım, kendimi nasıl gördüğüm daha önemlidir.. zira beni bağlayacak başkalarının değil kendi yargım, kendi tanımlamamdır..


Efendim, ben, kendimi ve kendimi içinde bulduğum varlığın bir var edici tarafından var edildiğime inanıyorum.. kendiliğindenliği ussal bulmuyorum.. niçin ussal bulmadığım üzerine ontolojik bir takım çözümlemelere görüşlere yargılara girişecek değilim, zira burası yeri değil.. sadece şu kadarını söyleyeyim ki Russel gibi (Russel'ın deist olduğunu söyleyenler var ve onun 'duyma bilgisi olmayanın kulak yapması olanaksızdır!' mealinde bir yargısı olduğu dile getirilir zaman zaman) 'duyma bilgisi' sahibi varlığı zorunlu bir varlık, varlığı var etmiştir, diyorum.. 

SA6172/KY69-EY106: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6171/KY58-GÖKA102: ‘Anne Ne Yaptın?’

“Yeterince iyi anne”, evladının bağımsızlığını destekleyip onu kendisi olmadan yürümeye hazırlayan, hayatı öğreten annedir.


İnsan psikolojisiyle ilgili rehberlik vazifesi üstlenen uzmanlar olarak bıktırırcasına anneliğin önemini vurgulayıp duruyoruz. Kadınlar, iyi “ama niye tüm yükü bizim sırtımıza yüklüyorsunuz?” diye itiraz ederken hiç de haksız değiller. Evet, bu yük çok fazla ama bizim hele hele biz erkek evlatların da annemizden başka gideceğimiz kimimiz var? 

“Ağlarsa anam ağlar/ Gerisi yalan ağlar” sözünü tarih boyunca o kadar çok doğruladı ki tecrübelerimiz… Başımıza gelen dertler, bizi yolumuzdan alıkoymaya çalışan zorluklar, mihnetler karşısında o kadar çok annemizin karnındaki saadet günlerimize dönmeyi arzuladık ki…

20 Mayıs 2018 Pazar

SA6170/KY1-CÇ498: Nefretin Tedavisi Yoktur

"Bırakın kendi nefretlerinde boğulsunlar.."


Nefretinizde boğuluyorsunuz.. boğulmaktasınız.. boğulacaksınız!

Teksaslı bir beyaz bir zenciden, bir neo nazi bir Türk'ten, bir siyonist bir Filistinli'den niçin nefret ediyorsa siz de okul koridorlarında başı örtülü bir öğretmenin oluşundan, hastanede başı örtülü bir doktor ve hemşire oluşundan, adliye saraylarında başı örtülü bir hakim ve avukat oluşundan, ana dilinde tv. kanalı olması yüzünden nefret yüklüsünüz.. siz sizden olmayanlardan nefret ediyorsunuz.. 

SA6169/SD988: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 336 (26-31 Mart 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(26-31 Mart 2016)  (Mart 2016: 3.594 Tweet+Önceki Toplam: 191.017 +3.594 = 194.611 Tweet)

 Al Jazeera Türk
@AJTurk
Cübbeli Ahmet Hoca hakkında ''dini değerlere hakaret'' suçlamasıyla dava açıldı. ajtr.me/dv3a pic.twitter.com/s7bwcNDosl
@Seckin_Deniz retweetledi

SA6168/KY71-ATANTİK8: Dem Yüzü; Demlenen Hayatlar

"Dem, boşuna seçilmiş bir başlık değildi."


Her kitap okuma serüvenim farklıdır. Bazı kitaplar kendilerini gözüme sokarlar, öyle okurum, bazı kitapları ben bulurum, onları okurum, bazı kitapları ise aldığım gibi okurum… Dem Yüzü kitabını geçen sene Beyazıt Kitap fuarında almış ve yazarına da imzalatmış, ayrıca yazarının verdiği konferansı da dinlemiştim. Ancak kitap kendini yokluğa tevdi etti… Ta ki geçen hafta tekrar kitap bana kendisini gösterene kadar…  

SA6167/KY69-EY105: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6166/KY37-AZ281: Sayın Erdoğan, O Listeyi Kendiniz Yapın..

Millet bunu hak ediyor…


Başlıktaki ricam, aynı zamanda Sayın Bahçeli için de geçerlidir. Anladınız. Milletvekili aday listesinden söz ediyorum, milletin yüz yıllık hesaplaşmayı, tarihi beka mücadelesini sabırla omuzladığı bir dönemde siyasetin hata yapma lüksü yoktur.

“Cumhur ittifakı” Amerikan emperyalizminin proje örgütleri FETÖ ve PKK’ya karşı “beka mücadelesinin ana omurgasını” oluşturuyor, bu nedenle, AK Parti ve MHP listelerinde bir tek “kripto” sızmaya bile milletin tahammülü yoktur!..(Diğer partileri de izleyeceğiz kuşkusuz ama onların zaten bu iki örgütle mücadele konusunda ortaya koydukları bir plan yok, kripto sızma görürsek şaşırmayız, ilan ederiz, o kadar.)

Seçkin Deniz Twitter Akışı