19 Nisan 2018 Perşembe

SA5984/KY70-ZK4: Bizi Bu Hatırsızlık Bitirecek…

"Seni geçmişin labirentli yollarında aramış da çikolatasına iddiaya girmiş çocukluk arkadaşını 'düşünsel öteki’liliğe harcama."


İki kadın sarılıyor yıllarca görüşmemiş olmamın hasretiyle. Birbirlerinin yüzüne bakıp sonra gülümseyerek tekrar sarılıyorlar yılların açığını kapatmak istercesine. "Sen otur önce, yok vallahi önce sen otur" derken konu bıyıkları terlemiş oğullara, evlilik çağına gelmiş kızlara geliyor. Allah onları bağışlasın, iyi insanlara denk getirsinler de bittikten sonra konu ‘Eee ne olacak bu ülkenin hali?’ne geliyor…

Hüseyin Efendi de kahvehanede gazetesinden başını kaldırıp aynı vakitlerde aynı soruyu soruyordu karşı masadaki Rüstem’e. "Ne olacaktı bu ülkenin hali?... Yılların kahvecisi olayın gideceği yeri çok iyi bildiğinden hemen el atar; “Beyler çaylar çok taze!”

SA5983/KY29-YA99: İşte Almanya’nın Özgürlük Anlayışı; 'Can Feda' Filminin Gösterimi Durduruldu

Almanya 'Can Feda' filminin gösterimini durdurdu. Aydın geçinenlerin ve sürekli sanatta özgürlüğü savunanların Almanya’nın bu tutumuna tepki göstermelerini bekliyorum, zira bu tepki gerçek niyetleri ortaya koyacak.

  
Basın özgürlüğü, medyanın tarafsızlığı, ideolojilerin yayılmasında basın gibi konular, iletişim okuyanların en fazla üzerinde durdukları konu; lakin, şu bir gerçek ki, her ülkenin özgürlük anlayışı kendi ulusal çıkarları çerçevesinde çizilmekte. 

Lafı dolandırmayalım; Almanya’da, Türkiye’de çekilen ve sınır ötesi operasyonu anlatan 'Can Feda' filminin gösterimi durdurulmuş. Sebep, gençleri şiddete teşvik etmesi!

SA5982/KY49-İTIĞLI95: Üçüncü Dünya Savaşı Ne İşe Yarar?

"Felaket tellallığı yapmaya hiç gerek yok. Bir Üçüncü Dünya Savaşı bu tür restleşmelerden çıkmaz. Çünkü her Marvel filminin sonu olduğu gibi bu şovun da bir sonu olacak. Yalnız burada “kahraman kim olacak?” asıl sorulması gereken soru…"


Soğuk savaş döneminde en çok duyduğumuz cümlelerden biriydi: ”Yakında Üçüncü Dünya Savaşı çıkacak.” Bir türlü ABD ve Sovyetler Birliği, Küba krizinde olduğu gibi didişseler de kavga etseler de savaşı göze alamadılar. Nihayetinde küresel siyasete ve ekonomiye fazla direnemeyen Sovyetler Birliği gitti yerine Rusya geldi.

Hatırlayınız İran-Irak Savaşı, Birinci ve İkinci Körfez Savaşlarında da benzer dedikodular seslendirildi fakat bir türlü Üçüncü Dünya Savaşı çıkmadı. ABD, Rusya’nın terk etmek zorunda kaldığı Afganistan’ı işgal etti, yine de iki ülke arasında bir savaş yaşanmadı.

SA5981/SD953: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 323 (21-25 Ocak 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(21-25 Ocak 2016)  (Ocak 2016: 3.133 Tweet+Önceki Toplam: 184.702+3.133 = 187.835 Tweet)

Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Gobbels: "Süperman Yahudi'dir" dediğinde yalanlanmıştı, ama şmdi Haaretz itiraf ediyor sonsuzark.com/2016/01/sa2397…

 Sonsuz Ark@SonsuzArk
Sonsuz Ark: SA2397/ÇY4-DB57: Bir Haaretz İtirafı/ Süper Kahramanlar: Çizgi Romanların Gizli Yahudi Tarihi sonsuzark.com/2016/01/sa2397…
@Seckin_Deniz retweetledi

SA5980/KY35-YTK263: Erken Seçim Dersleri

Yaşar Taşkın Koç'tan.... Di'li Geçmiş Zaman




09 Haziran 2015, Salı

1- İlk dersi ben aldım.


Bu bana ders olur mu, bundan sonra daha doğru tahminlerde bulunur muyum bilmem ama bir kere daha dersimi aldım.


HDP'nin seçimlere parti olarak girme kararını son güne kadar eleştirdim. Barajı geçemeyeceği halde bunun bir intihar anlamına geldiğini savundum. Sandıklar açılmaya başladığında da aynı kesin kanaatteydim. Çok güzel yanıldım.

SA5979/KY69-EY78: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5978/KY60-ES56: Din Dilini Yeniden Kurmak Zorundayız



Gençler arasında Deizm eğilimi olup olmadığı tartışmaları tüm hızıyla devam ediyor, ancak bir türlü bu tartışmanın ötesine geçip gençlere odaklanamıyoruz.  Deizm topuna girme sebebimiz gençlere ulaşma zorunluluğumuza dikkat çekmekti. Bu nedenle bu hafta uzmanlara gençlerle nasıl iletişim kurabileceğimizi, üstümüze düşen sorumluluğun ne olduğunu sorduk. Ortak kanı din dilinin yenilenmesi ve tebliğ boyutundan temsil boyutuna geçmemiz gerektiği.

Anne Ben Deist Oldum dosyamızın yayınlanmasının hemen ardından çok sayıda geri dönüş aldım. Bunlardan bir kısmı “Böyle bir dosya yapmaya ne gerek vardı. İnanç krizi yaşayan gençler varsa, dini bütün çok sayıda gencimiz de var” bağlamındaydı. Diğer taraftan gençlerle iletişim halindeki bazı kişiler de vak'anın gerçekliğine şahitlik ettiklerini ve sorunu ortaya koyma anlamında dosyanın faydalı olduğunu iletti. 

18 Nisan 2018 Çarşamba

SA5977/ÇY11-HK4: Eğlence Sektörü de Savaşır

"Eski-yeni savaşında bakalım kim kazanacak? Önemlisi izleyici, okuyucu, tüketici her ne derseniz onun konumunu ardalamadan neler yapılacak, neler olacak?" 


Bir şeyi okumak mı, izlemek mi daha iyidir derseniz, ikisi de kendi içinde ayrı kulvarlardadır derim. Aklıma gelen ilk örnek Hannibal, Harry Potter, Sherlock Holmes… Bu kitapların dizileri ve filmleri çekildi, onlarca figürü satıldı. Figür demişken en geniş evrene sahip olan Star Wars’u da unutmamak lazım. 

Her türlü içerikle karşımıza çıkan ve milyonlarca hayranı bulunan bu yapımlar, sektörün en çok tüketilen içeriklerinin başında geliyor. Ama yeni nesil bilim kurgu, fantastik ve gerilim dizi-filmlerle artık yeni bir söylem üretilemiyor. Tabi bu noktada Star Wars’u ayırmak gerek. Efsanelerden olan Star Wars’ı çok sevdiğim için araya sıkıştırmak istedim. Yoksa diğer yapıtlara oranla kendi hikâyesini uzun yıllarca üretme potansiyeline sahip nadir evrenlerden. Star Wars, Star Trek belki birkaç tane daha sayabiliriz.

SA5976/KY25-NO114: Babam

"Allah'tan dileğim mekanını cennet eylemesidir. Evladın babada hakkı olmaz bilirim, ama ben senden razıydım, Allah da razı olsun."


Bundan iki yıl önce bugün kaybetmişiz Babamı... Zaman gösterdi ki kaybettiğimiz, sadece hayatımızda çok önemli bir yer tutan bir büyüğümüz değil çok daha fazlası imiş. Varken nereye koyacağımızı bilemediğimiz değerleri yokluğunda baştacı etmek istersiniz ama nafiledir.

Ben onun hayatımızda işgal ettiği özgül ağırlığı kaybedince anladım. O gün bugündür babalığın ne kadar zor olduğunu bizzat yaşayarak baba olmaya çalışarak görüyorum... "Babası olan insan kaç yaşında olursa olsun çocukmuş derlerdi", yaşayarak öğrendim.

SA5975/Sonsuz Ark-YD95: Beynin Uyku Anında Anıları Nasıl Depoladığı Gözlemlendi

"REM dışı uyku, birkaç saatlik uykuyla gerçekleşir. Bu yüzden, uykunun bu ilk birkaç saatlik dilimini kesintiye uğratmamanın önemli olduğunu bilmelisiniz. Hafızaların uyku sırasında nasıl pekiştirildiğine dair kavrayışımızın gelişmesi, insomnia ve benzer uyku bozuklukları yaşayan insanların tedavilerinde adımlar atılmasına zemin hazırlayabilir. "



Sonunda, beynimizin uyku anında nasıl hafızalar oluşturduğunu görebildik. Uyuyan insanların beyinlerinde taramalar gerçekleştiren araştırmacılar, bir hafızanın “izini” sürerek beynin bir bölgesinden bir başka bölgesine nasıl hareket ettiğini izledi.

Taramalar sırasında, hafızaya dair takip edilen bir tür izin, bir noktada kaybolduğu anda başka bir noktada ortaya çıktığı gözlemlendi. Ve bu gözlem ile ilk kez, uyku sırasında insanlarda hafızaların takibi yapılabildi.

SA5974/KY37-AZ272: Emperyalizm ve 'Küresel Vicdan...' Peh!..

"Biz ne yapacağımızı biliyoruz." 


Eğer, halkına karşı kimyasal silah kullanmayı alışkanlık edinmiş Baas’çı katil Esed’e karşı, küresel vicdanı temizlemek ABD-Fransa-İngiltere ittifakına kaldıysa, insanlığa geçmiş olsun!.. Yüzbinlerce insan varil bombaları ile öldürülürken, milyonlarca masum, mülteci kılınırken susan, bırakın susmayı, 7 yıllık savaşın ateşine odun atmayı sürdüren bir “vicdan” devrede öyle mi, geçiniz. 

Batı’nın konvansiyonel askeri gücüyle baş edemeyecek Rusya’yı Doğu Akdeniz’de kilitlediler, Çin başta kendilerine meydan okuma kapasitesi olan herkese gereken mesajı verdiler, çekildiler, pekiyi,Esed nerede, işinin başında, yeni katliam planları yapıyor!.. 

SA5973/KY69-EY77: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5972/KY38-SevDur137: “İnşallah Hafta İçi Ölürüz”



Takdim

Yıl 1961. Almanya’nın beklediği işçiler Sirkeci-Münih treninde yerini çoktan aldı. Son vedalaşmalar, son fısıldaşmaların ardından bitimsiz bir sessizlik ve itaat hakim vagonlarda. “İşçi kardeşim, yabancı ilde yapacağın iyi iş de, kötü iş de şahsına yüklenmez, memleketimize ait olur” uyarısı kulaklarda çınlıyor belli ki. 

Türklerin göç hikayesi işte böyle başlıyor o yıllarda. DiasporaTürk’ün editörü Gökhan Duman’ın, Vadi Yayınlarından çıkan kitabı “11. Peron”, bir yanı gurbet, bir yanı memleket hikayelerini anlatıyor. Eşyası az umudu çok göçmen evlerinden geri dönüş olmadığını anladıklarında, göz önlerinden ayırmadıkları bavullarının içindeki eşyaları çıkartıp kullananların hikayesi. Göç Hikayelerinin yalnızca yaşayan kişiye ait olmadıklarını söyleyen Gökhan Duman’la 11. Peron’u konuştuk.

17 Nisan 2018 Salı

SA5971/SD952: NATO'nun Zenginleri ve Medyası Tarihe Karışırken....

"ABD liderliğinde dünyaya kan kusturan Küresel Emperyalizm'in bütün kurumsal direktörlerinin yas tuttuğu bugünde ABD ve ürettiği küresel ağ çöküyor, bu artık bütün çıplaklığıyla görünüyor..."



17 Nisan 1993'te görevi başında iken Öl(dürül)en Türkiye'nin ilk cuma namazına giden, meclisin özgürce seçtiği ilk sivil Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçen 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın (ruhuna Fatiha) anısına...

60'lı 70'li yılların yoklukla, yoksullukla dolu günlerinde; toplumun henüz tanışmadığı anarşi ve terörün NATO tarafından 60'lı yıllarda üniversitelerde ideolojik kamplaşma ile mayalandığı ve 70'li yıllarda Türkiye'nin neredeyse her mahallesine yayıldığı günlerde, kaybetmeyen, aksine sürekli kazanan ve kazandıkça da devlete hükmeden, hükümetlere talimat veren görev ve yetki alanları ayrılmış aileler ve o ailelerin liderleri vardı. 

NATO kendi askerini, polisini, istihbaratçısını, bürokratını, yargıcını, savcısını, akademisyenini, teröristini, partilerini, cemaat ve tarikatlerini tasarladığı ve yetiştirdiği gibi kendi medyasını ve zenginini de tasarlıyor, görevlendiriyor, yetiştiriyor, zenginleştiriyor ve güçlendiriyordu. Çünkü halkın demokratik bir biçimde seçtiği ilk Başbakan 27 Mayıs 1960'da NATO'nun emirleri doğrultusunda askerî darbe ile devrilmiş ve idam edilmişti. Halk 'Kanlı Amerikan Yüzyılı'nda sadece ve yalnızca çocukları ve emeği kullanılan bir sürüngendi, sürüngen gibi yaşamalı, sürüngen gibi ölmeliydi...

SA5970/SD951: Sonsuz Ark'ta Bir Çizgi Ustası-Bir Karikatürist; Erhan Yalvaç

Erhan Yalvaç, geçmişin NATO bağımlısı Türkiye'sini çok iyi bilen, yukarıda anlattığımız süreçlerin tamamını yaşamış ve bugün bağımsızlık, bütünlük, demokrasi mücadelesi veren ülkesinin, vatanının ve halkının çıkarlarını önemli bulan bir sanatçı olarak doğru, güvenilir içerikle yüklü eleştiriler yapan karikatürleriyle zamana çok değerli katkılarda bulunuyor;  hayata, gerçeğe dokunuyor ve yansıtıyor; yüzlerce sözcükten daha fazla etki uyandıran çizgileriyle tarihi özetliyor.

 

ABD'nin, Avrupa'nın medya tröstlerinin, istihbarat örgütlerinin kontrolünde olan klasik medyayı ve ürettiği tasarlanmış içeriklerle bütün dünyayı yönettiği bir yüzyıldan, sosyal medyanın kontrol edilemez akışıyla ABD'yi, Avrupa'yı sarstığı bir yüzyıla; basılı medya araçlarından dijital medya araçlarına geçerken değişmeyen tek şeyin içerik olduğunu görüyoruz. 

İçeriğin kağıt, tual ve türevlerine basılı ya da çizili olması ile dijital ekranlarda var olması, hedef kitlenin algılarını etkilemek adına hiç de farklı sonuçlar üretmiyor; aksine dijital medya klasik medyadan çok daha fazla ulaşılabilir olduğu için daha geniş bir alanda daha fazla sayıda insana ulaşma imkanına sahip. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı