13 Aralık 2017 Çarşamba

SA5319/KY64-ZTK36: Trump İçin Kudüs Küresel Kültür Savaşı'nın Bir Uzantısı

"Trump tabii ki Kudüs’ün statüsü meselesinin ne denli hassas olduğunun farkında; tanıma ve [büyükelçiliği] taşıma vaadini kararlılıkla sürdürme kararı, bundan sonra gelebilecek kaosa belki de [kasten] davetiye çıkardığı hissini veriyor."

For Trump, Jerusalem is an extension of a global culture war

(...)

Başkan Trump, [Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınacağıyla ilgili] açıklamasında Kudüs’ü “kadim dönemde Yahudi halkının kurduğu başkent” olarak sitayişle niteledi ve ufukta bir çözümün görünmediği çatışmada “yeni bir yaklaşım” benimseme zamanı geldi dedi.

Buradaki ironi şu: Kudüs üzerinden yürüyen tartışmaya eşlik eden asırlık hak iddiasına rağmen mevcut anlaşmazlık aslında oldukça modern. Daha önceki seküler Siyonist nesil, sayısız mezhebin ve mutaassıp grubun vatanı olan kutsal şehre ilgi duymamış, bunun yerine Tel Avivi’i ve yeni İsrail devletinin diğer modern vizyonlarını inşa etmeye odaklanmıştı. Ancak onlarca yıl süren savaşta bu da değişti [Z.T.K. 1967 Savaşı bu noktada bir dönüm noktasıdır].

SA5318/KY37-AZ236: Erdoğan-Putin: Top Altıpasta Önünüze Düştü, Kale Boş!..

"Yapacaklardır..."


“Müslümanlar haklı oldukları bu meselede işgalcilere malzeme vermemelidir. Tepkimizi gösterirken demokrasiden ayrılmamalıyız. Biz asla ırkçı olamayız. Masumlara zarar veremeyiz. Aksi takdirde farkımız kalmaz. “Erdoğan’ın haftasonu yaptığı konuşmada yer alan bu cümlenin altına imzamı atıyorum. Kudüs meselesinde bir “din savaşı” vermiyoruz, hedefimizde bütün Yahudiler de yer almıyor. ABD ile İsrail’i ele geçirmiş bir çeteyle “siyasi kavga” veriyoruz, cephemizi de en geniş noktaya taşıyoruz.

Bir “hilal-haç” kavgası değil bu, “Yahudi düşmanlığı” ise o çetenin bizden beklediği stratejik hata. Bu kavgada, yanımıza demokrat, ilerici Yahudileri de alarak yolumuzda yürüyeceğiz, bilin.

SA5317/KY38-SevDur107: Hz. Peygamber (sav)’i Romanla Anlatmak Mümkün mü?


Takdim

Peygamber Efendimizin hayatını günümüz dünyasına taşımak, onu çeşitli yöntemlerle anlatmak konusu çerçevesinde romana, yani kurmaca edebiyata hep şerh düşülmüştür. Romanın yapısı bakımından tasvire, muhayyel dünyaya ve kurmacaya yer vermesi gerekirken, Peygamber efendimiz söz konusu olduğunda hakikate bağlı kalma mecburiyeti doğmaktadır. Bu konuda genel endişeler aynı olsa bile, yöntem üzerinde yeni formlar bulunarak Hz. Peygamberi anlatmanın adabını, sınırlarını, hassasiyetlerini, gözetilmesi gereken ilkeleri bulmamız gerektiği konusu da ortada.

Meridyen Derneği, FSMVÜ Edebiyat Fakültesi, İÜ Edebiyat Fakültesi, MÜ İlahiyat Fakültesi, İMÜ Edebiyat Fakültesi’nin işbirliğiyle düzenlenen, Sireti Surette Görmek – Hz. Peygamber’i Kurmaca Dünyada Yazmak sempozyumu bu konudaki kafa karışıklığını gidermek ve doğru bir yöntem belirlemek açısından önemli bir çalışma oldu. Biz de Gerçek Hayat dergisi olarak konunun uzmanlarına Peygamberimizin hayatının roman olarak yazılıp yazılamayacağını sorduk.  

SA5316/KY34-EE9: Mu'tedil/Dengeli Bir Ümmet



بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم



Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlarım.

Âlemlerin Rabbi, Mevlâmız olan Allah’a hamd, örnek kulu, son Resûlü Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ü selâm ile sözlerime başlarım.

Kur'an'da, Allah'ın insanı yaratıp, dimdik durmasını sağladığı, kulak, göz ve kalpler verdiği (Mülk, 67/22,23.), insanın en güzel bir şekilde yaratıldığı, (Tin, 95/4.) düzgün ve dengeli kılındığı (İnfitâr, 82/17) buyurulmaktadır.

SA5315/Sonsuz Ark-YD70: 'Kuantum Hilbert Oteli' Tam Doluyken Bile Size Boş Oda Verebilir

"Kuramsal yaklaşımda, bir potansiyel kuyusu içinde bulunan parçacığın enerji düzeyleri alınırken, deneysel yaklaşımda ışığın sonsuz sayıdaki yörüngesel açısal momentum durumları alınıyor."

Görsel Telif: Václav Potoček, et al. ©2015 American Physical Society 

1924 yılında matematikçi David Hilbert, tamamı dolu olan sonsuz odalı bir otel tanımlamıştı. Hilbert, sonsuzluğun mantığa aykırı gibi görünen doğasını gözler önüne sererek, tamamen dolu olan bu otelin yine de başka misafirler ağırlayabileceğini gösterdi.

Elbette gerçek tuğlalardan örülmüş böyle bir otel bulunmuyor ama fizikçi Václav Potoček önderliğindeki araştırma ekibi Kuantum Hilbert Oteli‘ni bir ışın demeti kullanarak fiziksel olarak gerçeğe dönüştürdü. Çalışma sonuçları geçtiğimiz haftalarda Physical Review Letters dergisinde yayımlandı. 

12 Aralık 2017 Salı

SA5314/SD844: Çimenlerin Üstündeki Çiğ; Dünyayı Kim Yönetiyor?

"Orman hayvanları arasındaki, davar sürülerini paralayıp dağıtan, kurtulma fırsatı vermeyen 'genç aslan' olduğunuza mı inanıyorsunuz? 'Öyle Yahudiler' artık Neturei Karta dışındaki tüm yahudileri mi kapsıyor? Eğer öyleyse eleştirilmek en çok hak ettiğiniz şey olmalı değil midir? Dünyayı yönetirken olan bütün her şeyden sorumlu değil misiniz?"


Jewsİnfo adlı internet sitesinin tepesinde Tevrat ayeti olduğu iddia edilen bir ifade var: "Ve Yakup'tan kalan, Rabbin çimenlerin üzerine yağdırdığı çiğ gibi birçok halkın arasında olacak ... " (Mika 5:6) "And the remnant of Jacob shall be in the midst of many peoples, as dew from the Lord, as showers upon the grass..."  MICAH 5:6 

Bu  devamında "...kimseye dayanmadan, kimsenin onayını beklemeden...Otları sulayan sağanak yağmurları gibi olacaklar." yazılı cümlenin dikkatle seçilmiş bir parçası... Çimenlerin üstündeki 'çiğ' açıkça Yakup'tan kalan, yani Yakub'un soyundan gelenler, yahudiler... Dikkat ediniz Nuh'un oğlu Sam'ın soyundan gelenler değil, Semitler değil; devam ediyor Tevrat'ta olduğu iddia edilen ayetler:

SA5313/SD843: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 268 (16-20 Nisan 2015)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(16-20 Nisan 2015)  (Nisan 2015: 2.838 Tweet+Önceki Toplam: 154.597+2.838= 157.435 Tweet)


 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Bak mesela turfanda tarihçi...sana mükemmel bir sülale araştırması... Kavalalı... Tarihin en karanlık en mason kuklası hanedanı

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Başka bir deyişle... sınıfsal kompleksler...beyazlara hoş görünme kaygısı twitter.com/yildirimyasemi…

SA5312/SD842: "kızarmış ruhlar" /19.06.2005/ 373. patika



...kızarmış tüm ruhlar, bedenlerin sessizliğinde...
...kızgınlığın har vurup savurduğu her şeyden uzak tek şey...
...o hariç her anıdan açılan dar ve biçimsiz yollar...
...yaşıyor olmak dehlizlerinde hayatın...
...tahammül etmek, susmak, konuşmak, tepki vermek, eylemsiz kalmak, düşünmemek ve gerisi...
...bir kaç şey dışında ferağat edilecek şeyler o kadar çokken kızarmış ruhlar...
...tıkanmaya dönmeyen ve diğeri ile diğerlerinin arasında aklına kızgın korlar döküveren yediveren dört mevsim zakkumları...
...her şey o kadar kolay ki; gidivermek dahil....
...lâkin...
...kalacakların kaldığı yerde, burunlarında tütecek olanların kahrı var ya...

SA5311/SD841: Telveler 78

"Yanmayı murad ettiler, yandılar; ama yandıkları kendilerine fayda getirmedi..."


"Elinizde bir bakır tas... içinde sonsuz adet güzellik... çevrenizde çokça, güzellik susuzu-açı... Ve fütursuzca savrulur eliniz; bakır kabı sımsıkı tutup boşaltıncaya kadar... Ama bir türlü boşalmaz bakır tasınız; siz savurdukça elinizi, doğurulur güzellikler ardarda"...

Aklınıza zarar gelmez; merak etmeyin... Zihninize dolan her şeyi yapabilirsiniz...

11 Aralık 2017 Pazartesi

SA5310/KY28-ATA340: ABD ve Türkiye

"FETÖ kalkışması, NATO skandalı, Sarraf olayı ve diğerleri hiç tesadüf değil. En ince detayına kadar Türkiye’yi ve Türk Hükümetini yıpratmaya ve kendi adamlarını başa getirmeye yönelik operasyonlar… Türkiye’nin artık her tür vesayetten kurtulmasının zamanı geldi….  "


Gerçekte tarih, özellikle de doğru siyasi tarih, birçok konuyu açıklıyor meraklısına. 
ABD’nin Türkiye’ye nasıl ve ne zaman girdiğini, nasıl Türkiye’yi kimseye hissettirmeden ve dönemin hükümet yetkililerine çaktırmadan yıllarca yönettiğini ve günümüzde yaşadıklarımızın nedenlerini gözler önüne seriyor dikkatli bir okuyuşla bu Siyasi Tarih.

ABD Türkiye’ye mali olarak en zayıf olduğu bir dönemde adımı atmış. 1947 yılında ABD Başkanı Harry Truman’ın Kongre’de yaptığı konuşması ile ilan ettiği “Truman Doktrini” çerçevesindeki Marshall yardımı ile sınırlarımızdan elini kolunu sallaya sallaya girmiş, önüne üstelik bir de kırmızı halı serilerek.

SA5309/Sonsuz Ark-YD69: İsrailliler Trump'ın Kudüs Gambiti için Bedel Ödeyecek

Sonsuz Ark'ın notu:
Aşağıdaki analiz, Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabul eden 1995 tarihli yasanın uygulanmasını ertele(me)yen kararı imzalamasından (9 Aralık 2017 tarihli Milliyet'ten Verda Özer'e göre Trump'ın açıklamasının aksine erteleme yasasını imzaladığı açığa çıktı) sonra doğacak olan enfeksiyonların nasıl tedavi edilerek 'Kudüs İsrail'in Başkentidir" hükmünün tesis edilebileceğini anlatan bir metindir; temelde Trump'ın bu kararını destekleyen bir anafikirle yola çıkılarak yazılmıştır, amacı bu süreçte bir suç dosyasına dönen Netanyahu'yu mümkünse kullanmak, aksi halde harcamak için neler yapılabileceğini dikte etmektir... 6 Aralık günü Bloomberg'de yayınlanan bu metin ile 9-10 Aralık'ta İsrail'de Netanyahu aleyhine yapılan gösteriler arasında stratejik bir bağ vardır; tek amacı da Netanyahu üzerinde baskı oluşturmaktır. Yahudiler kendi aralarında kavga ederek, kavga eder görünerek Kudüs'ü tamamen elegeçirmeye devam ediyorlar; bu yaşanan 'gerçek' değişmiyor... Trump'ın damadı Kushner de bir yahudidir ve Yahudi İsrail ile Müslüman Filistin arasında yapılacak barış görüşmelerinde 'tarafsız bir Amerikalı' olamaz; Kushner taraflıdır ve Filistinli Araplar ve bütün Müslümanlar aleyhine çalışmaktadır.
Seçkin Deniz. 11.12.2017

Kushner tezgahlarda. Getty Images; Kobi Gideon / GPO

Israelis Will Pay for Trump's Jerusalem Gambit

"Başkan'ın cömertliğinin karşılığında barış sürecinde beklediği şey maliyetli olabilir."

Başkan Donald Trump'ın, Ortadoğu barışını sağlama açısından, 6 Aralık 2017 Çarşamba günü yaptığı bir konuşmada Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımaya karar vermesi mantıksız sayılabilir. Barış çabalarından vazgeçebilecek Filistin'de şiddetin yükselme riski Damat Jared Kushner tarafından arttırılıyor. Suudiler gibi önemli ABD müttefiklerinin Trump ile yan yana yürümesinin Filistinlileri bir anlaşmaya itmesi daha da zorlaşıyor. Bu, İsrail'e daha güvenli hissettirmeyecek; ABD ve İsrail'de sağcıları doyuracaktır; oyuncunun oynadığı oyun aslında iki devletli bir çözümden kaçınmak.

SA5308/KY13-AO150: İçi Boş Başaklar

"Mevsim öylesine çoraklaşıyor ki, etrafta dolu başak bulmak zorlaşıyor. Başı öne eğik, dolu başaklar yerine güzel görüntülü, içi boş başaklara ilgi git gide artıyor.." 


İçi boş başaklar bu konuda bilgisi, tecrübesi olmayanları hep yanıltırlar. Onların dik, gösterişli duruşlarına aldanır, en güzel dânelerin onlardan çıkacağını sanırsınız. Ancak sıradan bir rüzgarda bu başaklar yıkıldığında bunların içlerinin boş olduğunu görürsünüz.

Ve böylece o ana kadar varlıklarına sevindiğiniz, her gördüğünüzde gururlanıp, insanlığın geleceği için teminat gördüğünüz boş başak tarlaları sizi hayal kırıklığına uğratır.

SA5307/KY1-CÇ446: İstilâ-i Cihan-Kara Öfke/Roman II-6

Zenci halkının istilası, Avrupa'yı alkana boyayacak; bir eşi daha görülmemiş kıyımın öncüsü olan bu ilk darbe böyle gerçekleşmişti.

İkinci Bölüm
TOPLANMA VE HAC GÖREVİNİ YERİNE GETİRME
-6-

İngilizlerin Hindistan’daki Yenilgisi-  Sarı Soy- Süveyş’in Mütemehdiler Tarafından Ele Geçirilmesi- Zenci Özel Birliğin Boğazı Geçmesi- Diyinislerin Tuhaf Âdeti- Zervak’ın Pençesinde- Denize Atılanlar- Necme’nin Deyişleri- Ünlü Bir Yüzücü- Kaybolmuş Torpil- Pirim Adası

Güneş doğduğu zaman denizin sakin yüzü, sanki büyük bir deniz savaşı olmuş gibi kalıntılarla örtülüydü.

Direk parçaları, tahta parçaları, alt üst olmuş sandallar, özetle her şekilde kırılmış, kopmuş, kalıntı parçaları, geceki yeryüzündeki fırtınayla iç derinlikleri sarsılmış sanılan denizin çivit renkli yüzeyinde küçük dalgaların çalkantılarıyla sallanıyorlardı..

SA5306/KY57-AHCZD64: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 27: Nisâ (127-140)

"Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. 


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


NİSÂ SURESİNDE MÜ’MİNLERİN VASIFLARI (127-140. Ayetler)[1]

وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَٓاءِۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ ف۪يهِنَّۙ وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ ف۪ي يَتَامَى النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الْوِلْدَانِۙ وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِه۪ عَل۪يماً

SA5305/KY58-GÖKA56: Umut, Fakirin Değil Hepimizin Ekmeği

"İlk bakışta sanki hafızayla karşıt bir işleyişi var. Hafıza, geçmişin çocuğu ve hesap tutucusu iken umut, kendini mütemadiyen geleceğe doğru sarıyor gibi. Ama umut, hafızayla sıkı sıkıya rabıtalı, geçmişteki emek ve hatırlama, umut ağacının çırası. Emek verdiğimiz, duygularımızı yatırdığımız alanlar, geçmişte mutlu anlarımızın hafızamızda bıraktığı izlerin hatırlanması, şimdiki umudumuzun en önemli ateşleyicileri."


Umut, Türkçe “um” fiilinden türetilmiş, Dede Korkut Kitabı’nda dahi görülen bir kelimemiz. Farsçası, ümit; iki kelimenin benzerliği, aralarında güçlü bir etkileşimi akla getiriyor ama henüz ispat edilmiş değil. Günümüz Türkçesinde hem umut hem ümit yer alıyor. Umudun Arapça karşılığı ise dilimize çok şık biçimde “rica” olarak ve biraz anlam kaymasına uğrayarak alınmış olan “reca”… Rica’nın kendine özgü kullanımına ek olarak gerek umut gerek ümit, gündelik dilimizin en sık kullanılan sözlerinden… 

Her iki kelimeyi de hem kızlara hem erkeklere ad diye sıkça veriyoruz. “Umudunu kaybeden her şeyini kaybeder”, “Umut fakirin ekmeği”, “Allah’tan umut kesilmez”, “Çıkmadık canda umut vardır” gibi ifadeleri dilimizden kaldırsak Türkçe aksamaya başlar… 

Seçkin Deniz Twitter Akışı