7 Şubat 2018 Çarşamba

SA5607/KY34-EE27: Sefer ve Propaganda

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم



Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Âlemlerin Rabbi, Mevlâmız olan Allah’a hamd, örnek kulu, son Resûlü Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ü selâm ile sözlerime başlarım.

Hüseyin Gökalp Bey’in Propoganda ya da şık ismiyle Halkla İlişkiler (Public Relations - PR) tanımlaması ile başlamak istiyorum.

“Propaganda ya da şık ismiyle Halkla İlişkiler (Public Relations - PR) sektörünün kurucu babası Avusturya asıllı önce Yahudi sonra Amerikalı Edward Bernays'in sık kullandığı bazı terimler vardı. Mesela: 

Mind Molding: Zihni belli kalıplara yerleştirme. Hazır düşünceler ve klişe ifadeler ile bir ömür idare etme. Taraf, muhalif hatta marjinal olmanın bile standartlarının belli olması. 

Taste Forming: Her kesin Big Mac sevmesi onu sevmeyenlerin diğer firmanın Whopper'ının hastası olması, Cola ya da Fanta içmesi gibi. Alternatifleri ile yürüyen, dünyadaki farklı damaklara standart getirme işi.

Idea Suggesting: Bir konu ile ilgili ne düşüneceğini henüz öğrenmemiş kitlelere fikir verme. Örneğin İslam konusunda fikri olmayan obez Amerikalılara "Müslümanlar teröristtir." cümlesini öğretme ve bunu destekleyen fazla değil bir iki argüman verme.

Berynays ve benzerlerinin yaptığı iş tam olarak Firavun'un sihirbazlara yaptırdığı işti: İllüzyon.

Hakkın karşısında en profesyonel sihir, kurgu, algı, illüzyon, projeksiyon adını ne koyarsanız koyun işe yaramaz, yenilir. Ancak haklı isek bu geçerlidir.

Biz haklıyız. Öncelikle bunu bilmemiz lazım. Hakkın ne olduğu bilmiyor, hakka ittiba etmiyor, hakkı yeterince takdir edecek ilmi tahsil etmiyor ve hak ile batılı ayıramıyorsak Bernays gibilerinin ve patronlarının oyuncağı olmaktan kurtulamayız.”[1]

BATILI PROPAGANDANIN CANI CEHENNEME

Allah Mü’minlere bâtılın konumunu çok açık bir şekilde anlatmaktadır. Bâtıl, hakkı yok edemeyeceğini bilmesine rağmen çaresizce hakkı gizlemeye çalışır.

“Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler.” (Bakara,2/146.)[2]

Hakikati inkar eden kimsenin durumunda, tohumun üstünü örten çiftçi ile hakikati örtmeye ve yok etmeye çalışan kafirin benzeşmesi vardır. Hakikati yok edemeyeceğini anlayınca bu sefer hakkı gizlemeye, değiştirmeye ve olduğundan farklı hale dönüştürmeye çalışır. Bilmediği ise ne yapsa kaybedeceğidir.

Mü’minlere düşen bâtılı bâtıl bilip hakka sımsıkı sarılmak ve bâtılın kendilerini şüpheye düşürmesine fırsat vermemektir. Bâtıl, koftur, boştur, zayıftır ve kaybetmeye mahkumdur.

“Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma!” (Bakara,2/147.)[3]

Hakk ile batıl arasındaki flu halden kurtulup Rabbimizin istediği şekilde istikamet ve kulluğa kavuşmamız gerekmektedir. Hakk, Rabbimizden gelen ve O’nun belirlediğidir. (Bakara,2/147.)[4]  Hak’tan sonra sadece sapıklık vardır. (Yûnus,10/32.)[5]  Zaten Allah hakkı batılın üzerine atar da bâtılın beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiştir. (Enbiyâ,21/18.)[6] Hakk gelmiş ve bâtıl yok olmuştur. Şüphesiz bâtıl yok olmaya –kaybetmeye- mahkumdur. (İsrâ,17/81.) [7]  “Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez.” (Sebe,34/49.)[8] “Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir.” (Şûrâ,42/24.)[9] Hakka tutunmak, hakka dayanmak ve hakkı yüceltmek dışında bir planı/derdi olanın bâtılla ilgili bu gerçekleri bilmesi gerekmektedir. Bâtıl, kendine zulmetmiş, zavallı kaybedenler kulübüdür.

Hak’tan sonra delâletten/sapıklıktan başka bir şey olmadığından Allah Mü’minlere İslam’dan ayrılmamalarını emretmektedir.

MUHTEŞEM MÜSLÜMAN İSYANI

Müslümanlar olarak bu savrulma, yabancılaşma, tefrikayı terk edip, tevhîd ve vahdeti koruyup, adaletten ayrılmadan, emrolunduğumuz gibi dosdoğru olup, sırât-ı müstakîm üzere Kur’an ve Allah’ın elçisi Muhammed Mustafa’nın en güzel rehberliğine dönmeliyiz. Allah’a verdiğimiz söze sadık kalmalıyız. Rabbimizin istediği sıtandartlarda Müslüman olmalı ve Müslüman kimliğinin güzelliğini ortaya koymalıyız. Çünkü, dünyanın dört bir tarafında mazlum ve müstazaf Müslümanlar ümmetin suskunluğunu Allah’a şikayet etmektedir. Sorumluluğumuz gün geçtikçe artmaktadır.

“Yüzyılın başında İslam milletinin varını yoğunu ortaya koyarak savunduğu ve sığındığı son kale olarak Türkiye tam olarak bu isyanın odağını oluşturmaktadır. Tam da bu nedenle emperyalizmin bütün dikkati, isyanın bükemedikleri bileği, pazusu olan Türkiye’ye yoğunlaşmıştır. Artık nefret ve düşmanlıklarını gizlemeye bile ihtiyaç duymuyorlar.

Yeryüzünü yaşanmaz hale getiren, milyonlarca insanı katleden, milyonlarcasını vatansız bırakan, binlercesine işkence eden Batı, hepimizi cahiliye dönemi gaddarlığı ve liberal hayasızlıkla imha edene kadar asla durmayacaklar. Bunun farkında olarak diyorum ki dünya da beraber yaşamak zorunda olduğumuz ve insanlığı uçurumun kenarına getirmiş olan Batılı Allah’ın kuluna diyorum ki;

Ben Müslümanım… Burmada budistler, Afganistan'da hiristiyanlar, Keşmir'de Hindular, Filistin’de Yahudiler, Suriye’de Amerikalı, Rus ve İran’lılar beni öldürüyor, hala ben teröristim?![10]

Yedi senedir, Amerika Suriye, Irak, Afganistan, Pakistan, Yemen, Libya’da milyonlarca Müslüman öldürsün, yeryüzünü kana bulasın, teröristleri yetiştirsin ve dünyanın üzerine salsın, CIA ve CENTCOM resmi bir terör merkezleri konumunda olsun;

Rusya Suriye, Afganistan, Kafkaslar’da yüzbinler Müslüman öldürsün;

Bir milyondan fazla insanı hunharca katleden Esed yerinde dursun;

Her bir yeri ayrı oynayan İran hainlikle ve kasten Suriye, Irak, Yemen, Afganistan ‘da yüzbinlerce Müslüman katletsin;

İzzetsiz ve sefih Suud ve BAE hainlikle ve kasden Yemen, Mısır, Suriye’de Müslüman katletsin;

İsrail başta Filistin, Lübnan, Suriye’de Müslüman katletsin;

Fransa Cezayir başta olmak üzerinde milyon Müslümanı ketletsin ve onlarca ülkeyi sömürsün;

güneşi göremeyesice İngiltere neredeyse işgal etmediği ve sömürmediği bir yer kalmasın buna rağmen Türkiye işgalci ve terör destekçisi olsun hemi?

Milyonlarca insanı hunharca katlet, milyonlarcasını vatansız bırakan, karada ve denizde kaos/fesat üreten Batı medeniyeti değil, dünyanın her tarafında sistematik zulme uğrayan Müslümanlar terörist olacak öyle mi?[11]

Biz haklıyız. Öncelikle bunu bilmemiz lazım. Evet, muazzam hatalarımıza, eksikliklerimize rağmen haklıyız.

Evet, geç kaldık, bazı sözlerimizi yerine getiremedik, gücümüzün yeteceğini sandığımız zamanlar oldu, aldandığımız, aldatılmaya izin verdiğimiz ve yetersiz kaldığımız zamanlar oldu. Buna rağmen biz haklıyız. Bunu bizim iyi idrâk etmemiz gerektiği gibi düşmanlarımızda biliyor gâvur gibi.

Bu coğrafya da başta mangalda kül bırakmayıp kendinden başka Müslüman tanımayan-Müslümanların İsrail’i olan ve proje devletler- Suud, BAE ve İran gibi Mısır, Gazze, Irak, Suriye, Libya, Yemen, Afganistan ve Afrika’da kan dökmedik, namlumuzu Müslümana çevirmedik.

Evet başta Amerika ve Batı olmak üzere zamanında diğer ülkeler gibi Türkiye’yi de yönettikleri ve yönlendirdikleri zamanlar oldu ama hem önceden hele de şimdi batı’nın tasmalı köleleri ve sion katır birliği olan –kahpelik ve kalleşlikte sınır tanımayan- Suud, BAE ve İran gibi Müslümanların aleyhine zalimlere yardım etmedik, Müslümanlara ihanet etmedik.

Küresel ölçekte mide bulandırıcı ve alçakça yürütülen tüm propagandalara karşı avazımızın çıktığı kadar, şerefle haykırabiliriz “biz haklıyız” diye.

Batılı ülkeler gibi biz ülkeri işgal etmedik, onlarca ülkeye darbe yapmadık, milyonlarca insanı biz katletmedik, milyonlarca insanı biz vatansız bırakmadık, yüzbinlerce insana biz işkence ve tecavüz etmedik, işgal ettikleri ülkelerin altın ve değerli eşyalarını biz çalmadık, terörü (PKK/PYD, DAİŞ, BOKO HARAM, FETÖ) besleyip, bir silah gibi dünyanın üzerine salmadık, savaş çıkartıp savaşan taraflara biz silah satmadık. Biz milyonların geleceği ve hayalleri ile oynamadık. Ürettiği silahları masum insanların üzerinde bir deneme tahtası gibi biz kullanmadık.

Yani KAHROLSUN VE LANET OLSUN başta Amerika, İsrail, Rusya, Almanya, İngiltere, Fransa, İran, BAE, Suud  ve diğer bütün barbar, hain, katil ve zalim ülkelere.

Evet başta Amerika, Rusya, Almanya, Fransa, İsrail gibi gelişmiş katil ve işgalcilerin hepsini yenemeyiz ama katil, işgalci, hırsız, alçak, insan düşmanı ve tehlikeli bir virüs olduklarını dünyaya haykırabiliriz. Bütün barbarlık, alçaklık ve katliamlarını yüzlerine çalabiliriz.

Müslüman kalite ve farkını koruduktan sonra bu şeytanın milislerini yok edemeyiz ama artık atış serbest doyasıya yeryüzünün şeytanlarını taşlayabiliriz. Tükürüğümüzle boğamasak ta yüzlerine tükürme sevinci de hiç te az bir şey değildir.

Dünya biliyor artık yeryüzünün kanserli hücreleri olan, asrın zalim ve işgalcilerini. Hele biz vurmaya devam edelim arkamızdan gelecektir insanoğlunun vicdanını kaybetmemiş geri kalanları. Mazlumlar, mustazaflar, vatansız bırakılmışlar, her türlü acıyı yudum yudum tatmış insanlar takip edecek adımlarımızı.

Allah kerîm, rahîm, ğafûr ve  azîzü’n-tikâm’dır. Allah bizim Mevlâmızdır.

Âlemlerin Rabbi olan Allah bizimle beraber olduğu sürece korkmayın ama O’nun yardım ve rahmetini kaybedersek işte o zaman korkun.

Seferimiz, gazamız, cihadımız, terörle mücadelemiz ve haklı mücadelemiz mübarek olsun.



Emin Emre, 07.02.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, İlahiyat, Din ve Tefekkür
Emin Emre Yazıları





[1] Hüseyin Gökalp, https://twitter.com/huseyin_gokalp/status/959352129470255104
[2] الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَاءهُمْ وَإِنَّ فَرِيقاً مِّنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
[3] الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ
[4] الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ
[5] فَذَلِكُمُ اللّهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ إِلاَّ الضَّلاَلُ فَأَنَّى تُصْرَفُونَ 
[6] بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ 
[7] وَقُلْ جَاء الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
[8] قُلْ جَاء الْحَقُّ وَمَا يُبْدِئُ الْبَاطِلُ وَمَا يُعِيدُ
[9] وَيَمْحُ اللَّهُ الْبَاطِلَ وَيُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهِ
[10]  SA4859/KY20-MEK71: Mustafa EKİCİ, Dünyaya Yeni Bir Söz: Türkiye
http://www.sonsuzark.com/2017/09/sa4859ky20-mek71-dunyaya-yeni-bir-soz.html?spref=tw&m=1
[11] SA5166/KY34-EE3: Ahmet Hocazade, Dünya'daki Diğer İnsanlara Bir Mektup
http://www.sonsuzark.com/2017/11/sa5166ky34-ee3-dunyadaki-diger.html



 Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı