6 Nisan 2018 Cuma

SA5909/TG246: Irak'ta IŞİD'in Siyah Bayrağından sonra; 'Beyaz Bayraklar'

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz bir dönem IŞİD'in varlığını duyurmaya hizmet eden benzer analizler gibi yeni bir terör örgütünün tanıtımını yapmakta ve bu örgüte tıpkı IŞİD'e yapıldığı gibi bir özgeçmiş üretmektedir. IŞİD bir CIA-Pentagon tasarımı olarak ortaya çıkmış, BMGK üyesi (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) ülkelerle birlikte, İran, İsrail, Almanya, Suudi Hanedanı, Ürdün kralı ve BAE emirliğinin stratejik, askerî, ekonomik  ve kiralık katil desteği ile gelişmiş, Irak, Suriye ve Türkiye'nin parçalanması için bu ülkelerin topraklarına salınmıştır.  Bugüne dek IŞİD-DAEŞ bahanesi ile Irak ve Suriye'de katliam yapan bahse konu ülkeler artık her şey gözününde yaşandığı için ve bütün oyuncuların insanlık suçu işledikleri kesinleştiği için, Türkiye'nin büyük direnişi ile parçalanan bu tasarım sonrası ABD, Suriye'den çekilmeyi tartışır hale gelmiştir. Ancak IŞİD'in Siyah Bayraklılarıyla bir anda algıları altüst eden ABD giderken bu kez yeni stratejileri için aynı yerel unsurlardan Beyaz Bayraklılar grubu oluşturmuştur. Dünyanın hiçbir yerinde ABD'den bağımsız ABD'nin üretmediği bir terör örgütü yoktur, olmamıştır; olmayacaktır.
Seçkin Deniz, 06.04.2018

 
After The Black Flag Of ISIS, Iraq Now Faces The White Flags

Hemrin Dağları’nda, Hiwa Chor komutasındaki eski IŞİD militanlarından oluşan ve ülkede yeniden terör estirmeye hazırlanan bir grup, Beyaz Bayraklar olarak tanınıyor. 


Kasım Ayının ortalarına doğru Hemrin Dağları’na gelen Chor ve adamları –sayılarının 500 ila 1000 arasında olduğu söyleniyor- yerel güvenlik güçlerine saldırılar düzenlemeye başladı. Süleymaniye Eyaleti’ndeki Iraklı Kürt güçlerinin başında bulunan Resul Ömer Latif şöyle diyor: “Bölgeden IŞİD’in temizlenmesinin ardından dağlarda toparlanmaya başladılar. Bunlar IŞİD ama kendilerine yeni bir isim vermişler.”



HEMRİN DAĞLARI-IRAK

Trump, Perşembe günü ABD’nin "IŞİD’e gününü gösterdiğini" iddia etmişti ancak IŞİD, hem Irak’ta hem de Suriye’de isyancı bir grup olarak varlığını devam ettiriyor ve Beyaz Bayraklar da dâhil olmak üzere IŞİD’ten geriye kalanlar, yeni militan gruplar kuruyormuş gibi görünüyor.

Chor ve adamları, belki de IŞİD’i temsil eden siyah bayrakla tezat oluşturacak şekilde kendilerini Beyaz Bayraklar olarak isimlendirmişler. IŞİD’le beraberken yıllar içinde toplanmış silahlarla donanmış Beyaz Bayraklar, dağ kıvrımları boyunca dört çeker araçlarla ilerleyerek, Irak güçlerine ait nöbet noktaları, havan topları ve hava saldırılarından korunabiliyor.   

Yakınlardaki Kürt ve Arap bölgeleri arasında gidip gelmek için tüneller kazıyor, dağ silsilesi boyunca dizilmiş Şii milislere havan topu saldırıları düzenliyorlar. Gece görüş gözlükleriyle donanmış şekilde, dağların derinliklerinde, Tuzhurmatu kentinden 7 mil uzaklıkta, Bağdat ile petrol açısından zengin Kerkük kenti arasındaki karayolu üzerinde faaliyet gösteriyorlar.

IŞİD’e hala bağlı olan militanlar, geçen hafta Bağdat Kerkük yolunda, Irak federal polisinden yedi ve Halkın Seferberlik Komitesi’nden (Çev: Haşd El-Şabi) bir kişiyi kaçırarak infaz ettiğini iddia etti.  


IŞİD ve halefleri artık hiçbir Irak kentini kontrol etmemesine rağmen gerçekleştirdikleri saldırı ve propagandalar yoluyla tahribata devam ediyor. Bağdat ve Kerkük’te IŞİD’e bağlanan intihar saldırıları gerçekleşmekte. Mart ayının ortalarında, militanlar tarafından ülkenin uzak batısında 7 Iraklı askerin öldürüldüğü bildirildi. 


Eskiden Irak istihbaratında subay olan ve şimdilerde Irak'taki en yüksek rütbeli Şii din adamı Büyük Ayetullah Ali el Sistani’nin güvenlik danışmanlığını yapmakta olan Ahmed Şerifi: ”Hemrin Dağları’nda oradan oraya gidiyorlar. Bizim birliklerden hiçbiri gittikleri yollara vakıf değil ama onlar bu coğrafyayı biliyor. Mağaraların yerlerini biliyorlar” diyor. 

Irak'taki savaş planlamacıları - Irak ve Suriye'de IŞİD'e karşı yaklaşık dört yıllık bir mücadeleden sonra – potansiyel anlamda IŞİD’in yeniden dirilişini yakından izliyorlar. Kuzey Irak’ta bulunan ABD güçleri komutanı, Albay Seth W.B. Folsom şöyle diyor: “IŞİD, Irak'taki nüfus merkezlerini artık kontrol etmese de, çöllerde ve dağlardaki uzak alanlarda hala sığınak arayan küçük IŞİD unsurları var.”

Beyaz Bayraklar, henüz intihar bombaları veya dünya çapındaki şehirlerde militan grupları birbirinden ayıran çok yönlü saldırılara girişmemiş olsalar da Resul Ömer Latif’e göre grup, Hemrin Dağları’nın Güneybatısındaki Şii milislere havan saldırıları ile gözdağı vererek, Kuzeybatıda Kürt Peşmergeler ile çatıştı ve bir Koalisyon uçağına yönelik roket saldırısı düzenledi. 

Ayrıca grup, Kerkük'ün güneyinde ve Bağdat yönünde, eskiden IŞİD’in elinde olan Haviye kentine doğru yayılmaya başlamış.  

Güvenlik görevlileri, analistler ve yerli halk, grubun adam ve silah toplamaya ayrıca çiftçiler ve az nüfuslu arazideki çobanlarla iyi ilişkiler geliştirmeye çalıştığını söylüyor. 

Chor ve adamları Orta Doğu'daki şiddet yanlısı aşırılığın geleceğini oluşturabilir ancak (grup) Irak’ın geçmişteki kargaşalarının bir ürünüdür. Chor, Kuzey Irak'ın hem etnik Kürtler hem de Türkmenler tarafından üzerinde hak iddia ettiği ve on yıllar boyunca şiddet yoluyla el değiştiren bir bölgesi olan Kifri’den geliyor.

Chor, 2002 yılının sonunda, Kuzey Irak’taki halkı suikastlar ve bombalarla tehdit eden Ensar el-İslam isimli bir militan gruba katıldıktan sonra, yerel güvenlik güçlerinin dikkatini çekti. 2003 yılında ABD işgalinden hemen önce, ABD hava saldırılarıyla vurulmasının ardından bu grup dağıldı. Ensar el-İslam’dan geriye kalanlar daha sonra, ABD işgaline ve yeni Irak’taki Şii siyasetçilerin ve İran destekli Şii milislerin hâkimiyetine öfke besleyen Sünni isyankâr grupların neferleri veya liderleri konumuna geldiler.  

Chor, sonunda Ebu Musab el-Zerkavi tarafından kurulan Irak el-Kaidesi’ne katılmıştı. Zerkavi 2006’da gerçekleşen bir ABD hava saldırısında öldürüldü ancak kurduğu örgüt hayatına devam etti ve daha da acımasız biri olan Ebu Bekir el-Bağdadi tarafından yönetilen IŞİD’e dönüştü.

Chor, Hemrin Dağlarından nadiren uzaklaşarak eve yakın kaldı. Başından itibaren Bağdadi tarafından kendi kendine ilan edilen halifelikten, özellikle de küresel çaptaki hırslarından dolayı rahatsızlık duymuştu ve kendi başına hareket etmeye hevesliydi. Kendine yakın düşüncelere sahip olan Halid el-Muradi adında Türkmen bir militan buldu.  

Bağdadi’nin adamları geçtiğimiz yılın sonlarında kontrolü kaybedince, ikisi de deneyimlerinden faydalanmaya karar vererek Beyaz Bayrakları kurdular. Peşmerge komutanı Latif, ‘Halid ve Chor’un IŞİD ile fikir ve vizyon anlamında her zaman ihtilafları olduğunu’ söylüyor.

Yeni grup (Beyaz Bayraklar) büyük olasılıkla IŞİD'in Musul'da geçen Temmuz ayında yenilgisinden sonra oluşmaya başladı, ancak Irak'ın kuzeyinin çoğunun ülkenin iç siyasi çatlakları nedeniyle kargaşaya girmesiyle birlikte bir tutunacak bir zemin elde etti. Kürt bağımsızlığı konusunda tartışmalı bir referandum Arap Iraklıları kızdırdı ve Kürtlerin 2003 ABD işgalinden beri kontrol ettiği tartışmalı bölgelerin Bağdat silahlı kuvvetleri tarafından ele geçirilmesine neden oldu. 

Kürt savaşçıları dağlarda devriye geziyorlardı ancak Irak hükümet güçleri ile savaşmak yerine kaçtılar. Bu durum isyancılar için bir boşluk oluşturdu.  Kürt ve Arap güçleri, dağları çevrelemişlerdi ve birlikte çalıştıkları takdirde militanları kuşatabilirlerdi ancak onlar, iletişim kurmak yerine Beyaz Bayrakların silahlandırılması ve emniyetli geçiş sağlanması konusunda birbirlerini suçladılar. 

Gerçekleştirilen farklı görüşmelerde, hem Iraklı kuvvetler hem de Kürt yetkililer, Beyaz Bayraklara veya dağlarda bulunan başka isyancı gruplara yönelik mücadeleyi koordine etmek için Tuzhurmatu'da ortak operasyon odası oluşturulmasını önerdi, fakat bunun için hiç kimse ilk adımı atmadı.

Irak’ta olan bitenler sınır ötesine de yansımaktadır. Irak, hem IŞİD’e dönüşen radikal Sünni grupları hem de Suriye’de Esed’in yanında savaşan şimdi ise Irak’ın bağımsızlığını ve demokratik kazanımlarını tehdit etmekte olan Şii militanları üretti. Irak'ta, siyasi, etnik ve ideolojik gruplar arasındaki ayrılıklardan yeniden yapılanma eksikliği ve yaygın yolsuzluğa ve bölgesel güçler arasındaki düşmanlığa kadar, siyasi ve mezhepsel şiddeti körükleyen koşullar, IŞİD’in ortaya çıkışıyla dört seneden beri iyice kötüleşmiş durumdadır.

İran ve Suudi Arabistan, Türkiye ve Kürtler, Bağdat ve Irak Kürdistanı hükümetleri, Esad rejimi ve Suriye’deki isyancılar arasındaki anlaşmazlıklar daha da kötüye gitmiştir. Musul, Ramadi ve Felluce gibi Sünni şehirlerin tümü, IŞİD’e karşı gerçekleşen savaş sırasında harap edilmiştir.

IŞİD topraklarını kaybettiğinden beri Irak’taki Şii, Sünni ve Kürtler arasındaki işbirliği de sona erdi. Beyaz Bayraklar da, El Kaide ve IŞİD'deki öncülleri gibi, ülkenin çürümüş mezhepsel, etnik ve ideolojik yaralarını hedef alıyor. Şii milislere, özellikle etnik Türkmenlerden oluşanlara yönelik saldırılar gerçekleştiriyorlar. Her saldırı, bölgenin sınırlı su, tarım ve petrol kaynakları için rekabet halindeki Kürtler, Türkmenler, Araplar, Sünniler ve Şiiler arasındaki itimatsızlığı artırıyor.

Washington’da bulunan International Center for the Study of Violent Extremism (Uluslararası Aşırılıkçı Şiddet Çalışmaları Merkezi) direktörü olan ve hapishanedeki IŞİD üyeleri ile görüşmek için sık sık Irak'a seyahat eden Anne Speckhard şöyle diyor: “Yine aynı sorunlar var. İnancını yitirmiş ve kızgın hissediyorlar ve bir çözüm yolu arıyorlar.”
....

Borzou Daragahi / 01.04.2018 BuzzFeed




Tamer Güner, 06.04.2018, Sonsuz Ark, Stratejik Araştırma, Çeviri




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı