Erkek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erkek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2025 Pazartesi

SA11393/EK82: Erkekler İyi mi?

     Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, ABD-Minneapolis'ten kültür ve siyaset konularında haberler yapan serbest gazeteci Eamon Whalen'a aittir ve ABD'de erkek çocukların ve erkeklerin yaşadığı zorluklara değinen ve kitabına yayıncı bulmakta zorlandığı için de kendi yayınevini kurarak kitabını yayınlayan Richard V. Reeves'in 'Of Boys and Men: Why the Modern Male Is Struggling, Why It Matters, and What to Do About It' (Erkek Çocuklar ve Erkekler: Modern Erkekler Neden Mücadele Ediyor, Bu Neden Önemli ve Bu Konuda Ne Yapılabilir?, 2022) adlı kitabının içeriğine ve yazarın yaşadığı zorluklara odaklanmaktadır.
Seçkin Deniz, 28.04.2025, Sonsuz Ark 

Are Men OK?

"Richard V. Reeves'e göre, Amerikan toplumu erkeklerin ve erkek çocukların ihtiyaçlarını karşılamada başarısız oluyor. Onun çözümleri feminizmin diğer yüzü mü yoksa sadece başka bir tepki biçimi mi?"

21 Kasım 2024'te Richard V. Reeves, The Washington Post'un üçüncü yıllık Küresel Kadınlar Zirvesi'ndeki yeşil odada duruyordu. Amerikan Erkek ve Erkek Çocukları Enstitüsü'nün (AIBM) başkanı olan Reeves, eski Demokrat Parti Temsilciler Meclisi lideri Nancy Pelosi, tarihçi Doris Kearns Goodwin ve oyuncu Kerry Washington'ın da yer aldığı jürideki tek erkekti. 

14 Şubat 2025 Cuma

SA11266/MT342: Hristiyan Sağı, 'Söylemi' Neden Şeytanlaştırıyor?

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, District of Columbia Üniversitesi'nde sosyoloji dersleri veren, Sandifer Strategies'in kurucusu ve baş stratejisti LGBT destekçisi J. Dylan Sandifer'a aittir ve Demokrat Başkan Joe Biden döneminde devlet desteğiyle yayılmaya çalışılan, anaokullarından başlayarak, Hollywood yapıtlarına kadar uzanan ve ABD ordusunu ve bürokrasisini de bir hastalık gibi saran satanist cinsiyet teorisine karşı, 20 Ocak 2025'te ikinci dönem Başkanlık görevine başlayan Cumhuriyetçi Donald Trump'ın yemin töreninde yaptığı konuşmada, 'Bundan böyle Amerika resmi politikamız, kadın ve erkek olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğudur'  ve ABD büyükelçilik binalarında yalnızca Amerikan bayrağı dalgalandırılacağını LGBT bayrağı asılmasını yasaklayarak, "Amerikan bayrağıyla tekrar gurur duymanın zamanı geldi" şeklindeki açıklamasının ve yeni devlet politikasının kendilerine verdiği rahatsızlığa odaklanmaktadır. Analistin diğer dinlerin ve LGBT'ye sapkınlık olarak bakan insanların fikir ve inanç özgürlüğünü dikkate almadan saldırgan bir dille ve entelektüel kıyafet giydirilmiş bir bakışla sadece Evanjelik Hristiyanlara ve muhafazakar siyasete düşman olarak ortaya koyduğu düşünce biçimi dikkat çekicidir: "Evanjelik Hıristiyanlık ile muhafazakâr siyaset arasındaki ittifak, kabul edilebilir fikirler yelpazesini sınırlamaya çalışan kültürel bir paranoyayı beslemiştir."
Seçkin Deniz, 14.02.2025, Sonsuz Ark

Why the Christian Right Demonizes Discourse

"Fikirlere karşı duydukları zehirli korku modern sansür hareketini şekillendiriyor."

Doğu Teksas'ın çam ormanlarındaki Evanjelik kilisesinde büyürken, dünya sadece günahtan değil, sıralarda oturan bizlere aktarılan dünya görüşüne meydan okuyabilecek fikirlerden de sürekli var olan bir korkuyla sınırlandırılmış gibiydi. Seküler müzik, televizyon ve kitaplar da dahil olmak üzere Hıristiyan çerçevesinin dışındaki her şey yasaktı. 

27 Ekim 2023 Cuma

SA10417/MT206: Seks Koçu Samimiyeti Öldürüyor

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çevirisini yayınladığımız analiz, Feminine Chaos podcast'inin ortak sunucusu, UnHerd köşe yazarı ve roman yazarı (son romanı 'Bunu Hatırlamalısın') Kat Rosenfield'a aittir ve Satanist milyarderlerin tasarladığı ve uyguladığı dokunmanın, temasta bulunmanın neredeyse yasaklandığı 'Transhumanizm Çağı'nda erkek ve kadın ilişkilerinin doğasına ve 'vekil partnerler' olarak da tanımlanan 'seks terapisti' olarak çalışan insanların ne yaptığına odaklanmaktadır. "Geleceğimizde, insani dokunuş hiçbir aydınlanmış toplumun karşılayamayacağı bir lüks olarak görülüyor." diyen kadın yazarın çerçevelediği gerçek, somut bir şekilde ilkesiz ve inançsız toplumların nasıl çöktüğünü görmemizi sağlamaktadır. Erkek ve Kadın arasındaki en temel ve doyurucu ilişki alanının 'Evlilik Kurumu' ile mümkün olduğu, bu kurumun yok edilmesi sonrası insanın acı çekerek yaşadığı/yaşayacağı bir çağdayız. Uyarılar 1413 yıl önce indirilen Kur'an'dan; Rûm Suresi 21. Ayet: "Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır."
Seçkin Deniz, 27.10.2023, Sonsuz Ark

The sex coach is killing intimacy

"Terapistler ilişkilerin yerini tutmaz"

Demolition Man filminde iki karakterin seks yaptığı bir sahne vardır; daha doğrusu filmin geçtiği fütüristik ütopyada seks yerine geçen bir şey. Seks eyleminin kendisi yerini sibernetik bir kopyasına bırakmıştır: artık seks tamamen giyinik bir şekilde, odanın karşı taraflarından, "cinsel enerjilerin dijitalleştirilmiş aktarımını" gerçekleştiren dev sanal gerçeklik kaskları takılarak yapılmaktadır.

28 Eylül 2021 Salı

SA9380/SD2193: Beşer'in Sınırları- Çoraklaştırdığınız Şey (Terapi)

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Sabrı, hakkı tavsiyeyi, hoşgörüyü, fikir alışverişini, saygıyı kaybetmemiş erkekler ve kadınlar kavga etmezler, birbirlerini severler... eğer kavga varsa, sevgi diyerek bunlarsız çoraklaştırdığınız şey tek başına hiçbir şeye yetmediği içindir..."

Ne zaman tüm algılarımı topyekun insana, dünyaya ve kainata teksif etsem, her seferinde gördüklerimin ağırlığı yüzünden vazgeçiyorum; zavallıyız...

Ne zaman algıladığım bir şeyi tahlil etmeye kalksam, her seferinde içimde bir şeyler acıyor... bugüne dek anlatanlar anlattılar, pek bir değişmedi, anlatsan ne olur ki, deyip vazgeçiyorum...

24 Ağustos 2021 Salı

SA9340/SD2168: Duyguları Öldürüp Şehveti Ayaklandırmak- Hak Ayrımı (Terapi)

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "...nerede sizin teşhir ettiğiniz bedeninize ait onur?"

Bir kadının güzel görünmek istemesi ve bunun için makyaj, giyim vesair efektleri kullanması hangi ölçüye göre değerlenmelidir? Bunu başörtülü ya da başörtüsüz kadın üzerinden değil, genç kadınların ilgi nesnesi olma arzusu üzerinden değerlendirin; hangi ayet bunu engelleyebilir?

Uzunca bir süredir başörtüsüz kadınlar sanki Müslüman değilmiş gibi, onların göbek açıkta büstiyer, mini etek-şort fora seti görmezden gelinirken, başörtülü kızların-kadınların kıpkırmızı dudakları, takma kirpikleri ve dar kıyafetleri üzerinden yürüyen erkekler hata yapıyor. 

10 Kasım 2019 Pazar

SA8120/KY73-PH20: Allah Erkeklere Zaten 4 Kadın Vermiş!

"Beğenip beğenmemekte veya inanıp inanmamakta özgürsünüz ama İslam hukukunun nikâha –akitleşmeye verdiği değer ve önemi hissediyor olmalıyız. Bu yapı kadın-erkek haklarından başka nikâh hukukunu önceleyen bir yapı. Ve toplumsal olarak bugün de bunu önceleyip, dikkat edebilsek eminim ki çok büyük sorunlar aşılabilirdi."


Dünya yine karışmaya meyletti, fakat bu seferki şimdiye kadar tecrübe ettiğimiz durumlardan biraz farklı görünüyor. Süper güç denilen ülke liderinin sözleri ve tavırları elle tutulur, ciddiye alınır gibi değil. ABD’nin Osmanlı'daki yönetim ve teşkilatlanma gibi bazı uygulamaları örnek aldığı söylenir. Keşke biraz da büyük devlet olma vakârını, devlet adamı terbiyesini örnek alabilselermiş. Sanki dünya gerilerde ve derinlerde hazırlanan bir plan dâhilinde genel bir delilik ve dengesizlik haline mahkûm edilmiş ve insan toplulukları da bu plana alıştırılıyor gibi. 

18 Ocak 2019 Cuma

SA7377/SD1250: Yaralanmalar, Şiddet, Klişeler; Dört Madde'de Fransa'da Cinsel Tâciz-Tecavüz'ün Boyutları

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız haber Franceinfo AFP'ya aittir ve Fransa Eşitlik Yüksek Kurulu (Le Haut Conseil à l'Egalité)'nun, Perşembe (17.01.2019) günü "Fransa'da ilk cinsiyetçilik envanteri" olarak yayınlanan raporunu temel alarak, İnsan Haklarının anavatanı ve medeniyetin beşiği olarak lanse edilen Fransa'da 2017 yılında, 1,2 milyon kadının yaşadığı cinsel tâciz-tecavüz ve hakaretlerin toplumsal algılama biçiminin ve yasal takibinin ortaçağdaki düzeyinde olduğunu şu cümlelerle ifade ediyor: "Cinsiyetçilik o kadar önemsiz ki, kadınlar çoğu zaman mağdur olduklarından habersizler ve hatta şikayet ettiklerinde birçoğu şikayetlerinin kaydedilmesinden sorumlu olan polis veya jandarmaların "suçlamalarından" ve "imalarından" korkuyorlar." İki yüz yıllık bütün Batıcı çabalara rağmen Türkiye bu cümlenin muhatabı olacak seviyeye inmemiştir.
Seçkin Deniz, 18.01.2019

Injures, violences, stéréotypes… Quatre chiffres qui montrent l'ampleur du sexisme en France

Fransa Eşitlik Yüksek Kurulu-Le Haut Conseil à l'Egalité- Perşembe (17.01.2019) günü "Fransa'da ilk cinsiyetçilik envanteri" olarak sunulan bir rapor yayınladı. Ve bu rapor hala 'sexizm'in büyük bir sosyal toleranstan faydalandığını gösteriyor.

19 Mart 2018 Pazartesi

SA5812/KY58-GÖKA84: Biz İyi Olursak Gençlerimiz İyi Olur!

"Sadece gençlerimiz değil hepimiz bir yanda modernlik diğer yanda kültürel ve dini değerlerin arasında yönümüzü bulmaya çalışıyoruz. Elbette problemler olacak. Önemli olan, bu problemleri nasıl ele aldığımız, nasıl baş etmeye çalıştığımız..."


“12 Eylül” diye bilinen meşum zamanlarda, sağ-sol çatışması içinde gençliğini yaşamış kayıp bir kuşaktan geliyorum. Tam bir safdillik ve vatanseverlikle siyasetle ilgilenmenin bazı hoşlukları dışında gençlerimize “bizim zamanımızda...” diye başlayan güzel hiçbir cümlem yok. Nasıl olsun, ne darbeci alçakların planlarını anlayabildik, ne milletimizin değerini bilebildik, acımasızca kıydık birbirimize.

Bakmayın onları zaman zaman sert biçimde eleştirdiğime, aslında şimdiki gençleri daha çok beğeniyor, onlara kızmaktan daha çok, imreniyorum. Gençlerimize daha iyi imkânlar hazırladığımız için kendimize de “aferin” diyorum. Demek ki çoğumuz yaşadığımız acı olaylardan, kardeş kavgasından çok şeyler öğrenmiş, bunu çocuklarımıza nakletmemişiz. Ama daha yapacak çok işimiz, süren ve yenileri ilave olan epey derdimiz var.

17 Mart 2018 Cumartesi

SA5804/KY58-GÖKA83: Asla Gençlerden Umudumu Kesmem!

"Yetişkinler ve yaşlılar, dünya misafirliğinin sonuna doğru ilerliyorlar. Elbette hepimiz ölecek yaştayız ama gençlerin önlerinde daha uzun yıllar olduğu da gerçek. Bizim bırakıp gideceğimiz hanelerin, yeryüzünün müstakbel ev sahipleri onlar..."


Bir süredir, ünlü psikolog Zimbardo’nun “Bitik Erkekler” kitabından yola çıkarak yazdığım yazıları ve “İnternet ve Psikolojimiz” kitabımda ilk defa günümüz gençliği için “app kuşağı” tabirinin kullanılabileceği sözümü görenler, “Ne o hocam, siz de mi gençlere karşı saf tutuyorsunuz?” diye soruyor. Önce hemen cevap vereyim, asla umutsuz olmam, gençlerden umudumu hiçbir zaman kesmem.

Gençlerden umutlu olmam, öncelikle inancım dolayısıyla. Umutsuzluğun günah olduğuna inanırım. Gençlerden umutsuzluk, tüm toplum için gelecekten umudu kesmektir ki, bu da inancımızla bağdaşmaz. Bu bahiste başka diyeceklerim de var.

12 Mart 2018 Pazartesi

SA5780/KY58-GÖKA82: Uyuşturucu Esaretinde Gençler

"Bağımlılık, başta genç erkekler, milyonlarca insanımızın ekonomiye, topluma, vatana katkı yapmak için çalışmasının önüne geçiyor. Bu nedenle bağımlı gençlere yardım, neresinden baksak bir vatanseverlik ve insanseverlik."


Alkol ve madde bağımlılığı, insanlığın karşılaştığı en büyük dertlerden birisi ve bu dert, özellikle genç erkekler için şimdi devasa bir yükselişte… Bu öyle bir yükseliş ki, esrar (marihuana) kullanımını birçok batılı ülke, bir yolunu bulup meşrulaştırma, normalleştirme çabası içinde.

“Birçok genç erkek, uyarıcı ilaç alsın ya da almasın, kafayı rahatlatmak için marihuana içiyor. Ayrıca marihuana eskiden olduğu gibi bir uyuşturucu değil. Otun ortalama etkisi, son otuz senede devamlı olarak arttı. Marihuananın içindeki psikoaktif madde olan THC oranı 1983’te yüzde 4’ten az iken 2008’de yüzde 10’un üzerine çıktı ve önümüzdeki on yıl içinde yüzde 15 ila 16’ya çıkması bekleniyor. 

SA5778/KY13-AO166: Büyük Balıklar ve Küçük Balıklar

"Bir arada yaşamanın, bu yaşamı ileriye taşıyabilmenin yolu ancak güç dengesinin kurulabilmesiyle mümkün."



Dünya, büyük balıkların küçük balıkları yutarak kendini dev yapmak istediği bir arenadır. Gücü olan, dişine kestirdiği üzerinden her tür nemalanmanın yolunu arar. Dünya kurulalı bu kural değişmiş değil.

Küçüklerin, zayıfların güce dayalı devinim içerisinde ayakta kalabilmelerinin tek yolu büyüğün kaybettiği duygu ve düşünceleri harekete geçirip kolay lokma olmadıklarını güçlüye kabul ettirmesinden geçer.

10 Mart 2018 Cumartesi

SA5769/KY58-GÖKA81: Genç Erkeklerin Yeni Utangaçlığı

“İyi diyorsun da tüm bunlar Batı'nın derdi bize ne Hocam?” diye itiraz eden arkadaş, keşke haklı olsaydın!


Gençlerin, özelikle son iki yazıda odaklandığımız genç erkeklerin yeni tip bir derdinden bahsediyor araştırmacılar. Sözünü ettikleri sorun, utangaçlık. Üstelik eskisinden hayli farklı bir utangaçlık şekliyle karşı karşıyayız. 

“Utangaçlık eskiden otoriteler veya karşı cins üyeleri gibi belli grup ya da bireylerin karşısında, etkilenmeye çalışılan kişilerin nazarında toplumsal olarak kabul görmekten duyulan kaygıyı, bir reddedilme korkusunu ifade ederdi… 1970-1980’lerde ABD’de gençlerin %40 kendisini utangaç olarak nitelerken, büyük bir kesim de şöyle veya utangaçlık yaşadıklarını söyler, asla utangaçlık çekmediklerini belirtenler ise ancak %5’i oluştururdu” diyor Philip Zimbardo, “Bitik Erkekler” kitabında. 

5 Mart 2018 Pazartesi

SA5744/KY58-GÖKA80: Bu Erkekler, Bildiğimiz Erkekler mi?

"Velhasıl kelam, genç erkekler artık erkek olmanın anahtarını sorumlulukta arayan, başkalarını, ailesini düşünen ve onlara zarar vermemek için çabalayan, sadakati önemseyen, oyuna değil işe öncelik veren kimseler olmaktan çıkıyorlar."


Ünlü psikolog Philip Zimbardo “Bitik Erkekler: Teknoloji Erkekliği Nasıl Sabote Etti?” (Pegasus Yayınları, Temmuz 2017) kitabında Batı'da özellikle genç erkekler için duyulan kaygıların alarm düzeyine geldiğini söylüyor. Eğitimdeki büyük hayal kırıklığını ve iş dünyasında erkekler aleyhine ortaya çıkan gelişmeleri, artık erkeklerin çalışmak da istemediğini kanıt olarak gösteriyor.

Akıllı telefonlar sanıldığı gibi hafızamızı ve aklımızı artırmıyor. “Bir kültür olarak, sürekli dikkat kabiliyetimizi yitiriyoruz. Dış kaynak kullandıkça elimizde kalanlar azalıyor ve karşılığında daha az şey biliyoruz.” Bilgi çağında yaşadığımızı, her türlü bilginin artık bir tuşa basma mesafesinde olduğunu söylüyoruz ama aslında yaşanan bir çeşit bilme yanılsaması. Herhangi bir şeyle ilgili yüzeysel bilgiye sahip olduğu halde, her şeyi bildiğine inanan kitle giderek artıyor. Bu büyük tehlike aslında…

3 Mart 2018 Cumartesi

SA5733/KY58-GÖKA79: “Bitik Erkekler”

"Elbette Batı’dan özellikle ABD ve İngiltere’den bahsediyoruz. Şüphesiz bu sorunlar belli ölçülerde de kızlarda da var. Bizde durum tam böyle değil biliyoruz ama tam olarak ne oluyor bilmiyoruz. En iyisi, şu problemleri teker teker ele almak ve daha ayrıntılı konuşmak…"


Yaşadığımız teknomedyatik dünyanın ve dijital teknolojilerin gençlerimizin hayatlarını nasıl etkilediğini hem bu köşede hem de “İnternet ve Psikolojimiz: Teknomedyatik Dünyada İnsan” kitabımızda uzun uzun incelemeye, anlatmaya çalıştık. Gençlerimizi artık yeni bir uzuvları haline gelen ellerindeki akıllı telefonların nasıl hazır lopçu hale getirdiğinin, empatiden yoksunlaştırıp fanatikleştirdiğinin, hayatın uzağına düşürdüğünün üzerinde durduk. Bu konu birçok batılı araştırmacının, psikoloji profesyonelinin gündeminde… Gelecekleriyle ilgili haklı olarak kaygı duyuyor, önlemler almaya çalışıyorlar. 

Ünlü psikolog Philip Zimbardo ve Y kuşağından genç çalışma arkadaşı Nikita D. Coulombe’nin gözlem ve araştırma bulgularından yola çıkarak yayınladıkları “Bitik Erkekler: Teknoloji Erkekliği Nasıl Sabote Etti?” (Pegasus Yayınları, Temmuz 2017) kitabında bu kaygıların özellikle genç erkekler için alarm düzeyine geldiğini gösteriyor.

26 Aralık 2017 Salı

SA5391/SD855: Erkek-Kadın İlişkilerine Geri Dönmek

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Her açıdan kuşatılmış, çıplaklığın ya da giyinmenin, boyanmanın, estetik operasyonların, arabaların, parfümlerin, paranın, mücevherlerin ve iş-kariyer kaygılarının direktifleri ile kadın kadın olmanın farkını, erkek de erkek olmanın farkını ayırdedecek bir ruhsal ve biyolojik tema alanı inşâ etmekten mahrum... ikisi de aynı ringte aynı anda dayak yiyen elleri kolları bağlı zavallı birer boksör gibi..." 


Bu hikaye Erkek ve Kadın'la başladı ve onlarla devam etti. Arada karışık bir şeyler yaşandı, halen yaşanıyor, çok sonra da yaşanacak. Ama insanın tarihindeki her yeni başlangıç erkek ve kadın arasındaki sabit, değişmez ilişki türüne geri dönülerek sağlandı, çünkü başka çare yoktu, çünkü kadın doğurmalıydı ki, insan denen 'şey' var olma imkanı bulabilsin. Şimdi yeniden kadın-erkek ilişkilerine dönme zamanının geldiğini gösteriyor işaretler, ama bir peygamber gelmeyecek; bu kesin. O halde kendimizle başbaşayız ve bu kaçınılmaz, geri dönülmez kararı vermek zorundayız; bunu biz yapmazsak sonraki tarihte 'insan' denen 'şey'in varlığı mümkün olmayacak. 

Bu 'şey'in varlığının mümkün oluşunu erkek ve kadının cinsel ilişkisi ile sınırlı tutmak da yetersiz olur, çünkü bu 'şey', her yeni başlangıçla yeniden var olmaya devam ederken de kadın ve erkek arasındaki ilişkinin bu türü bir şekilde devam ettiği için bugüne dek gelebildi. Kadın sadece ve sadece çocuk doğurmak için kullanılan bir makineydi o karışık dönemlerde de; insandan sayılmayan kadının o dönemlerde doğurmaktan başka çaresi de yoktu, buna karşı çıkamazdı, bunu engelleyemezdi. Ama bugün öyle değil; bugün  kadın doğurmaya karşı çıkabiliyor ve doğurmayı engelleyebiliyor. 

6 Şubat 2014 Perşembe

SA543/Kâşif M.5: Sıradağların Ardındaki İhtiraslar

“Erkek kadının sorgulayıcı genetiğinden sıyrıldıkça daha büyük dağları aşmak üzere içindeki ihtirası kamçılar.”


Erkek… kuramları ve kuralları üreten, onları doğurgan her nesneye karşı dayatan, kasılmaları arttıran, isyanları cisme dönüştüren… hayatın her alanında gücüyle, elde etme azmiyle, ihtirasıyla egemen olan, olamadıkça dağılan, dağıldıkça kişiliğini kaybeden… arayışları hiç bitmeyen, dokundukça sahip olmak isteyen arzuların kıskacında, elde ettiği hiçbir şeyi sonsuza dek kendi özgün değeriyle koruyamayan, onu değiştirmeye çalışan; kendi değişkenliğine sürekli bahane bulan bir gezgin…


Kadının doğasından daha aç, kadındaki periyodik kısıtlılıklara mahkum olmayan ve sürekli isteyen varlığıyla erkek, sonsuz değişimin tüm kodlarını içinde taşır. Kadının ve erkeğin, kendi genetik sınırlılıklarını aşamadığı zamanlarda erkeğin zorlayıcı ruhu, değişimin hızına doğrudan etki eder. Kadının alışkanlıklarına sarılarak tatmin olması, erkeğin alışkanlıklarından kopma hızını arttırdığında, alışkanlıklar kadının aleyhine kaybolur.

Seçkin Deniz Twitter Akışı