16 Nisan 2018 Pazartesi

SA5964/KY1-CÇ486: Yanılgı Müptelâsı

"Bu, öylesine açık ki herhangi bir destekleyici önermeye bile gerek yok. Kendiliğinden açık olana kanıt gerekmez. Yazınsal kuşkuların yaşamsal kuşkularını öncelediği için bu pekin gerçeği görmeyeceksin."


Yine yanıldın. Yanılgıların bir çığ gibi büyürken, azgın bir yangın gibi tüm çıkış yollarını kaparken sergilediğin yüzsüzlüğü bir yüreklilik imi olarak aldığına, alacağına, saydığına sayacağına inanmakta zorlanıyorum. Bu da benim yanılgım! 

Neylersin insan yanılmaya eğilimli. Bir ayağı hep yanılgılar dünyasında insanın. Yine de her insan senin gibi değil. Sen ayrımında değilsin, bu ayrımda olmayışı, olamayışı bir tür özensizliğe yorarak yüreklendirme gayretinde olanlar seni bir tür aklama yarışına girseler de halin özensizlik değil sen yanılgısız olmaya tahammül edemiyorsun, edemezsin de. 

Seni diğer insanlardan ayıran bu! Sen bile isteye yanılgılar icat etmede ve yanılgılar içinde debelenmekte, yanılgılar otağında huzur aramaktasın! Mutluluğu, iyiliği, güzelliği yanılgılar içinde aramaktasın yana yakıla ve yenilmektesin. Yanılgıların yenilgilerini besliyor yenilgilerin yanılgılarına ebelik yapmakta. Ve inatçısın da! 

Kendince yeni bellediğin gerçekte ise bitpazarı ürünü yakınsaman üzerine -hani arkeolojik bir buluntu olsa göz yumup suskunluğu seçer, ciddi bir çözümleme edimine kalkışırdım- niçin her hangi bir çözümlemeye kalkışmayıp, neliği hakkında birtakım çıkarımlar yapmak yerine, daha başlangıçta yadsımayı seçişimi garipseyeceğini -böyle yapmayışımın nedenini anlamayacağını bildiğim halde anlayacağını umarak söze başlamış olsam da- niçin bu edimin temellendirmekte zorlanılacağını anlamanı elbet beklemiyorum.

Yakınsamalarının hangisinde yanılmadın ki şimdiki yakınsamanı tecime elverişli görüp meydana atılmaktasın? Yine yanıldın! Yine yanılıyorsun. Dün yanılmıştın bugün de yanılmaktasın. 

Yanılgılarının çetelesini tutmayı akletseydin süreğen bir yanlışın bağımlısı olmaz bitimsiz bir yanılgının kucağında olmaktan bu denli haz almazdın. 

Gerekçen konusunda bile yanıldın. Yanlış gerekçe seçtin, seçtiğin gerekçenin yanılgılara gebe olduğunu, olacağını ayrımsayamadın. Diline pelesenk ettiğin uyumsuzluk senin vehmettiğin türden bir nen değil ki. Sen uyumsuzluğu yanlış anladın. 

Yanılgın orada başladı. Uyumsuzluğun yanılgılar için bir otak olmanın ötesinde olduğunu, uyumsuzluk yaklaşımının durağanlığı aşmak için bir model olduğunu, olması için kurgulandığını usunun bir kenarından hiç geçirmedin. Böyle bir kaygı duymadın. Ve böylece yanılgılara bir kapı açtın ki bir daha kapanmamak üzre açılan bir kapı oldu. 

Bir kez olsun içgörüne yol vermedin hevâ ve hevesini önceledin. Hiçbir yanılgı hiçbir uyumsuzluğun temeli olamaz, bunu hesap edemedin, böyle bir yaklaşıma yönelik arayışın olmadı. Yanlış yerde durmuşsun işte bu yüzden yakınsamalarında hep yanılmaktasın. 

Uyumsuzluğu baş tacı edeyim derken yanılgıların oyuncağı olmuşsun. Uyumsuzluk kişiyi sürüleşme ırasından uzak tutarken sen sürüden biri oldun. Sürüden biri olduğunun en güçlü kanıtı yanılgılarında sebat ediyor olman. 

Sürü yanıldığını kabullenmez. Sürü yanlışın içinde debelendiğini bilmez. Sürü uyumsuzluğu bir yok oluş olarak algılar, öyle kabul eder, uyumsuzluk sürü için zehirdir, yok oluştur, sürünün yanılgılarını baş tacı edişi bundandır, işte bu yüzden sen de sürüden birisin, uyumsuzluk türküsü söyleyişin bir hevesten öte değil. sürüden biri olarak yanılgılar icat etmektesin, değişimden ürkmektesin. Pervasızca önceki yanılgılar üzerine yanılgılar dermektesin. Nerede kaldı uyumsuzluk? 

Ve bütün bu hâl sana öyle bir koza ördü ki, öyle bir koza içinde kaldın ki, öyle bir zından içinde soluk almaktasın ki, direnmeye, değişip dönüştürmeye, diriliş için yola koyulmaya bir gerek duymaz oldun. Çürümeyi seçtin. 

Öyle bir yere vardın ki yanılgılarını yazgı belledin, yanılmanın yazgın olmadığını anladığında belki kurtulacaksın -senin anlayacağın senin kurtuluşun için de hala bir umut, hala bir olasılık, hala bir olanak var- ve fakat bu yönde bir kaygı duymamaktasın. Bilincin su sızdırmakta akledip bir yuvgu edinme derdi duymamaktasın. 

Yılkı atlarının düştüğü yılgınlığa düşmek üzre olduğunu söylemem karşısında ya vurdumduymazlığı ya öfkeyi seçiyorsun, ben bana düşeni yapmakla yükümlüyüm sen sana yakışanı yüklenecek, bitpazarı ürünleri yüklüğü olmayı sürdüreceksin. 

Bu öylesine açık ki herhangi bir destekleyici önermeye bile gerek yok. Kendiliğinden açık olana kanıt gerekmez. Yazınsal kuşkuların yaşamsal kuşkularını öncelediği için bu pekin gerçeği görmeyeceksin.



Cemal Çalık, 16.04.2018,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Deneme, Sözcüklerin Düş Hâli




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı