13 Nisan 2018 Cuma

SA5949/TG247: CIA'in Seçilmiş Gazetecilere Fısıldadığı Seçilmiş Gizli Bilgiler

Sonsuz Ark'ın Notu:
CIA'in seçtiği bilgileri verdiği gazetecilerden biri Washington Post'tan David İgnatius'tur. David İgnatius 2009'da Davos'ta Erdoğan'ın 'One Minute' dediği gazetecidir. Sonsuz Ark olarak David İgnatius'un SA4816/KY64-ZTK7: On Yıldır Dünya'nın Tartıştığı İslam SorusuSA5440/KY64-ZTK44: Trump ve Mattis; Son mu?SA5427/KY64-ZTK43: Trump Yönetiminde Bölünen Bir Ulus, başlıklı yazılarını çevirerek, giriş notu ile yayınladık; İgnatius aynı zamanda Yalanlar Üstüne’(Body Of Lies, 2008) adlı filmin senaryosunun dayandığı kitabın da yazarıdır. Aşağıda çevirsini yayınladığımız kısa analizi bu önbilgi ile okumanızı CIA'in Trump'a veya herhangi bir hedefe yönelik tetikçisi olarak David İgnatius'un rolünü anlamanızı öneririz.
Seçkin Deniz, 13.04.2018

 
Secrecy News: CIA Defends Selective Disclosure to Reporters
Gizlilik Haberleri: CIA, Seçilmiş Bilginin Muhabirlere İfşasını Savunuyor

CIA dün (14 Şubat 2018) yapmış olduğu açıklamada, ‘Bilgi Özgürlüğü Yasası kapsamında sınıflandırılmış gizli bilgileri seçilmiş gazetecilere açıklama ve aynı bilgileri diğerlerinden saklı tutma hakkı’ bulunduğunu ifade etti.

Bilgi Özgürlüğü Yasası kapsamında açıklama talebinde bulunan Adam Johnson, çeşitli basın mensuplarına gönderilmiş ve bazıları gizli olarak sınıflandırılmış CIA e-postalarını ele geçirmişti. 

Johnson’un merak ettiği şey, Wall Street Journal’dan Siobhan Gorman; Washington Post’dan David Ignatius; New York Times’dan Scott Shane gibi gazetecilere bilgi veren CIA’nın aynı bilgiyi kendisine vermeyi reddetme sebebiydi. Johnson gizli mesajları öğrenebilmek için bir Bilgi Özgürlüğü Yasası davası açtı.

New York Güney Bölgesi Baş Yargıcı Colleen MacMahon geçen ay verdiği mahkeme kararında Johnson tarafından sorulan sorunun haklı olduğunu ifade edecekti. 

MacMahon kararda şu ifadelere yer veriyordu: 

“Mesele CIA’nın, belirli bir (veya üç) muhabire seçici olarak bilgi açıklayarak, Bilgi Özgürlüğü Yasası’na yönelik ‘aksi takdirde uygulanabilir istisnalara dayanma hakkından’ feragat edip etmediğidir. Bu davada CIA, gizli tutmak için mükemmel sebeplere sahip olduğu bilgiyi yabancılara gönüllü olarak vermiştir. Aksi takdirde gizli tutulması gereken bilgilerin sınırlı bir şekilde ifşa edilmesine izin veren yasal bir hüküm kesinlikle yoktur, “güvenilir muhabirler” de dâhil her kim olursa olsun ve CIA kaynakları ve aksi takdirde dışarıda tutulabilecek yöntemler de dâhil hangi sebep olursa olsun bu durum geçerlidir. Muhabirlerin kendilerine ifşa edilenleri basmamış olabilecekleri gerçeğinin, feragatnâme incelemesi üzerinde mantıksal veya hukuki bir etkisi bulunmamaktadır. Çünkü feragat incelemesi ile ilgili tek gerçek şudur: CIA, aksi takdirde sahip olduğu bir haktan feragat eden bir şey yapmış mıdır?”

Bu nedenle Yargıç MacMahon, CIA’in yasal konumunu daha titiz bir şekilde gerekçelendirmesini istedi. 

CIA savunmasında, mahkemenin, gizli bilgilerin sınırlı şekilde ve seçilerek açıklanmasının yasak olduğunu veya buna yasalarca izin verilmediğini düşünmesinin yanlış olduğunu ileri sürdü. CIA, Ulusal Güvenlik Yasası’nın istihbarat kaynak ve yöntemlerinin sadece “yetkilendirilmemiş” ifşadan korunmayı gerektirdiğini, yetkilendirilmiş ifşanın buna dâhil olmadığını söylüyordu. Ayrıca, söz konusu açıklamalar aslında istihbarat kaynaklarını ve yöntemlerini koruma niyetiyle gerçekleştiği için tam anlamıyla yetkilendirilmiş sayılmalıydı. 

CIA’nın savunmasında şu ifadeler yer alıyordu: 

“CIA, belirli ve sınırlı miktarda bilgiyi ifşa etmeye yönelik geniş takdir yetkisini bu üç gazeteci için uygun şekilde kullanmıştır. Mahkeme'nin, üç gazeteciye sınırlı bilgi ifşasının kamuya açıklanmasıyla eşdeğer olarak değerlendirilmesi hukuken ve gerçek surette yanlıştır. Kayıtlar, anlaşmazlığa mahal vermeyecek şekilde göstermektedir ki; e-postalarda yer almayan gizli ve yasal olarak korunan bilgiler kamusal alanda bulunmamaktadır. Bu nedenlerden dolayı burada yer alan sınırlı miktarda bilgi ifşası, Bilgi Özgürlüğü Yasası muafiyetlerinden feragat üzerinde herhangi bir etkiye sahip değildir.”

Açıklanamayan  gizli bilgilerin gazetecilere seçilerek açıklanması, Kongre tarafından tanınan, bu bildirimlerin Kongre'ye periyodik olarak raporlanması gereken az çok belirlenmiş bir uygulamadır. (Basına Sunulan Bilgilerin Açıklanması - Bkz . İzin Verme , Gizlilik Haberleri, 4 Ocak 2017)

Bilgi Özgürlüğü Yasası ile ilgili dava şunu göstermektedir; seçilmiş bilginin ifşası pratiğine meydan okumayı amaçlayan bir dava, eğer başarısız olursa, bu pratiği onaylayıp takviye edebilir.

Steven Aftergood / 15 Şubat 2018





Tamer Güner, 13.04.2018, Sonsuz Ark, Stratejik Araştırma, Çeviri




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı