6 Nisan 2018 Cuma

SA5904/KY48-SY48: Klip-Reklam

"Kafanızda yanmadan duran bir ampulün başarısız tesisatçısı oldum yine."


01 Haziran 2000, Perşembe

Kliplerin etkilediği bir nesle aşina değiliz! Onlar melâlimizi bilmezler. Hem gerçekten etkisi kaldı mı kliplerin. Yani en can alıcı hikâyenin anlatıldığı bir klip bile artık yarı-sürmenaje bir bıkkınlık zaviyesinden izlenmiyor mu? Herhalde evet.

Ancak reklamlar öyle mi? Değil. En azından bazı reklâmlar değil. Hele hele son birkaç reklâmın ortaya koyduğu zekâ düzeyi ve "hikaye" başarısı, beni öteden beri karşılaştırmayı düşündüğüm bu iki yayın türünden reklâm tarafına meylettirerek ona övgüler yağdırma noktasına kadar getirdi. (Bu son cümlenin geniş ve uzun olması beni de üzdü sayın okurlar -yalan!)

Örneğin Telsim reklamlarının son versiyonlarını alalım. Bu reklâmlar, öteden beri zekice kurulmuş reklam hikâyelerinin son halkası oldu. Türksell''in birkaç yıldır yukarıda olan imaj çıtasını bu dört dakikalık hikâyeler bence alaşağı etti.

Hele şu sinirsel sinirsel gülen adam yok mu, bana kalırsa bu tipin yazarı tüm zamanların en iyi reklam yazarı seçilmeli. Bu adamın seyirciye ulaştırdığı etki, taşıdığı komik imaj, kokoreççiden de, kolaycı Şaban''dan da sahici ve etkileyici. Yazarı bir kere daha tebrik ediyorum. Gözleme gücünü takdir ediyorum. Gözlerinden öpüyorum.

Peki, klip cenahında niye yok böyle başarılar? Bu soru, bence Türkiye''nin bir numaralı gerçeğidir. Konu Türkiye''nin öncelikleri açısından... değil tabii de, gene de önemlidir. Önemli olmasaydı -bak ne diyorum size, önemli olmasaydı- yazar mıydım hiç! Çünkü diyelim, kliplerimiz düzmece bir duygusallığı ömürboyu sömürülebilecek bir şey zannediyorlar. Yok. Olmaz bu. Bir süre sonra vatandaşı kabız edersiniz. Diyafram içi kas gücüne dayalı, neredeyse özel efekt şiddetinde ortaya konan Muratgöğebakanvari bağırtılar, ulumalar ve sair gayri insani çabalamalar ise, işin vehamet limitini habire ayyuka çıkarmaktan başka neye yarıyor? Pekiii, Aydın ve Fatih Ürek gibi "felsefesi farklı" ablala.. abilerimizin misyonları da bir vakitten sonra "ööğğ" olmayacak mı? Anadolu insanı bir gün isyan edip patlamayacak mı? RH Muhtar canlı yayında onları terletmeyecek mi; "madem kadınsınız hani nerede bakayım sizin selilütleriniz!" diye...

Yazı burada biter, sayın okurlar. Kafanızda yanmadan duran bir ampulün başarısız tesisatçısı oldum yine. Pazar''a hazırlıklı olun, derin bir kuyuya iki çakmak taşı atacağız birlikte. Sizi seviyorum.


Selahattin Yusuf, 06.04.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Yolda
Selahattin Yusuf Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Selahattin Yusuf Beyefendi'nin 2006'den geriye doğru yayınladığımız yazılarının büyük bir kısmını Şimdiki Zamanın İzinde adlı kitabında bulabilirsiniz.




Sonsuz Ark'ın Notu: Selahattin Yusuf  Beyefendi'ye, 'tamamen hür, tamamen geniş nefesler alarak' yazdığı yazıları bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz... Seçkin Deniz, 15.04.2016



İlk yayınlandığı yer: Yeni Şafak




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı