30 Mart 2018 Cuma

SA5870/KY48-SY47: Global-LEŞ!

"İnsan huzuru ve mutluluğu için birçok bakımdan yıkıcı bir süreçti elbette Aydınlanma. Hele doğurduğu insanlık dışı Pozitivist düşünce akımları filan..."


04 Haziran 2000, Pazar

1690''lardan sonra Voltaire, Montesquie, J.J.Rousseau ve Diderot tarafından yazılmaya başlanan Ansiklopedi, Aydınlanma (Enlightment) düşüncesinin ilk nüvesiydi. Bu düşünce hareketinin yol açtığı en önemli toplumsal sonuç ise, bilindiği gibi Fransız İhtilâli olmuştu. Filozoflar, içine yeni bir düşünce sistemi ve yeni bir görme biçimi koyarak ileri sürdükleri bu "Yeni İncil" ile, Ortaçağ boyunca Kilise''nin resmi görüşü olan Skolastisizm''i yerle bir ettiler. Temelleri Aristo felsefesine dayanan (Katolik ilâhiyatında Aristo, büyük saygı nişanesi olarak kısaca ''filozof'' diye anılır) Skolastik düşünceyi yıkan gerçekten neydi?

Şüphe ve soru. Düşünceyi sürekli olarak ve bir çizgi üzerinde yürüten bu iki unsur olmasaydı, ne Aydınlanma olurdu; ne de bugünkü Avrupa...

Filozofların, düşüncenin içine şüpheyi koyarak ve şüphe duyarak oluşturmaya başladıkları yeni dünyanın sanattaki karşılığı çok daha çarpıcıydı. Leonardo da Vinci, La Jaconde adlı zengin burjuva kadınını manken olarak karşısına alıp ondan Mona Lisa''yı ortaya çıkardığında, filozoflar şüpheyi ve soruyu henüz keşfediyorlardı. En kışkırtıcı biçimiyle şüphe ve en dayanılmaz yüzüyle soru, Mona Lisa''nın dudak kenarlarına ve kaşlarının kenarlarına usta tarafından özel bir yöntemle ve estetiğin gücüyle yerleştirilmişti. 

Mona Lisa''nın yüzünde, çakılmış gibi duran o ifade, bazılarımızı onulmaz bir sızıyla niçin sarsar? Soru ve şüphe, ondaki gizemli belirsizliğin ve elbette ki insanî tedirginliğin kaynağıydı. Leonardo, Mona Lisa''da kullandığı tekniğe "ergime" demişti. Biçimler, hatlar, kenarlar, uçlar, şüpheli bir belirsizliğin içinde gölgelenip yumuşuyorlardı. Açık ve belirli olanın, kışkırtıcı bir şüphelilik, yumuşak bir gölgelilik içinde kaybolup gitmesiydi ergime ve Mona Lisa''yı Leonardo''dan ziyade, yeni bir sorun öneren, yeni bir görme biçimi teklif eden Yeni Çağ yapmıştı bu yüzden.

İnsan huzuru ve mutluluğu için birçok bakımdan yıkıcı bir süreçti elbette Aydınlanma. Hele doğurduğu insanlık dışı Pozitivist düşünce akımları filan...

İlk Hıristiyanlar Roma''ya soru sormuşlardı ve onun gücünden şüphe etmişlerdi. Roma yıkıldıktan sonra, bir illet gibi onun düşünme ve davranma dürtülerini tevarüs etti Kilise. Sonra Kilise''yi alaşağı eden soru ve şüpheler de -ileride yeni sorular ve şüpheler doğurmak üzere- kendi kilisesini kurdu. Pozitivist kiliselerde, Leonardo''dan ve J.J.Rousseau''dan hiçbir soru ve şüphe eseri kalmamıştı. Herşey bir kez daha açık ve netti...

Şimdi globalLEŞiyoruz. Şüphe ve insanî soru yeniden ve bir kez daha tedavülden kalkıyor. IBM''den, Vakko''dan, Futbol''dan, Yaşar Kemal''den, Sayın Genel Başkanım''dan, Reha Muhtar ve Ali Kırca''dan şüphe eden var mı? Tarkan''dan, Zeki Müren''den? Ben bu yazının zorlama bir yazı olduğundan şüphe...


Selahattin Yusuf, 30.03.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Yolda
Selahattin Yusuf Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Selahattin Yusuf Beyefendi'nin 2006'den geriye doğru yayınladığımız yazılarının büyük bir kısmını Şimdiki Zamanın İzinde adlı kitabında bulabilirsiniz.




Sonsuz Ark'ın Notu: Selahattin Yusuf  Beyefendi'ye, 'tamamen hür, tamamen geniş nefesler alarak' yazdığı yazıları bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz... Seçkin Deniz, 15.04.2016



İlk yayınlandığı yer: Yeni Şafak




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı