9 Mart 2018 Cuma

SA5765/TG244: CIA’in Nikaragua’daki Kirli Savaşı

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki çeviri, ABD'nin ürettiği, halen işleyen komploları-kurguları karşılaştıran ve bütün dünyanın gözü önünde desteklenen -görevdeki generallerinin ve hükümet üyelerinin itiraf ettiği gibi- en somut örnek olarak Suriye'de ortaya koyduğu DAEŞ-IŞİD ve DSG adı altında PKK-YPG-PYD terör örgütlerini inşa edip hedef ülkeyi ya da ülkeleri nasıl mahvettiğini anlatan bir metne aittir. Nikaragua örneği üzerinden çok detaylı teknik bir analiz olarak bu metnin çok değerli bir içeriğe sahip olduğunu düşünüyoruz. ABD devleti var olduğundan bu yana bütün savaş suçlarını işlemiş, insan hakları ihlallerinde eşi benzeri görülmemiş uygulamalar ortaya koymuştur.
Seçkin Deniz, 09.03.2018

The CIA’s Dirty War in Nicaragua
Özet:
Suriye'de yaşananlar, 1980'lerde ABD tarafından desteklenen ve Sandinistasta’lara (Ç.n: Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN), Carlos Fonseca, Tomas Borge, Silvio Mayargo önderliğinde, 19 Temmuz 1979 yılında Nikaragua'da hüküm sürmekte olan Somoza diktatörlüğünü deviren örgüt) karşı düzenlenen Kontra savaşı sırasında Nikaragua'da olanları hatırlatmaktadır. 

Iran-Kontra Skandalı’nın (Ç.n: Irangate Skandalı) önemli bir parçasını oluşturan bu olay, dünya çapındaki Washington-CİA matrisini de kapsayan modern tarihteki en tartışmalı skandallardan bir tanesidir. Ana akım medya zaman zaman, Amerikan tarzı demokrasi adına gerçekleşen ABD müdahalelerinin tarihsel miraslarını yansıtmayı sever. 

The New York Times, 7 Mayıs 2016 tarihinde Frances Robles tarafından yazılan bir makale yayınladı. ’Ortega Kontra’lara karşı: 80’lerdeki Diriliş Nikaragua’da Devam Ediyor’ başlığını taşıyan ve iç savaşta gerçekte yaşananlara göre farklı bir tablo çizen makale, Daniel Ortega ve Nikaragua hükümetine karşı gizli bir savaş yürütmek için ABD’den yardım alan eski bir Kontra savaşçısı hakkındaydı. 



Makalede, Nikaragua dağlarında yaşayan ve  “savaş için gizli Amerikan yardımının geldiği günlerin hasretini çekmekte olan” Tyson ismindeki asi bir savaşçıdan bahsediliyor.

Robles’in asıl yazması gereken cümle, “Tyson, Nikaragua’da gerçekleşen iç savaş boyunca gerçekleşen terörist eylemler için yapılan gizli Amerikan yardımı sonucunda birçok sayıda erkek, kadın ve çocuğun öldürüldüğü günlerin hasretini çekiyor” şeklinde olmalıydı. Makale bu şekilde yazılmış olsaydı daha dürüstçe olurdu ancak burada bahsettiğimiz The New York Times. Robles makalesine şu şekilde devam ediyor: 

Tyson ve adamları kontra’dır - evet, Reagan yönetimi sırasında Bay Ortega'nın solcu Sandinista hükümetini devirmeleri için gizli finansman sağlanan 1980'li yıllardaki adamlar gibi. Bu savaş, Bay Ortega'nın sandıklarda kaybetmesiyle 25 yıl önce sona erdi. Ancak, 2006 yılında yeniden seçilmesinden bu yana, Bay Ortega bu Orta Amerika halkını ezerek yönetmeye başladı. Ekonomiyi geliştirerek yeni milyonerler üretti ancak aynı zamanda; seçimler, Kongre, polis, ordu ve yargı üzerinde gerçekleştirdiği sıkı kontrolü eleştiren rakiplerine karşı da baskı uyguladı.

Makalede ayrıca, Ortega hükümetiyle savaşmak için yardım talebinde bulunurcasına, eski Kontraların uluslararası yardımların kesilmesinden dolayı parasız kalmalarından dolayı şikâyetçi olduklarından bahsediliyor:

Bugün sıklıkla "yeniden silahlandırılan" şeklinde adlandırılan kontralar, eskiden olanların gölgesi niteliğindedir. Parasız kaldıklarından ve Reagan yönetimi sırasında olduğu gibi uluslararası bir yardım alamadıkları için daha başarılı olamadıklarından şikâyet ediyorlar.

Bununla birlikte, geçen hafta ülkenin kırsal kesimlerinde gerçekleşen çatışmalarda ölen polisler, siviller ve askerler, hükümete karşı yükselen bir öfkenin vahşi bir göstergesi gibi.

Ortega, fakirler arasında güçlü bir destek görmesine rağmen, kendisinin yeniden üçüncü dönem için seçilmesine olanak tanıyan anayasa değişiklikleri nedeniyle geniş çapta bir eleştiriyle karşı karşıya. Öğrenciler, muhalif siyasiler ve diğer protestocular her Çarşamba seçim kuruluna akın ederek, Ortega’nın güç konsolidasyonuna karşı gösteriler düzenliyor. 

Washington, 1978-1980 arasında gerçekleşen ve 40000 insanın ölümüne ve binlercesinin yaralanmasına, yerlerinden edilmesine sebep olan iç savaşta ABD’nin düşmanı olan şimdiki Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega’dan hâlâ hoşnut değil. Beyaz Saray’a Trump yönetiminin gelmesi ve de özellikle Nikaragua’nın, Trump ve Netanyahu'nun ABD elçiliğini Kudüs'e taşımak için yaptığı plana karşı oy kullanmasından sonra, iki ülke arasındaki ilişkilerin nasıl olacağı belirsizliğini koruyor. 

1912’den itibaren Nikaragua’ya yapılan ABD müdahalesinin geçmişi ve 1979’da gerçekleşen Nikaragua devriminden sonra, Somoza hükümetini deviren Sandinistalara karşı gerçekleşen, terör faaliyetleri ve Washington destekli propagandanın da dâhil olduğu CIA tarafından yönetilen gizli savaş, ana akım medyada nadiren yer almıştır. 

ABD hükümetleri, Orta Doğu’ya yönelik politikalarını belirlemelerinin hemen öncesinde, 1970’lerin ortalarından itibaren Latin Amerika’daki terör faaliyetlerini desteklemekteydiler. El-Kaide (enteresandır, el-Kaide haline gelmeden önce Sovyetlerle savaşmaları için Mücahitleri ortaya çıkaran da, 1979 yılındaki Carter yönetimi sırasında Ulusal Güvenlik Danışmanı olan Zbigniew Brzezinski idi), IŞİD, Nusra Cephesi ve günümüzde Orta Doğu’da faaliyet göstermekte olan diğer terör gruplarından daha önce Latin Amerika zaten ABD destekli terörizm ile karşı karşıyaydı. 

Teröristler, ABD’nin jeopolitik menfaatleri için “uyumsuz” olan Latin Amerika, Asya ve Orta Doğu'daki hükümetlere karşı "faydalı araçlar” olarak görüldüklerinden, Washington’un teröristlere destek vermesi yeni bir strateji değildi. 

CIA, içlerinde Küba’nın sağcı sürgünleri Orlando Bosch, Luis Posada ve 1976’da Venezuela sınırları içindeyken bir Küba uçağını bombayla patlatan Carriles’in de (eski bir CIA görevlisi, aktif görevde iken birçok terör eylemi gerçekleştirmekten hüküm giymiştir) bulunduğu çok sayıda teröristi desteklemiştir.  

CIA tarafından desteklenenler arasında, 21 Eylül 1976'da Washington D.C'de arabasına koyulan bombayla Şilili diplomat Orlando Letelier'i öldüren, Jose Dionisio Suarez ve Virgilio Paz Romero gibi diğer Kübalı sağcı sürgünler de vardı. Suikast, Augusto Pinochet rejimi, gizli polis DINA (Ulusal İstihbarat Direktörlüğü) ve ABD destekli, Fidel Castro karşıtı terörist bir grup olan Birleşmiş Devrimci Kuruluşlar Koordinasyonu üyeleri ile işbirliği içinde gerçekleştirilmişti. Hiç şaşırtıcı olmayan şekilde Kübalı teröristlerin çoğu George H.W. Bush yönetimi altında serbest bırakıldı. 

Latin Amerika, Amerika'nın arka bahçesidir dolayısıyla her koşul altında kıtayı Washington'un ve Askeri-Sanayi Kompleksi’nin kontrolü altında tutmak, politik ve ekonomik çıkarları korumak için standart bir uygulamadır.

Timothy Alexander Guzman, 11 Şubat 2018, Silent Crow News


Tamer Güner, 09.03.2018, Sonsuz Ark, Stratejik Araştırma, Çeviri



Makalenin tamamı ve orijinali için: 

http://silentcrownews.com/wordpress/?p=5722


Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı