13 Şubat 2018 Salı

SA5637/SD895: "hürriyet'in geçmişi" /28.05.2005/ 364. patika




...'hürriyet' dedikleri...
...ne kadar muğlak bir şey...
...en çok kullanıldığı alan, insanları idare etme, siyaset vs gibi alanlar olunca işin muğlaklığı daha da artıyor...
...çünkü, insanı kullanma (idare etme) sanatına hedef figür olarak katkıda bulunan en önemli şey hürriyet iken, insanları kullanmanın ilk adımı da hürriyettir...
...hürriyet, hem amaç figür hem araç figür iken aynılık yoktur...
...hah işte; paradoks...
...tam durup karar vereceğiniz yerde, şoka girip bir kuytu köşede batmış gemilerine yas tutan armatör gibi kalırsınız...
...hüriyet'i akademik olarak tarif, tanım ve açıklama kaygılarına binaen dökülen binlerce litrelik ter için bedenlerin çektiği eziyete kahretmekle birlikte, söz konusu sorunun hürriyetin ne olduğunu değil, hürriyetin ne olmadığını anlamaya yönelik çalışmaları düşünmek gerek...
...hürriyet ne değilse, bilinmelidir...
...zira; hürriyet'in ne olmadığını bilirseniz, ne olduğunu da bilirsiniz...
...tüm kısıtlamalardaki merkezil insan çıkarlarını belirlediğiniz vakit, bu çıkarların mevcudiyetini def ettiğinizde elinizde kalan şeydir hürriyet...
...ilahî yasakların gerçekte merkezil insan çıkarlarını sınırladığını da unutmayın...
...ilahî yasakların hürriyetle ilişkisi hürriyetin maksimal sınırlarını belirler, gözetler, denetler...
...bu gerçek, yaratıcı'nın, insanların tanımladığı, tarif/tahrif ettiği ve açıkladığı hürriyetle ilgili tüm minimal insan ölçekli çıkar mekanizmalarını da denetlemeyi, çatışmaları engellemeyi ve bunun sonunda da insan unsurunun ve çıkarlarının egemen olmadığı mutlak ilahî adaleti gerçekleştirmeyi planladığını gösterir...
...hürriyet'in insanlık geçmişi içindeki maceralarına bakıp incelediğinizde ve halen görebildiğiniz hürriyet yazılı kanun mukavvalarında, önceki zamanlara benzemeyen çok az şey var olduğunu fark edersiniz...
...roma, antik yunan, mısır, pers, aztek, maya, kara kıta, asya ve daha bir çok medeniyet kalıntılarının bizlere anlattığı her şey hürriyet'in zavallı insanî geçmişini gösterir...
...hürriyet kazanımlarının ya da vergilerinin tamamına yakını insanın doğasına aykıdır ve ilahî hürriyete karşılık üretilmiş az sayıdaki merkezil insan çıkarlarını gözetmişlerdir...
...diğer insanlar için her hürriyet macerası yeni trajediler doğurmuştur...
...işin en ağır düzeyi, insanların tahrif edilmiş dinlerle, özellikle ilahî özellikliliği ağır basan dinlerle, hürriyet kısıtlamalarına maruz kaldıkları durumlarda var olmuştur...
...islâm dini'nin masun ve özel konumu bile insanları, insanlar tarafından ilahî hürriyet sınırlarından daha azına mahkûm edilmekten koruyamamıştır...
...lakin islâm'ın korunmuş temelleri daima hürriyet belgesi olarak kalacaktır...
...ve insanlar bu kaynaktan beslenmeye devam edeceklerdir...
...12.yüzyıldan sonra başlayan geniş tabanlı hürriyet maceralarına binlerce yıllık esaret ve hürriyet basmakalıplığını görerek bakarsak, insanlık için büyük olarak kayda alınan tüm yerel gelişmelerin aslında genel ve daha ileri gelişmeleri engellemeye ve hürriyetin doğal mevkii'ne gelişini geciktirmeye yönelik olduğunu da fark edeceğiz...
...ve sonra hukuk ve sonra serbestleşmeye hedeflenen seçimler ve nihayetinde yine insanların belirlediği, özünün değişmediği, insanın araç kılındığı hürriyet konulu kişisel ve toplumsal kaoslar ortaya çıkacaktır...
...hürriyet dedikleri işte, kendi içinde kendi tutarsızlıklarını da barındıran misyonerlerin oyuncağıdır ve bu oyuncak sadece belirsizliklerle kullanılabilir...
...bu yüzden muğlaktır insanlara gösterilen ve insanların gördüğü hürriyet...
...bu yüzden incinmiştir insan, hürriyet macerasında...
...ve mekan hürriyet için asla kaynak, sınır veya öz değildir...

seçkin deniz

pürüzsüz patikalar

Seçkin Deniz Yazıları






Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı