12 Ocak 2018 Cuma

SA5470/KY1-CÇ455: Kurban

"Kesinlikle bir yanlışlık vardı.. neyse ki reçeller ve el sarması sigara kurtulmuştu."


Faruk Safran bir terslik olduğunu anlamıştı ve fakat üzerinde durmaya değer görmemişti. Arada sırada isim benzerliği, eften püften bir şikâyet üzerine yolcular bir süre alıkonulur, sonra özür dilenerek yol verilirdi. Gerçi büyük bir olasılıkla uçak kaçırılırdı ama olsun.. işler yoluna girerdi. Kendinden emindi ve büyük bir olasılıkla bir isim benzerliği yüzünden alı konulmuş olmalıydı. 

Gişede el konulan kimliği havaalanı güvenlik noktası sorumlusunun elindeydi. Kimliği evirip çeviren kırklı yaşlarındaki avurtları çökmüş, burnu oldukça kalın ve hafif kırlaşmış saçları dağınık görevli arada bir gözlerini elindeki kimlikten kaldırıp Faruk’a bakıyordu. 

Faruk ofisteki boş sandalyelere bakıp duruyor, kedisine oturun deyip demeyeceklerini merak ederek bir kapı önünde duran –ihtimal kendisinin kapıya yönelebileceğini düşünüyorlardı ve bu büyük bir yanlış düşünceydi, belki de usul böyleydi Faruk bilemezdi ki- görevliye ve görevlinin masada oturan üstüne bakıyor sonra boş sandalyelere göz atıyordu. Böylece göz gezdirmelerini fark etmelerini umuyordu adamların. Şimdilik odadakiler onun durumunu umursamıyorlardı. 

- Güzel kimlik, dedi elindeki kimliği masaya bırakıp, Nereden aldın?

- Nüfus müdürlüğünden, dedi Faruk

Sorumlu görevli anlamlı anlamlı baktı adama. Görevli adamın çetin ceviz olduğuna, kendisini uğraştıracağına, hem de epeyce uğraştıracağına karar vermiş gibiydi. Başını salladı bir süre. Kapı önünde duran üniformalı gence göz kırpma isteğini bastırdı ve;

- Demek canın oynamak istiyor öyle mi? dedi.

- Kesinlikle hayır, dedi adam, bir yanlışlı olmalı.

- Nasıl bir yanlışlık? dedi görevli.

- Bilemiyorum, dedi adam, Aslında konunun ne olduğunu bilsem daha kolay yanıtlardım sorularınızı ve fakat olan bitenin ne olduğunu bile bilmiyorum.

- Kimliğiniz, dedi görevli. Kimliği kaldırıp ileri uzattı ve bakışlarını adamın bakışlarına sabitleyerek, Kimliğiniz, dedi yeniden. Bu kimlik sahte!

Faruk hepten şaşırmıştı. Ağzı kurumuştu birden bire. Soluk alıp vermesi güçleşmişti. Acaba kendisiyle oyun mu oynuyorlardı? Hani bavulunda ev yapımı reçeller için bir şey deselerdi anlardı. Yahut el sarması sigaralar için sorguya çekilseydi konu kolaydı. 

Alıkonulduğunda kendi kendine;

- Ne adamsın, sanki gittiğin yerde sigara yok.. ister misin kaçakçılıktan hakkında işlem yapılsın? 

Demişti ve yine kendi kendine;

- Daha neler.. on paket tütün için kaçakçılıkla mı suçlanacaksın? Sen böylesin işte.. her zaman abartırsın, diye yanıt vermişti.

Kimliğiyle ilgili hiç, ama hiç aklına bir şey gelmemişti. Nasıl gelirdi ki daha iki ay önce eski kimliğini değiştirmişti hem de her hangi bir anormallik olmadan –yani kimliğini kaybedip de kimlik yeniletmemişti ki- eski kimliği de nüfus müdürlüğüne vermişti.. resmi kurumdan, nüfus cüzdanlarındaki köklü değişiklikten ötürü kimliğini gününden önce değiştirmişti. Nasıl sahte kimlik denebilirdi ki? Kesinlikle bir yanlışlık vardı.. neyse ki reçeller ve el sarması sigara kurtulmuştu. Korktuğu şeylerden yırtmış ve fakat aklının ucundan bile geçirmediği kimlik işi karıştırmıştı.

- Pasaportum, dedi adam güçlükle..

- Konu pasaportunuz değil, dedi görevli sevecen bir ses tonuyla, alay ettiğini gizlemek gereksinimi duymadan.. Sorun nüfus cüzdanınız.. 

- Ama, dedi adam, Pasaportta ki adım soyadım kimliğimle uyumlu değil mi?

- Beyefendi, dedi sert bir sesle seslenmişti bu kez ve kendisi de şaşırmıştı görevli, bu kadar sert bir sese gerek var mı ki, dedi kendi kendine, sonra hafif bir öksürmeyle ortamı yumuşattığını düşünerek, Bakın pasaportunuzla ilgili bir sorun değil diyorum, öyle diyorum, çünkü doğru dürüst incelemeye gerek duymadık, zaten sahte bir kimlikle karşımızdasın.. sıra ona da gelir.. önce bu konuyu bir aydınlığa çıkaralım.. gerisine bakarız.. eğer iş birliği yaparsan sana gereken kolaylığı gösteririm.. söz.. kimlik oldukça usta işi.. kime yaptığını söyler, adresini verirsen, çeteyi çökertiriz, böylece sen de herhangi bir ceza almadan yırtarsın.. en azından çok az bir ceza alman için gereken girişimde bulunacağıma söz veriyorum..

- Ama, dedi adam iyiden iyiye şaşırmıştı, Ben bu kimliği nüfus müdürlüğünden aldım.. sustu odadakilere baktı.. düşünüyor muydu? Nasıl kurtulacağına ilişkin bir yol mu arıyordu belli değildi. birden gözlerinin içi parladı ve heyecanla, bakın nüfus müdürlüğünde kameralar vardı.. hiç kuşkusuz kaydım vardır, çünkü mesainin son saatleriydi ve benden başka iki bilemedin üç kişi daha vardı.. yani kolaylıkla.. tarih de kimlikte yazıyor zaten.. dedi sevinçle..

- Öyle mi? Valla bu hiç aklıma gelmemişti.. demek işimizi nasıl yapacağımıza ilişkin müthiş parlak düşüncelerin var öyle mi? Bak sen şu işe.. 

Sorumlu görevli düpedüz alay ediyordu ve adamdan gizleme gereği bile duymuyordu. Nezaketi elden bırakmıştı sorumlu görevli. Birbirlerine baktılar uzun uzun. Sorumlu görevli adamın kimliğini yeniden masasına bıraktı;

- Anlaşılıyor ki işin kolayını değil zorunu seçiyorsun.. peki.. savcılığa sevk edeceğim seni.. savcı uğraşsın canım..

- Bakın, dedi adam, Uçağım..

- Ne olmuş uçağına, dedi görevli.

- Uçağı kaçıracağım, dedi adam bitap bir sesle.

- Sen ne uyanıkmışsın? Dedi sorumlu görevli.

- Ama, dedi adam..

- Aması yok, dedi sorumlu görevli..

- Nasıl yok? Dedi adam ve uçağı kaçıracağım, diye ekledi.

- Yani, dedi sorumlu görevli, Seni sahte kimlikle görmezden gelelim öyle mi?

- Hayır, dedi adam, Bir yanlışlık olduğunu kolayca öğrenebilirsiniz..

- Nasıl? diye sordu sorumlu görevli.

- Nüfus müdürlüğüne bir telefonla, diye yanıtladı adam..

- Telefonda ne diyeceğiz, dedi sorumlu görevli yine alay ediyordu.

- Benim buradan fotoğrafımı onlara gönderirsiniz, Ağustos'un son cuması kimliğimi değiştirip değiştirmediğimi video kayıtlarına bakarak söyleyebilirler ve bu da hepi topu on dakikayı almaz..

- Bak sen.. ilginç ne kadar zaman alacağını dahi biliyorsun öyle mi? dedi sorumlu görevli.

- Yani.. tahminen, dedi adam.

- Anladım.. itiraf etmeyeceksin yani öyle mi?

- Bakın uçak.. dedi adam yeniden.

- Başlarım senin uçağına, dedi sorumlu görevli. Kapıda dikilen görevliye bakışlarını dikip;

- Faruk bu arkadaşı alıp savcılığa gidiyorsun.. dedi. Görevli masaya doğru yürüdü. Adamla bakıştılar.

- Demek adaşız, dedi adam.

- Ya.. hem de ne adaş, soyadınız, doğum tarihiniz, doğum yeriniz, ana-baba adıyla birlikte.. her şeyinizle birsiniz..




Cemal Çalık, 12.01.2018,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Öykü
Cemal Çalık Yazıları






Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı