13 Mayıs 2017 Cumartesi

SA4322/KY38-SevDur56: Erdoğan’ın Dönüşü



Takdim

“27 Ağustos 2014 tarihinde milletimiz tarafından Cumhurbaşkanlığı görevine seçilmem sebebiyle ayrılmak zorunda kaldığım, kurucusu olduğum partime, yuvama, sevdama, aşkıma bugün yeniden dönüyorum” diyerek tam 979 günlük hasreti sonlandırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kurucusu olduğu AK Parti’ye 2 Mayıs 2017 tarihinde büyük bir coşkuyla döndü. 

Aslında gönül bağı olarak hep oradaydı, anayasa değişikliği için yapılan referandum sonucunda hukuki olarak da partisinin başına geçmesinin yolu açıldı. Cumhurbaşkanlığı için partisinden istifa ederken, AK Parti’nin de sonunun DYP ve ANAP gibi olacağı konusunda fikir beyan edenler yanıldı. AK Parti kurucu liderinin izinden gitti ve güçlenerek yoluna devam etti. Erdoğan dolaylı da olsa partisinden elini çekmedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kül

Erdoğan 14 Ağustos 2001 yılında AK Parti’yi kurduğunda ülkenin kaderini belirleyeceğini hayal ediyor muydu bilinmez. Fakat 3 Kasım 2002 seçimlerinde AK Parti iktidara geldiğinde yasaklı olduğu için kendisi parlamentoya bile giremedi. 9 Mart 2003’te Erdoğan’ın siyasi yasağı kalktıktan sonra ara seçimlerde 22. Dönem Siirt Milletvekili olarak meclise girdi ve Abdullah Gül’ün istifa etmesiyle Başbakan oldu. Ardından 2007, 2011 genel seçimlerinden de oylarını artırarak çıktı. Aynı şekilde yerel seçimlerde de Erdoğan’ın liderliğindeki AK Parti Türkiye genelinde birinci oldu.

İcraata yönelik değişimler olacak

2007, 2010 referandumlarında kazanan taraf olan AK Parti, 2017 referandumunda da Evet oylarının önde çıkmasıyla büyük bir değişime imza attı. Cumhurbaşkanlığı Sistemini getirecek olan bu değişikliğin fiili olarak hayata geçirilebilmesi için 2019 seçimleri bekleniyor. Fakat bunun öncesinde yasanın öngördüğü değişiklikler birer birer gerçekleşiyor. Bunlardan bir tanesi Cumhurbaşkanının partisine üye olabilmesiydi. Beklenen oldu ve 2 Mayıs 2017 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisine üye oldu.

Bundan sonraki süreç nasıl gelişecek? Parlamenter sistem devam ederken partili Cumhurbaşkanlığında sorunlar çıkacak mı? Seçimlere kadar AK Parti ve hükümet nelerle meşgul olacak? 

Bu soruları Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Reha Denemeç, Başbakanlık Başdanışmanı Mustafa Şen ve SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş’e sorduk. Son iki yılda Türkiye seçim atmosferine gireceği için icraat yapacak değişimler olacağına dikkat çektiler. Erdoğan’ın dönüşüyle AK Parti’nin ve dolayısıyla hükümetin büyük bir ivme kazanacağı konusunda da hemfikirler.

Erdoğan’ın dönüşü partiyi canlandıracak

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Reha Denemeç, Recep Tayyip Erdoğan’ın partisine geri dönmesi bir teferruatın tamamlanmasından ibaretti diyerek Erdoğan’ın dönüşünden sonra ki süreci şu şekilde değerlendirdi:

“Hem sevgi anlamında hem etki anlamında Tayyip Bey’in tüm teşkilatlar üzerinde çok büyük bir yeri var. Bir yere aidiyeti olan bir siyasetçinin oradan istifa etmiş olması o aidiyeti ortadan kaldırmaz. Bu gereksiz durum ortadan kaldırıldı ve hukuki bir boyuta getirildi. Tayyip Bey’le partisi arasında görünür de olsa bir ayrılık söz konusuydu. Geri dönüşü bir ivme, bir canlılık kazandıracaktır. Eski sistemde kilit taşı Tayyip Bey’di. Tayyip Bey’i oradan çektiğiniz anda sistem bir kararsızlığa sürükleniyordu, 7 Haziran seçimlerinde gördük bunu. Aynı sistem devam ediyor olsaydı 2019’da da farklı bir sonuç çıkmazdı.

Parlamenter sistem içerisinde partiler yıpranır, güçleri azalır. Bu güç azalmasının ortaya çıkartacağı problemler, başkanlık sistemlerinden daha farklıdır. Çünkü partiler bir anda yok olmuyor. Yavaş yavaş büyüyor, yavaş yavaş küçülüyorlar. Bu küçülme esnasında, Ana muhalefet partisinin büyümesi söz konusu olacak ve tekrar tek partinin iktidara gelebilmesi için belki üç dört seçimin geçmesi gerekecek. Bu da 10-15 yıllık bir zaman kaybı. Cumhurbaşkanlığı sisteminde bunlar yaşanmayacak, ülkeye siyasi istikrar gelecektir. Bu da ekonomiye ve insanların refahına yansıyacak.

Daha kuvvetli bir irade imkânı olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kongreden sonra AK Parti Genel Başkanı olacak. Doğrudan sistemin içerisinde yer alması daha hızlı hareket edilmesine, karar mekanizmalarının daha çabuk çalışmasına neden olacaktır. İlk seçimlere kadar da Cumhurbaşkanlığı Sistemi olmamasına rağmen daha kuvvetli bir irade kullanma imkânı olacak. Parti anlamında daha derlenip toparlanma şansı olacak AK Parti’nin. Dağılmış değildi ama Tayyip Bey’in yönetim anlayışı, işe sahiplenmesi, işi takip etmesi çok farklıdır. Nefes aldırmaz. Bunu olumlu anlamda söylüyorum. O anlamda 2019 önemli bir seçim, çok fazla sürpriz beklenmese de o sürprizleri de yok edecek bir çalışma içine girilecek.

Yorulan varsa değiştirilir

21 Mayıs’ta partinin genel başkanı olduğu zaman siyasi anlamda da bir etkisi olacağı için Binali Beyle birlikte partide herhangi bir değişim olup olmayacağına karar vereceklerdir. Çok büyük bir değişiklik olacağını düşünmüyorum ama kongreden sonra seçime hazırlık sürecine girileceği için, bu süreç iyi bir icraat dönemi olacaktır. 2013’ten beri birçok badire atlattık. Tam dört yıl Türkiye ayağına takoz olan birçok olayla uğraştı. Çok daha hızlı büyüyecekken, bu dört yılı çok daha yavaş geçirmek zorunda kaldı. Onun için önümüzdeki bir buçuk yıl Türkiye’nin toparlanma, icraat yapma, yeni döneme hazırlanma süreci olacak. Orada da en uygun ekiple yola devam edilecektir. Yorulan varsa değiştirilir, daha hızlı hareket edebilecek olan insanlar varsa onlar devreye sokulabilir. Parlamentonun içinden veya dışından bir takım arkadaşlar göreve gelebilir. Referandumla birlikte dışarıdan görevlendirmelerin de önü açıldı çünkü. Seçimin sonucunu en fazla etkileyecek olan olaylardan biri ekonomidir. Bu konuya ağırlık verecek, ona dinamizm kazandıracak bir ekiple yoluna devam edecektir Tayyip Bey.”

Değişim içeriden olursa hayattır

Başbakanlık Başdanışmanı Mustafa Şen, olayı sadece Erdoğan’ın AK Parti’ye dönmesi olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu ifade etti. Şen, 2019’da yapılacak ve fiili olarak Cumhurbaşkanlığı sistemine gidilecek zamana kadar olabilecekleri şu ifadelerle yorumladı:  

“Ben meseleye yürütme erkinin başındaki kişinin bir partiyle irtibatlı olup olmaması noktasından bakıyorum. Bu gerekli bir şey, öbür türlü kendi siyasi hayatını bitirmiş olur. Hususen Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’ye dönmesini ise AK Parti’nin ömrünün daha uzun olması için bir şans olarak görüyorum. Zira bu son halk oylamasında AK Parti’den teşkilat olarak çok daha fazlası bekleniyordu. Bazı yerlerde sürpriz bir şekilde Hayır önde çıktı. Bu çok dikkatle izlenmesi ve gereğinin yapılması gereken bir mevzu. Önümüzdeki kongrede büyük bir olasılıkla genel başkan olacak Sayın Erdoğan, partiyi A’dan Z’ye elden geçirecektir. Kan tazelemesi, partinin kendisini yenilemesi şarttır. Bunu büyük bir liderin elinde yaşaması çok büyük bir talihtir. Bir değişim içeriden olursa hayat, dışarıdan olursa ölüm demektir. AK Parti kendi değişimini kendi içinden, kendi aklıyla yapacak, dolayısıyla bu değişim ona yeni bir hayat bahşedecektir.

Grup konuşmalarını yapmaz 

Cumhurbaşkanının partili olması referandumla beraber resmiyet kazandığı için seçimlere kadar da sorun yaşanacağını düşünmüyorum. Çünkü millet kararını vermiş, milletin verdiği izinle, milletin verdiği cevazla, meşruiyetle bu değişim devam edecektir. Bunun ötesindeki herhangi bir söylemin ya da tavrın bir anlamı yoktur. 21 Mayıs’ta AK Parti kongresi olacak ve Erdoğan Partisinin başına geçecek. Ardından da referandumla değişen anayasa maddelerine göre değişmesi gereken kanunlar değişecek. Bir taraftan meclis çalışırken öbür taraftan AK Parti’de öncelikle büyük kongre, ardından il ve ilçe teşkilatlarında kongre ve yenilenmeler süreci olacak. Onun akabinde Türkiye seçim atmosferine girecek. Zaten çok fazla bir zaman kalmıyor. Üç seçim olacağı için altı ayla bir yıl gibi bir zamana yayılır. Sayın Erdoğan milletvekili olmadığı için mecliste partisine hitap etmeyebilir. AK Parti Genel Başkanı olarak milletvekilleriyle konuşmak isterse, bunu AK Parti Genel Merkezinde de yapabilir diye düşünüyorum.”

Partiyle dolaylı olarak ilgilendi

Türkiye’nin siyasal istikrarındaki devamlılık ve demokratikleşme çıtasının yükselmesinin siyasal partilerin güçlü ve kurumsal yapısının sağlam olmasıyla doğrudan ilgili olduğunu söyleyen SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş, Erdoğan’ın dönüşüyle ilgili şunları söyledi: 

“Demokratik siyasal sistemlerde ülke yönetimleri siyasal partilerin rekabetçi seçimleri kazanması üzerinden şekillenir. Türkiye siyasetinde, siyasal partilerin sistem içindeki belirleyiciliği ve gücü ise tarihsel olarak lider odaklı bir siyasal kültür üzerinden şekillenmiştir. Siyasi partilerin kurucu ve karizmatik liderleri, siyaseten zayıfladığında ya da aktif siyasetle arasına mesafe koymak zorunda kaldığında söz konusu partiler parçalanma ve zayıflama sürecine girmiştir.

Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduğunda, önemli tartışmalardan biri, kurucusu olduğu AK Parti’nin geleceğinin nasıl şekilleneceği üzerineydi. Erdoğan ANAP ve DYP tecrübelerini iyi bildiğinden, AK Parti’nin yoluna sağlam bir şekilde devam etmesi için cumhurbaşkanı olduğu dönemde de parti ile dolaylı olarak ilgilendi. Partinin yörüngesinin değişmesine müsaade etmedi. Parti içi mikro iktidar mücadelelerini engelleyici müdahaleler yaptı. AK Parti’de yaşanabilecek bir krizin Türkiye’nin geleceğini doğrudan etkileyeceği endişesi ile meseleye yaklaştı.

Erdoğan gelince tartışmalar sonlanır

Erdoğan’ın tekrar AK Parti’nin genel başkanlığına gelmesi, partinin ertelemek zorunda olduğu kendi iç ahengine yönelik düzenlemeleri her hangi bir iç tartışmaya mahal vermeden yapmasını sağlar. Erdoğan, partide belirli görev değişimlerine giderek, partinin yeni bir enerji ve dinamizmle 2019 seçimlerine hazırlanmasını başlatır. Parti içinde ve dışında parti teşkilatı ve yerel yönetimlerle ilgili yapılan tartışmaları sonlandırır.

Parti içinde, Erdoğan’a mesafeden de kaynaklanan farklı mikro iktidar konumlanmalarını sonlandırır. Merkez ve yerel teşkilatlarda ortaya çıkan krizlere ve tartışmalara, doğrudan ve zamana yaymadan müdahale eder. 21 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü kongrede parti yönetiminde belirli yenilenmeleri yapması siyasetin doğası gereğidir. Kongre sonrası il ve ilçe kongrelerinin de yapılarak yerel bazda da parti teşkilatlarına yönelik bir yenilenmenin yaşanması kaçınılmazıdır. Ama Erdoğan siyasetinde parti içi yenilenme ve kadro değişikliklerinin çok katmanlı araştırma ve istişarelerin ardından gerçekleştirildiği bilinen bir uygulama. Ayrıca yenilenme ve değişimi de kademeli olarak yaptığı daha önceki uygulamalarından biliniyor.”


Sevda Dursun, 13.05.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Röportaj, Eleştiri

Sevda Dursun Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Sevda Dursun Hanımefendi'den çalışmalarının yayınlanması için onayı alınmıştır. Seçkin Deniz, 12.09.2015


İlk yayınlandığı yer: Gerçek Hayat






Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı