5 Mayıs 2017 Cuma

SA4287/KY31-FG7: Körfez’de Göçmen Karşıtı Kanat Güçleniyor mu?

 "Körfez’in en bağımsız yasama organı olan Kuveyt parlamentosundaki hoşnutsuzluk sesleri, bölgedeki yerel halkların bu sürece nasıl tepki verdiklerini gözlemleme fırsatı sunuyor."


Dünyayı kasıp kavuran yabancı göçmen karşıtı dalga, petrol zengini Ortadoğu ülkelerini de es geçmiyor.

Kuveyt’in 50 kişilik parlamentosundaki tek kadın olan Sefa el Haşim, petrol fiyatlarının düşmesini takiben yönetici el Sabah ailesinin bazı sosyal yardımları geri çektiği bir dönemde, artan yabancı karşıtlığından nemalanıyor.

Sefa al Haşim

52 yaşındaki eski yatırım bankacısı el Haşim, “Hükümet, vatandaşlarından vergi toplamadan önce yabancılardan vergi alarak, nüfus karışıklığını düzenleme yoluna gitmeli’’ diyor. Kısa, yer yer beyazlamış saçları ve takım elbisesi ile, beyaz giysili erkek meslektaşları arasında hemen göze çarpan el Haşim, ‘’Kuveyt vatandaşları, hak ettiklerinin sosyal adaletten yoksun olduğunu hissediyor’’ diye ekliyor.

Suudi Arabistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne nakit sıkıntısı çeken monarşilerin onlarca yıl otoriter rejimlerini sürdürmelerini sağlayan toplumsal sözleşmeleri gözden geçirerek meşruiyetlerini tehlikeye attığı bir süreçte, Körfez’in en bağımsız yasama organı olan Kuveyt parlamentosundaki hoşnutsuzluk sesleri, bölgedeki yerel halkların bu sürece nasıl tepki verdiklerini gözlemleme fırsatı sunuyor.

Dubai’de küresel risk danışmanlığı yapan analist Graham Griffiths, “Kuveyt’in idarecileri son derece hassas bir geçiş sürecini yönetmek zorunda” diyor: “Asıl mesele, zorunlu gördükleri ekonomik reformları hayata geçirirken, siyasi reform ve hesap verilirlik taleplerinin yaygınlaştığı bir ortamda toplumsal baskıyı da yatıştırmak.’’

Artan Düşmanlık

Aslında el Haşim tarzı popülizm, Irak ile Suudi Arabistan arasına sıkışmış, her üç kişiden birinin göçmen işçi olduğu ve bu işçilerin sağlık ve eğitimlerinin, diğer Körfez ülkelerinin aksine devlet tarafından sübvanse edildiği 4.4 milyonluk Kuveyt’e özgü bir durum. İşin ilginç yanı, ülkenin bugün var olması, 26 yıl önce Saddam Hüseyin’i çıkarmak için 20’den fazla ülkenin yardıma koşmuş olması sayesinde.

El Haşim, tesisatçılık veya öğretmenlik yapan Mısırlı, Suriyeli, Hintli ve Bangladeşlilerin sınır dışı edilmesini veya kalacaklarsa da ‘’sokakta dolaştıkları için’’ vergi vermelerini istiyor.

Geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimlerde parlamentodaki koltuğunu koruyan Harvard İşletme Fakültesi mezunu vekil, bu işçiler için “devletin kaynaklarını emiyorlar,” diyor. Söz konusu seçimde Kuveytliler, onlarca yıl sonra ilk kez yapılan benzin zammını protesto etmek için meclisin yarısından fazlasını koltuğundan etmişti.

400 bin takipçi

Twitter’da 400 binden fazla takipçisi olan vekil el Haşim’in mesajı günden güne daha geniş kitlelere yayılıyor. Haşim 2012’den bu yana tam üç kez meclise seçildi.

Bu arada, ülkede son on yıllık dönemde beş kat artarak 17 milyar dolara çıkan sübvansiyon bütçesinin kesilmesi yönündeki baskılar da artıyor. Gelecek nesiller için biriktirilen 592 milyar dolarlık varlık fonunu tüketmek istemeyen ülke, uluslararası finans piyasalarından ilk kez geçen ay 8 milyar dolar borç aldı.

Meclis ve el Sabah ailesi tarafından atanan hükümet yetkilileri arasındaki rutin mücadele, son yıllarda bazı yatırım projelerinin ertelenerek, Kuveyt’i ekonomisini dar boğazdan kurtarma yolunda komşularının gerisinde bıraktı. Meclis yasa yapma, hükümet kararlarını veto etme ve bakanlardan hesap sorma hakkına sahip olsa da, Kuveyt Emiri Sabah el-Ahmed el Sabah, tansiyonun çok yükseldiği zamanlarda meclisi sık sık feshediyor.

Bunun son örneği geçen Ekim ayında bazı bakanlar devlet yardımlarında kesintiler yüzünden topa tutulduğunda yaşanmıştı. Fakat daha sonra gelen seçim dönemi, yabancıları kamu hizmetlerinin kötüleşmesinden sorumlu tutma konusunda birlik olan muhalefeti güçlendirdi.

‘’Trump Kanadı’’

Bu muhaliflerden birisi de, ticaret hukuku alanında Fransa’dan doktorası bulunan Abdulkerim el Kandari. Kandari geçtiğimiz ay bir akşam, 20’den fazla Kuveytliyi, erkeklerin bir araya gelip gündemi tartıştığı geleneksel ‘’divan’’da ağırladı. Divanın girişinde asılı olan afişte Arapça, artan endişeyi gözler önüne seren ‘’nüfus dengesizliği’’ yazıyordu.

‘’Burada bir Trump kanadı oluşturmuyoruz’’ diyen el Kandari, Kuveyt’teki gelişmelerin Trump’ı Beyaz Saray’a götüren ya da Fransa’da Le Pen’in popülaritesini artıran göçmen karşıtlığını andırdığı fikrini reddediyor. Ancak şunu ekliyor: ‘’Bütçe açığı ile mücadele etmek için bazı politikalarımızı gözden geçirmek zorundayız.’’

İki Mısırlı mutfak görevlisi Arap kahvesi ve çay servis ederken, el Kandari şikayetinin gökdelen inşaatlarında çalışan, taksicilik yapan ya da hizmet sektöründeki misafir işçiler ile ilgili olmadığını açıklıyor. Kuveytliler zaten o işlere talip değil. Ancak Kandari’ye göre, yerlilerin işsizlik oranının yüzde 4.7 olduğu bir ülkede yabancılar yöneticilik veya öğretmenlik gibi profesyonel pozisyonları doldurmamalı.

Fikir ayrılığı

Aslında sorunun bir boyutu da maaş; zira göçmen işçiler yerellere göre çok daha cüzi bir maaşı kabul ediyor. Resmi rakamlara göre üniversite mezunu Kuveytliler ayda ortalama 1.350 dinar (4.426 dolar) kazanırken, benzer niteliklerdeki yabancı bir işçi 490 dinar alıyor. Belirli niteliklerden bağımsız Kuveytli ve göçmen maaşı arasındaki genel fark daha da keskin: 1.113 dinara karşılık 120 dinar.

Birkaç Kuveytli tarafından yapılan son araştırma, değişimin aciliyeti konusunda görüş ayrılığı olduğunu ortaya koyuyor. Devlet memuru olan Halid Buraki, sosyal yardım kesintilerinden hoşnutsuz olan vatandaşların aşırı tepki gösterdiklerini, zira söz konusu kesintileri rahatlıkla tolere edebilecek finansal avantajları olduğunu söylüyor. Bu avantajlar arasında ev inşa etmek için ücretsiz arazi, faizsiz kredi, üniversite ve evlilik bağışı ve belli aralıklarla tüketici borçlarının silinmesi yer alıyor.

Öte yandan yine devlette çalışan 49 yaşındaki Yusuf Muhammed ise, senelerdir maaşına zam yapılmadığından şikayetçi. Dört çocuk babası Muhammed, “Hepimiz zengin değiliz” diyor, ve ekliyor, “Birçoğumuz garantili bir iş bulmak için uğraşıyoruz.’’

Yerel medyaya göre, Kuveyt’in 2035 kalkınma planında petrole bağımlılığı azaltma ve altyapıyı modernize etmenin yanı sıra, ülkedeki yabancı oranının yüzde 70’ten yüzde 60’a düşürülmesi öngörülüyor. Ancak, yabancılara yönelik sosyal yardımları finanse etme konusunda özel işletmelerin devletin yükünü hafifletmesini isteyen el Haşim gibi muhalifler için bundan daha fazlası gerekli. 

Nitekim meclisteki koltuğunu kazandığından beri boş durmayan Haşim, benzin fiyatlarında artışı iptal eden tasarıya destek kazanma, göçmen işçilerin özel sağlık sigortası satın alması için lobi yapma ve trafik sıkışıklığını hafifletmek için yalnızca yabancılara özel yol vergisi teklifi sunma gibi işlere imza attı.

“Sırf bu gemi yürüsün diye sessiz kalmayacağım” diyen el Haşim şöyle noktalıyor: “Vatandaşlarımız kendi paylarına düşeni ödemeye elbette razı olacaktır, ama paralarının başkaları için kullanılacağını bildikleri sürece bu mümkün değil.’’

Zainab Fattah, 12 Nisan 2017, Bloomberg



Feyza Gümüşlüoğlu, 05.05.2017, Doha - Katar, Gazeteci-Yazar,  Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Çeviri
Feyza Gümüşlüoğlu Yazıları




Çeviri Metin: Körfez Gündemi

https://korfezgundemi.wordpress.com/2017/04/20/korfezde-gocmen-karsiti-kanat-gucleniyor-mu/

Orijinal Metin:

https://www.bloomberg.com/politics/articles/2017-04-12/arab-populists-also-blame-foreigners-as-gulf-austerity-sets-in



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı