15 Nisan 2017 Cumartesi

SA4213/ KY13-AO123: İnsan ve Mistik Yanılgılar

"İslam mistisizmi (veya tasavvufu) ve diğer mistik doktrinler bu konuda birbirlerine benzerler ve hepsinde de Tanrı'ya gidişin hakikati anlamada (müşahede etme) doğrusal ilişkinin yöntemine, içkinliğin oluşturulmuş kurallarına uymayı zorunlu görürler."


İnsan, kâinatın sadece görünür özelliklerini taşımaz, onun bütün özelliklerini taşır. O nedenle kainatta gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz şeylerin dışında neler olup, bitiyorsa; bütün bunlar insanın hallerinde mevcut.
.
"Hiçbir şey yokken Tanrı vardı." O'nun varlığıyla varedilenlerin, ondan sadır olması vahdet-i vücut için bir nedensellik üretir. "O'ndan geldik O'na döneceğiz" ayetine dayanılarak başlangıç hareketi ve sonun bir tekrardan ibaret olduğunu düşünmek başlangıçta bizlere hiç yabancı gelmeyebilir. Eğer, bu yaklaşımı benimsersek, 'varlıkta yok olmak' ve böylece "öz"e ulaşarak, Tanrı'yla bütünleşmeyi asıl özgürlük görmek mantıklı bir tez sanılabilir.

Panteizm gibi Mistisizm de, kaynağını bu düşünceden alır ve bu düşünce kendi sistematiğini var ederek dinleri önemsizleştirir. Bütün tinsel doktrinler, tasavvufi ekoller maalesef bu yanlış düşünceden beslenirler. 

İslam mistisizmi (veya tasavvufu) ve diğer mistik doktrinler bu konuda birbirlerine benzerler ve hepsinde de Tanrı'ya gidişin hakikati anlamada (müşahede etme) doğrusal ilişkinin yöntemine, içkinliğin oluşturulmuş kurallarına uymayı zorunlu görürler.

İslam tasavvufunu panteizmden ve diğer dinsel mistik ekollerden ayıran şey; "Ben gizli bir hazine idim, bilinmekliği murad ettim" (Acluni, Keşfü'l-Hafa, II/132) Kuds-i Hadis olduğu iddia edilen sözüne dayandırılır. Yani bu söz, "İnsan, bilmeyi amaç edilmek üzere var" diye yorumlanır ancak, tasavvuf öncüleri hakikaten bilmeyi müşahedeyle, bizatihi Tanrı'yla bütünleşmede, onda yok olmada ararlar.

Bütün bu zihinsel karmaşanın ana dinamosunu ise insanın "mikro evren" olarak tanımlanması oluşturmakta..

Evet, insan,diğer yaratılmışların tüm özelliklerinden müteşekkil, ancak onu diğerlerinden ayıran ana özellik seçme özgürlüğünü sağlayan bir akıl donanımının var olmasıdır. Bu nedenle, insan sorumlu bir varlıktır. Dışında müdahale edemediği ilahi kurallar vardır, ancak (kendisi dahil) müdahale etmesi gerekli olduğu zorunluluklarla karşı karşıyadır. Elde tutmaya çalıştığı her şey Tanrı'ya değil, kendine döner.

Allah, insanı Kainatın bütün özelliklerini taşıyan bir model olarak yaratmıştır, ancak onu kendiyle sınırlandırmıştır. İnsan, gide gide kendine, insana gider ama o zahiri nedenleri terk ettiği için Tanrı'ya gittiğini sanar.



Adnan ONAY, 13.04.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar







Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı