13 Nisan 2017 Perşembe

SA4205/KY14-MBY8: Mitraizm; Geçmişten Günümüze Paralel Dinler

"Bugün güller diyarı hangi tarikatlar sağ el vererek aynı ritüeli devam ettiriyor?"


Mitra/Mithra Dini günümüze pek fazla bilgi gelmemiş, ama dünya tarihini derinden etkilemiş, belki de hâlen etkilemekte olan bir din/kült'tür. 

Mithra/Mitra Dini Hindu kutsal metinleri Rig Vedalar'dan Roma'ya hatta Britanya' ya kadar giden derin bir külttür. 


Mithras'ın gizemlerini yazarak belki de günümüze kadar gelen bazı şeyleri daha iyi anlayacağımızı düşündüm. Siz de göreceksiniz;bazı şeyler kabak gibi ortaya çıkacak.

Şu ana dek yazdığım tüm yazıların amacı sizlere, dünyada Pagan/Güneş Kültü'nün karşı tarafında sadece 'Hak ve Tevhid Dini İslam'ın olduğunu göstermekti. Allah yardımcım olsun, bundan sonra da amacım bu olacak. 


İki yüzlü Mitra rölyefi. Roma, MS ikinci ile üçüncü yüzyıl. Louvre,

Neyse biz işime dönelim. Gelelim çoğumuzun bilmediği gizli kült Mithra' nın ne demek olduğuna; 

"Mithra kültü, eski Ari'lerin Ahura-Mazda tapımlarından türemiş ve yaklaşık olarak İ.Ö. onbeşinci yüzyılda eski İran'da ortaya çıkmıştır. "Mihr" (Mithra'nın Farsça karşılığı) yalnızca "güneş" anlamına gelen bir sözcük olmakla kalmaz, aynı zamanda "dost, arkadaş" anlamını da taşır. Bu pagan tanrıya özgün tapımın, yani hem güneş tanrısı, hem de sevgi tanrısı olarak tapılmasının, asıl nedeni belki de bu anlamlardan kaynaklanmaktaydı. 


İ.Ö .üçüncü yüzyıl başlarında, Pers İmparatorluğunun Batı sınırlarında bulunan askeri yönetimler Mithra'ya "ilahi savaşçı" olarak tapmaya başladılar. Mithra, artık sevgi dolu güneş tanrısı olmaktan çıkıp, gücün dostu, askerlerin "yenilmez" tanrısı haline gelmişti."


Geçmişe göre Arayış


"Mithra'cılık, tanrısal bilginin yedi derecede düzenlendiğini kabul ediyordu. Üyelerin bir dereceden bir sonrakine geçmeleri, her dereceye özgü özel bir inisiyasyon töreni, cesaret ve dayanıklılık sınavları ile gerçekleşmekteydi. Yedi bilgi derecesi, yedi gezegene karşılık geliyor, dereceleri tırmanmak ruhun gezegen katmanlarını aşarak cennete doğru yükselmesini simgeliyordu."


Eski (Kadim) Hikmet ve Gizli Mezhepler


Mitra dinine giren üyeler birer "ölüm rabıtası" yaparlardı. Yani ölüm ve sonrasında "diriliş". Bu diriliş ile tekris töreni yapılırdı. Böylece kişi yeni bir dünyaya uyanırdı. Biz bu uygulamayı operatif masonluğun teşrik girişinde görüyoruz. Bir harici masonluğa girdiğinde üstad-ı azam tarafından bu uygulamalar genellikle tapınaklarda değil mağaralarda yapılırdı (Ancak bazı Mithra tapınakları vardı). Muhtemelen Platon da 'Mağara Metaforu'nu Mithra kültünden almıştı. 


Mithra dininin 7 aşamalı tanrısal bilgi anlayışı vardı. Yani tanrısal bilgiye ulaşmak için 7 tane basamaktan geçmeli idiler. Akabinde birer aydınlanma yaşayacak ve Kabala'daki 'adam kadmon'a, yani tasavvuftaki 'insan-ı kamil'e ulaşacaklardı. 


Bizde var olduğunu sandığımız nefs-i emmare, nefs-i levvame, nefs-i mülheme, nefs-i mutmainne, nefs-i raziye, nefs-i merdiyye ve akabinde nefs-i kamile ve saliha dediğimiz nefsin 7 sıfatı.. Nefsini öldürüp yani insanı vasıflardan kurtulup üst insan olacaklarını düşünen bu fikirler birbirleri ile paralellik göstermektedir.


Kadim kültlerin bazıları, öğretilerinin belirli bir kısmını, bazı gizli sembolleri açıklamak ve kurallarla belirlenmiş olan çeşitli ayinleri, törenleri uygulamak suretiyle inisiye ettikleri (içeri kabul ettikleri) seçilmiş birkaç kişiye açıklamak üzere saklı tutarlardı. Bu öğretiler ile ayinler, “misterler” oluştururdu. 


Dünyanın en yaygın misteri, belki de etkisini Hindistan' dan  Britanya Adaları’na kadar duyurmuş olan Mitraizm’dir.


Örneğin, Masonluk’ta da Kainat’ın Ulu Mimarı’na niyaz edilir; parolalar, dereceler, bir tür toplumsal yemek, "el tutma" ve "ant içme" uygulamaları vardır. Ayrıca kutsal bir “kıyam” töreni yapılır. 


Bu tören sırasında aday, Hz. Süleyman’ın Tapınağı’nın Başmimarı olan Üstad Hiram Abif’in anısına hürmeten sembolik olarak öldürülür (ölüm rabıtası ) ve sonra özel bir “el tutma” uygulamasıyla, gömüldüğü mezardan kıyam edilir.


Ben özellikler arasında "el tutma" uygulaması ile ilgili bir kaç bir şey yazacağım. 




Mithra dini törenine ait  el sıkışarak  "el tutarak" kişi tevbe eder mithra dinine kabul edilirdi. Bu uygulama tüm mason obedisyenlerinde, İslam adı altında tarikatlarda uygulanmaktadır. Bu tarikatler birer tevbe edası ile Allah ile bağı olduğu iddia edilen kişinin elini tutarak tevbe eder ve tarikata girerler. 



Linki tıkladığınızda kırpmış olduğum yazıda göreceğiniz üzere mithra/mitra dininde el tutarak bu mister dinine giriş mümkün. 

Bugün güller diyarı hangi tarikatlar sağ el vererek aynı ritüeli devam ettiriyor? Neyse ..


Mithra gizemlerinde  “Etimolojik olarak, mister kelimesi Grek kökenli myein (:kapamak) fiilinden türemiştir. Misterler, katılanların inisiye edilmeleri gereken türden gizli kültler oldukları için, dudaklar ile gözlerin “kapatılması” söz konusuydu. İnisiyeye mystes (çoğul hali mystae), insiyeyi misterlere takdim eden kimseye de mystagogos (insiyeye önderlik eden) denirdi.


Gözlerin ve ağzın kapatılması F.Gülen'in 'sükutun çığlığı' kitabı ile anlatılabilir mi ? 




Ya da satanist Blavatsky 'nin "the voice of silence" kitabı (sükutun çığlığı)?



İki kitap da bize sessizlikten gelen bir güç olan non-violance yani soft power denen akımı anlatıyor. 

Bu yöntem gezi olaylarında akıl hocalığı yapılan "Gene Sharp" tarafından da kullanıldı. Blavatsky izinden giden Gandhi  ve F.Gülen tarafından da; ancak ben bu öğretinin yani 'sessizlik akımı'nın daha derinine ineceğim.

Misterler, katılanların inisiye edilmeleri gereken türden gizli kültler oldukları için, dudaklar ile gözlerin “kapatılması” söz konusuydu. İnisiyeye mystes (çoğul hali mystae), insiyeyi misterlere takdim eden kimseye de mystagogos (insiyeye önderlik eden) denirdi, yukarıda vurgulamıştım.


Gözlerin ve dudakların kapatılması Mithra ve diğer mister dinlerin ana mottosu idi. Bizleri meleklerin bile duymasından uzaklaştıracak gizli zikir ya da gözleri kapatarak birer rabıta ile eşdeğer şeyler ifade ediyor. 


Rabıta demişken; 




Mithra başındaki ışıkla aydınlatırdı.

Rabıta yaparken şeyhin alnından ışık çıkardığı düşünülür. O ışık kalbe akar ve mürşidin tasarrufu ile mürid mürşidin aydınlanmasından faydalanırdı. Bugün hangi şeyhlerin alnından ışık çıkıyor?

Bu kadar benzerlik sizce tesadüf mü? Bizce değil . 


Bir mister topluluğunun uygulamaları, hep birlikte yenilen yemekler, hep birlikte yapılan danslar ve kendine özgü törenlerden oluşurdu.


Aynı yemeği yiyen, içkiyi içen, aynı danslara katılan ve aynı gösterilere tanık olan kişiler, artık aynı bünyenin üyeleri haline gelirlerdi.


Bu ritüeller FETÖcülerin maklubesine ya da bazı tarikatlerin aynı çorbadan çorba içmesine ne derece benziyor? Gidenler bilir; olmazsa olmazdır bunlar sanki bir ritüelcesine...


Mithra dini hakkında çok şey yazabilirim. İnşallah sonraki yazılarımıza sebep olur ve yazarız. Çünkü bu çok önemli bir kült. 


Son bir konuya daha dikkat çekmek isterim . 




Mithra bayramları, Mithrakana'lar, İran'da her yıl yedinci ayın on altıncı gününde kutlanırlardı. 

Nedir 7. Ayın 16. Günü? 16 Temmuz. 


Tarihimize 'kara leke' olarak geçen 15 Temmuz darbesi 15 Temmuz'u 16'ya bağlayan gece yapıldı; uygulamaya konacağı gün 16 Temmuz, saat 03:00 idi... İhbar sebebiyle deşifre olunca darbe 15 temmuz akşamına alındı ve halk tarafından engellendi.

Darbe başarılı olsa idi 16 Temmuz birilerinin bayramı olacaktı. Sizce bütün bunlar gerçekten tesadüf mü ? 


Mustafa Bedri Yazar, 13.04.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Perdeler ve Gerçekler
Mustafa Bedri Yazar Yazıları






Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı