13 Nisan 2017 Perşembe

SA4203/KY49-İTIĞLI43: Özgürlüğün Diğer Rengi “Ahmed Kathrada”

"Güney Afrika özgürlük mücadelesi ile Erdoğan’ın mücadelesi arasında gerçekten çok benzerlik var. Her şeyden önce her iki mücadele de çevrenin merkeze, çoğunluğun azınlığa verdiği bir mücadeleydi."


Güney Afrika’da gazeteci olarak bulunduğum günlerde en fazla röportaj yapmak istediğim isim Ahmed Kathrada idi. Kendisine birkaç kez ulaşmaya çalışmış, ya programı ya da pek röportaj vermemesi nedeni ile röportaj yapamamıştım. Oysaki gazeteciliğin en zevkli yönlerinden biri haber değeri olabilecek bir işi ne pahasına olursa olsun gerçekleştirebilmektir.

Artık umudumu kesmeye başlamıştım ki bir sabah telefonum çaldı. Telefonda nazik ve yaşlı bir ses bana adımı söyleyerek hala kendisi ile röportaj yapmayı isteyip istemediğimi soruyordu. Kendisinin Cape Town’a geldiğini ve istersem röportaj vermeye hazır olduğunu ifade ediyordu. Bu telefondaki ses Ahmed Kathrada’dan başkası değildi.

Kameramanım ve prodüktörümle birlikte o sabah alelacele Ahmed Kathrada’nın Cape Town’daki evine gittik. Bizi artık iyice yaşlanmış Ahmed Kathrada ve Afrikaaner eşi karşıladı. Eşinin bir beyaz ve Afrikaaner olmasına şaşırsam da röportaj sırasında Ahmed Kathrada’nın sadece siyahların değil beyazların özgürlük mücadelesi için de hayatını vermiş olduğunu anladım.

Sanırım Ahmed Kathrada’nın basına verdiği son röportajıydı. Basına kızgınlığı nedeni ile uzak durur herhangi bir görüş vermezdi. Nedenini sorduğumda basının hep aldatıcı olduğunu, söylemek istemediklerini yazdığını anlatmıştı. Bize röportaj vermek istemesinin nedeni ise kendisine yazdığım e-maillerden büyük bir memnuniyet duyması olmuştu. 

Röportaj öncesinde Ahmed Kathrada ile kahvaltı yaptık. Belki de bu hayatımın hiç bitmesini istemediğim kahvaltılardan biriydi. Bizim sütlü çayımızı kendi elleriyle vermiş misafire hizmet etmenin Müslümanların geleneğinde olduğunu söylemişti.

Ahmed Kathrada, Nelson Mandela’nın hapishane arkadaşlarından biriydi. Mandela’nın dava arkadaşı ve öğrencisiydi. 1963’de Mandela ile birlikte Robben adasında aynı hücreyi paylaşan Ahmed Kathrada’nın kaygısı yalnız Güney Afrika’nın özgürlüğü değil aynı zamanda Filistin’in de özgürlüğü için savaşmasıydı. 

Mandela sık sık konuşmalarında “Bizim özgürlük mücadelemiz henüz bitmemiştir. Filistin özgür olduğunda mücadelemiz sona erecektir” derdi. İşte Mandela’nın Filistin konusunda bu kadar hassas olmasında Ahmed Kathrada’nın büyük bir etkisi vardı.

Güney Afrika’da siyahlar tarafından Müslümanlar apartheid rejime karşı mücadele vermedikleri için eleştirilmişti. İşte bu ön yargıyı kıran isim Ahmed Kathrada idi. Ahmed Kathrada sanki İmam Abdullah Harun’un şehadeti ile yarım bıraktığı mücadeleyi devam ettiriyor, Müslümanların ırkçı rejime karşı mücadelesinde safını belirliyordu. Bu yüzden Mandela’nın ilk kurduğu kabinede Müslümanlar 6 bakanla temsil edilmiş, Mandela liderliğindeki Afrika Ulusal Kongre Partisi başta başörtüsü olmak üzere, Müslümanlara bazı haklar tanımıştı.

Ahmed Kathrada, Mandela’nın en yakın yedi arkadaşından biridir. Mandela’nın uzun süren özgürlük mücadelesini bu arkadaşları ile Robben adasından sürdürmüştür uzun yıllar. Walter Sisulu, Gavon Mbeki bu isimlerden bir kaçıdır. Kathrada Denis Goldberg ile birlikte Mandela’nın mücadelesinin siyahlara ait olmadığını göstermiştir. Çünkü Ahmed Kathrada Hint kökenli bir melezken Denis Goldberg Afrikaner kökenli Yahudi bir beyazdır. 6 siyah, bir Hintli, bir Afrikaaner beyazı bir hapishane hücresinde buluşturan özgürlüğe karşı verdikleri ortak bir mücadeledir.

Güney Afrika’da özgürlüğün rengi siyah olarak bilinir. Fakat özgürlüğün sadece siyah veya beyaz renklere sahip olmadığını birçok tonları bulunduğunu göstermiştir Kathrada.

Ahmed Kathrada 87 yıllık hayatının 75 yılını özgürlük uğruna verdiği mücadele ile geçirmiştir. İlk hapishane ile tanışması 1946’da 17 yaşında iken gerçekleşmişti. Mandela ile birlikte meşhur Rivonia davasının sanıklarından biridir. Kathrada, Mandela ile birlikte müebbet hapse mahkum edilmişti ve hayatının 26 yılını dava arkadaşı ile birlikte hapishanede geçirmişti. 1989’da Mandela’nın hapisten çıkmasından dört ay önce salıverilmişti Mandela’nın deyimi ile “Cathy” olan Ahmed Kathrada.

Kathrada ile röportajda hapishanede yaşadıklarını, özgürlük mücadelesini, Filistin davasını konuşmuştuk. Filistin’in özgürlüğü ile kendilerinin özgürlüğünü aynı gördüklerini ifade etmişti. Türkiye’ye hafif bir kırgınlığı vardı. Nedenini sorduğumda eski Türkiye yönetiminin apartheid rejimine karşı mücadelede kendilerinin desteklenmediğini söylemişti. Fakat Türkiye’nin cumhurbaşkanı Erdoğan ile yeni bir döneme girdiğini, Erdoğan’ın mücadelesinin de bir nevi özgürlük mücadelesi olduğunu söylemişti.

Ahmed Kathrada Güney Afrika’ya gelen dünya liderlerini Robben adasında gezdiren isimdi. Başta ABD devlet başkanı Obama olmak üzere bir çok devlet adamını Robben adasına götürmüş özgürlük mücadelesini anlatmıştı. “Türkiye ile ilgili bir isteğiniz var mı” diye sorduğumda “Ölmeden iki şeyi gerçekleştirmek istiyorum biri eşimle İstanbul’a gitmek diğeri Türkiye’den gelecek cumhurbaşkanı, başbakan bakanlar düzeyinde bir heyeti Robben adasına götürmek ve onlara Mandela ile yaşadıklarımızı anlatmak istiyorum” demişti.

Ahmed Kathrada, özgürlüğün diğer bir rengi, yüce çınar 87 yaşında hayatını kaybetti. İki isteğini de gerçekleştiremeden hayata gözlerini yumdu. İstanbul’a gitmek isteğini THY yolları yetkililerine ulaştırmış fakat bir cevap alamamıştım. Bazı üniversitelere de davet edilmesi için çağrıda bulunmuş fakat gerekli tepkiyi görememiştik.

Ahmed Kathrada, Güney Afrika’nın en önemli siyasi ve entelektüel liderlerinden biriydi. Türkiye’de yeterince tanınmasa da dünyada çok iyi tanınan bir isim. Ayrıca yeni dönemde Güney Afrika ile Türkiye arasında köprü olabilecek tek isimdi. Artık o hayatta değil.  

Güney Afrika özgürlük mücadelesi ile Erdoğan’ın mücadelesi arasında gerçekten çok benzerlik var. Her şeyden önce her iki mücadele de çevrenin merkeze, çoğunluğun azınlığa verdiği bir mücadeleydi.

Şimdi o köprüyü belki Ahmed Kathrada üzerinden kuramayız ama yeni yollar inşa edebiliriz. Gelin bu köprüyü yeni Türkiye için, Güney Afrika için kuralım.


İbrahim Tığlı, 13.04.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Afrika'dan
İbrahim Tığlı Yazıları




Sonsuz Ark'ın Notu: İbrahim Tığlı Beyefendi'den yazılarının yayınlanması için onay alınmıştır. Seçkin Deniz, 23.06.2016



Yazının İlk Yayınlandığı Yer: Gerçek Hayat




Sonsuz Ark'tan


  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı