22 Mart 2017 Çarşamba

SA4126/KY14-MBY5: İnsan'dan Cinlere Belki 'Nun Köprüsü' Vardır

"Bizim hattatlar da nedense Elif, Vav ve Nun harflerine pek bir düşkün..."


Evet arkadaşlar, uzun zamandır yazamıyorum. Sizlere samimi bir yazı ile geri dönüyorum. Konu çok uzun ve ilk bakışta anlaşılacak gibi gelmeyebilir. Ancak bazı konular birbiri ardına sıralanacak. Neyse konuya dönelim. 


Konumuz 'Nun', Kalem Suresi'nin 1. Ayeti'nin ilk harfi ya da kelimesi.


Bu ayette hangi şeyden bahseder hangi şeyden bahsetmez, 'Nun' gnostik ve kabalitik yollarda hangi anlama gelir, hangi anlama gelmez, (ve en zor olanı ki) Allah bu ayette ne demek istiyor? Bunu irdeleyelim:


Öncelikle bunu tüm dünyada mistiklerin, yani farmasonların, paganların, kabalistlerin ve diğerlerinin ne manada kullandıklarına bakalım; 

Farmason ve gnostik Pisagor' a göre evrende çıkan her ses her harf birer ilahi köksel anlam içerirdi. Bu yüzden 'Nun' harfi bir 'ses'ti. Bunlar çağlar öncesinin sembolizmi ve kodlaması, daha sonra evrilerek 'Sanat' yardımı ile daha komplike hal aldı. 


Sami dillerin alfabelerinde Kabala'ya göre birer kodlama ve derin anlam ifadeler yer edindi.





Bu gördüğünüz Arap/Semitik alfabede yerini alan 'Nun'; İbrani alfabesinde bunun noktasız sola dönük hali görülecektir. 



ibrani alfabesi ile ilgili görsel sonucu

Ancak daha komplike hale gelişini şu şekilde görebiliriz ; 





Daha anlamlı oldu değil mi ? 


Neyse konumuza devam edelim;


"Başlangıçta Kalem-i a'lâ (yüce kalem) denilen ve ezeli takdirde kıyamete kadar olacak şeylerin bir projesini yazan ruhânî bir ilk unsur, bir kuvvet yaratılmıştır ki buna birçokları akl-ı evvel (ilk akıl) veya Muhammedî nûr demişlerdir." (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri, Kalem Suresi) 



Yani siz deyin Vahdet-i Vücud, ben diyeyim Panteizm.


Burada 'Nun' için 'Hakikat-i Muhammediyye' yorumlaması yapılmış; insandan tanrı olmak isteyenlerin yaşam ağacı ile ölümsüz olacağını düşünenler bazı kişileri (peygamberimiz de dahil) tanrısallaştırmak amacı ile 'Nun'a bu anlamı vermişler.


Devam;


"Sonra madde yaratılmıştır. Sonra bir "su buharı" gibi gaz halindeki maddeden gök cisimleri yaratılmış, sonra bunlardan sıvı halinde arzın maddesi ayrılmış ki fezâ dediğimiz uzay "okyanusunda" yüzen bu maddeye, küreye (sefira) benzer şekilde olduğu anlatılmak üzere Nûn veya Hût ismi verilmiştir."  (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri, Kalem Suresi) 


Bu manalar 'Nun' için 'İlahi Kalem' ya da 'Sudan Alınan Bilgi' anlamında kullanılmıştır.  

Bugün Tasavvuf (Sufizm)'da 'İlim Denizi' denen sezgiye ve ilhama dayalı bir 'İlm-i Ledun' vardır. İşte bunun diğer adı 'Nun'dur. 


"Yer küresinin böyle başlangıçta gök maddesinden ayrılacak yaratılmış olup "buharlarla kuşatılan sıvı halindeki havada yüzmekte olan yuvarlak maddesi" üzerinde sonra yer kabuğu dediğimiz toprak ve taş gibi cansız varlıklar tabakası yaratılmaya başlamış ve bu taraftan o Nûn maddesinin üzerine bir kabuk halinde yayılıp döşenmiş ve bu suretle arz meydana gelmiştir.” (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri, Kalem Suresi) 


İşte 'Nun', varlığın başlangıçtaki halinin sembolüdür. Varlık başlangıçta, “birlik okyanusu içinde kendinden habersiz yüzmektedir.” 


Bunlar bizlere ne derece İslamî gelse de esasında bu böyle değildir. 





Sümer tanrısı Anu kozmolojisinde düz dünyayı kaplayan bir kubbe olarak bilinirdi. Bu kubbe dışında Nammu olarak bilinen su kütlesi vardı. 


Yani gökteki su kütlesi bizlere pagan kökenlerden gelmekte idi. Bu su kütlesinin Sufizm'de adı 'İlm-i Ledün' idi ... (İlim Denizi ) 


Şimdi gelelim işin etimolojik ve en önemli kısmına; 


Ayetler ile beraber gideceğiz. Ancak dipnot geçeyim. Etimoloji yani Dilbilim bizi sonuca götürecek bir yöntemdir ve doğruyu bulmamızı sağlayacak akademik bir olgudur. 




Bu resim Marifetname'de geçen evrenin haritası; göklerde bir yerde deniz ve balık var. 

'Nun' harfi ya da kelimesi Fenike, Arap, Arami, İbrani dillerinde 'Balık' olarak geçmiştir. 


Antik mısır da ise tanrı Nun 'Yılan Balığı' şeklinde anlamlandırılmıştır.


Dahada derine inelim ve Kalem Suresi'nin ilk altı ayetine bakalım ; 





İlk iki ayete bakalım ; 


1 - Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.


2 - Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.


Ayette "Nun" diyor ve "Kaleme yazdıklarına and olsun" diyor. Bakın yazdıklarımıza değil yazdıklarına. Yani 'Nun'un muhatabı karşı taraf. 


2. Ayette ise "Sen rabbinin nimeti ile mecnun değilsin" diyor. 


Bakın burası önemli . Mec-nun burada 'Nun' eki var . 





'Mecnun' etimolojik olarak bakarsak mef'ul kalıbı diye belirtilmiş. Baştaki m kalıptan kelimenin kökü 'mecnun' değil 'cinnun' kelimesi olarak karşımıza çıkar; Cnn kök, mecnun cinlenmiş;


Yani sen can-nun değilsin diyor ayette (Cinlerden haber alan, cinlenmiş değilsin ) 





Görüldüğü üzere can ile cin aynı kökten gelme. 


Birde farsça 'Canan'  var yani 'Cin' ve 'Nun' harfleri 





Tasavvuf'ta Canan, Allah demekmiş. 


Neyse konumuza devam edelim; 


Asuri, Arami dillerde peygamber ne demekmiş ona bakalım; 




Ecstatic: Kendinden geçirici,coşturucu

Prophet: Peygamber 
Crazy: Çılgın,deli
İnsane: Deli, çılgın
Possessed: Çılgın, deli

Ancak daha garibi var; 





Bu kelimelerin hepsinde 'Possesed' var. 'Possesed', Yunan Mitolojisi'nde deniz tanrısı Posseidon ile ilişkili


Ne demiştik? 'Nun' İlim deryasından alınan sezgisel bilgi. 


Yani mec-nun (m harfi kalıp anlamsız can-nun)  ile possesed aynı kökene işaret. 


Kalem suresi ikinci ayette diyor ki "Sen mec-nun değilsin" yani cinlenmiş, cinlerden haber alan değilsin, sana bizzat vahyi Allah veriyor. 


'Nun' harfini ne kadar deşersek deşelim hepsi göksel denizden gelen sezgisel bilgiye işaret ediyor ve Allah bu iki ayette bize bunun cevabını veriyor...


Ne demiş Yunus Emre?


"Can ölmeden (nefs ölmeden) can(cin) an (nun) olamazsın"


Ayrıca dipnot olarak ekleyelim. 


Bizim Van diye ilimiz var. Bu il etimolojik olarak Vav Elif ve Nun harflerinden oluşur.


Birilerinin Medreset'ül Zehra'yı Van şehrine kurmak istemesi tesadüf değil. Van şehrini kuran Nemrud'un annesi Semiramis'tir. Zehra, Zöhre yıldızından gelir ve sabah yıldızıdır (Lucifer, Şeytan).


Neyse daha deşmeyelim...


Ayrıca Almanca  'Von' eki vardır. Bunda da Vav Elif ve Nun vardır ve soylulara verilen isimdir. 


Bizim hattatlar da nedense Elif, Vav ve Nun harflerine pek bir düşkün...


Nun harfi dilin, diş ya da damağın birleşmesi ile boğazdan çıkan sestir. Birileri gizli zikir çekip 'İnsan-ı Kamil' olduğunda aldığı sezgi ve ilhamları belki de buna borçludur, kim bilir?



Mustafa Bedri Yazar, 22.03.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Perdeler ve Gerçekler

Mustafa Bedri Yazar Yazıları






Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı